İŞ PLANI ÇEŞİTLERİ

İş planı artık işimizin ayrılmaz bir parçasıdır.

Üç çeşit iş planı vardır:

Her üç planında yapılarında farklılıklar görülür ama sonuçta iş planları;

Hedefleri belirleyip gösterdiği için en önemli yönetim aracınız olur.

Henüz iş planı yapmadı iseniz lütfen hemen yapmaya başlayın,  gecikmeyin, özellikle bu günlerde geç kalmanın bedeli yüksek olabilir.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANI SONUÇ DEĞİLDİR

İş Planı hazırlanıp bittiği zaman bir sonuca ulaşılmış sayılmaz, sadece yapıldığı zaman dilimindeki durumu ve durum şartları altında hedefe ulaşacak yolu gösterir.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi, İş Planı canlıdır, yani bir sonuç değil bir işlevdir. Değişen koşullar, hedefe ulaşılacak yolu çeşitli zaman ve yerlerde değiştireceğinden sürekli revize edilmeli ve yeni şartlar altında hedefe nasıl varabileceğimizi gözlemlemeliyiz.

Sadece şartlar değişmeyecek, zaman zaman hedeflerimiz ve hedeflere varış süremiz de değişecektir. Bu değişiklikleri sürekli İş Planına yansıtmaz isek, plan işlevini yitireceğinden artık bize bir yararı olmayacaktır.

İş Planı, bize yapılması gerekenleri, nelerin değiştiğini ve değişen bu şartlar altında neler yapılması gerektiğini gösteren stratejik bir araçtır.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANINDA GERÇEKÇİLİK VE AŞIRI İYİMSERLİK

İş planı,şirketin güven duygusunu,pazar fırsatlarını değerlendirme yeteneğini gösterecek bir iyimserlik sergilemelidir.

Bu iyimserlik aşırıya kaçtığında ki, bu hemen farkedilir,iş planı, iş planı olmaktan çıkar ve bir iş rüyası haline dönüşür.

Rüyalar ise ne yatırımcıları, ne bankaları ne de sizi ve çalışanlarınızı çeker ve de motive edebilir. Ayrıca ulaşılamayacak hedefler gelir ve karlarla ilişkili olmaya başlayınca belki de sizi zarara götürür.

Aşırı gerçekçilik ise sizin yaratıcılığınıza gölge düşürecektir,vizyonunuzun ne kadar kısıtlı olduğunu ortaya koyacak ve yukardaki sonuçları tekrar doğuracaktır.

Bu nedenle İş planınız,somut rakamlar ile doğrulanan gerçekçilik ve iyimserlik dengesini tutturmak zorundadır.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

TEKNOLOJİYE YAKIN OLUN VE TAKİBEDİN (2)

Günümüz teknolojisinin getirdiği bir çok yenilik var  ve çoğumuz bunlardan haberdar değiliz.

Reklam için en güzel örneklerden biri de Google’ın Adwords hizmeti. Buraya verdiğiniz ilanlar, sizin belirlediğiniz kelimeler ile arama yapıldığında, sayfanın sağ tarafında kutu içerisinde çıkıyor, ve eğer aramayı yapan kişi sizi tıklarsa E0,7- 0,8 gibi bir rakam ödüyorsunuz. Aylık bütçenizi de kendiniz belirliyorsunuz. E30-50 gibi aylık bütçenizi de kendiniz yapabilirsiniz, hatta bunu bölge ile de sınırlayabiliyorsunuz, sadece Türkiye veya İstanbul aramalarında göster gibi.

Aynı hizmeti Türkiye’deki bazı yayın kuruluşları da veriyor.

Ben hem deneme amaçlı, hem de yaptığım bir araştırmaya yanıt toplamak için bunu kullanıyorum. Haftalık 50 TL lik bir bütçe içerisinde ve yayına bağlı olarak .05-.15 arası tıklama ücreti ödeyerek bir hafta içerisinde ilanım 3.262.860 kez görüntülenmiş, 365 kez tıklanmış. Bu tıklardan 33 tanesi de benim yaptığım araştırmayı doldurmuş. Anket başına 1.5 TL, sanırım bu fiyata bunu herhangi bir şekilde gerçekleştirmek mümkün değil.

Anketin internet sitesi üzerinden yayınlaması da bedava ( belli soru sayısı kısıtlı anketler için geçerli) veya anket süresince ayda E 9.50 talebeden bir sitede yapıyorum.

Pazarlama ve iletişimin çok önemli olduğu günümüzde teknolojiye yabancı kalmayın ve biraz araştırın, kullanın.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

GİZLİ MÜŞTERİ

Gizli müşteri tanımını WIKIPEDIAGizli müşteri veya daha doğru bir tanımla, Gizli denetçiler denetledikleri birimde firmanın öngördüğü düzeyde hizmet verilip verilmediğini, müşteri ile ilgilenilip ilgilenilmediğini araştırarak durumu bağlı bulundukları merkeze raporlarlar” şeklinde yapıyor, Gizli Müşteri ben, raporladığım merkez de siz olacaksınız.

Yıllardır perakendeciliğin içinde olmam beni aldığım veya başkalarının verdiği hizmet konusunda oldukça hassaslaştırdı, bazan ummadığım yerlerde aldığım muhteşem servis etkiliyor, bazan da adından beklenmeyecek şekilde kötü hizmet sunan yerler. Nedense ikincisi daha fazla oluyor.

Hele hele bazı insanların iyi niyetle para kazanmak için para yatırıp, iş verdikleri insanlar tarafından o işin hakkıyla yapılmaması nedeniyle müşteri ve dolayısı ile para kaybettiklerini görmek bana çok dokunuyor. Ama bazan da o parayı yatıran patronların işyerini baltaladıklarını görüyoruz. Onlarda kayıplarını hakkediyorlar.

Bu blogun bir benzerini Montenegro’da yaşarken yapmıştım, bayağı da ilgi çekmişti.

Sizlerin de katkılarınızı beklerim, buraya konmasını istediğiniz maceralarınızı bana mail ile gönderirseniz yayımlarım.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANINI VİZYON VE MİSYON BÖLÜMLERİNİ HAZIRLARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

İş Planı hazırlarken vizyon ve misyon bölümlerinde aşağıdakileri gözönüne almanız gerekir :

Bunları gözönüne alır ve daha önce yaptığımız tanımları okursanız İş Planınızın bu bölümlerini rahatça hazırlayabilirsiniz.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

TEKNOLOJİYE YAKIN OLUN VE TAKİBEDİN (1)

Teknolojiye yakın olun ve takibedin, ancak bunu yaparken sadece üretim-otomasyon olarak düşünmeyin,bugün yaşamımıza giren bir çok yenilik hem zaman, hem para tasarrufu sağladığı gibi iş ve çalışma verimimizi de artırıyor.

Bunların birçok örneği var, muhtemelen bunların birçoğunu kullanıyorsunuz ama tekrar üzerinden gitmekte yarar var, belki bize yeni şeyler hatırlatır.

Telefon yerine, özellikle uluslararası görüşmelerde VOIP (internet protokolü üzerinden ses )kullanın. Bu özellik bir çok chat programında olmasına karşılık çok daha güvenilir profesyonel programlar kullanabilirsiniz, bunların çoğunda PC-PC ( bilgisayardan -bilgisayara) görüşmeler bedava, görüntülü ve konferans konuşma yapmaya olanak veriyor. Ayrıca PC-Phone, özellikle uluslar arası görüşmelerde çok ama çok ucuz.

Ben son 6 yıldır tüm uluslar arası görüşmelerimde VOIP kullanıyorum, günde en az 4-5 kez uluslar arası görüşmeme ve zaman zaman da konferans görüşmeler başlatmama rağmen haftalık görüşme giderlerim çok seyrek olarak 20 TL’yi geçiyor. Tabi bu tür şeylerde kredi kartı kullanmak gerekiyor.

İnternette kredi kartı kullanmaktan korkuyormusunuz? Haklısınız, ama bunun çözümü de kolay, gidin bankanızdan bir sanal kart veya debit kart alın, bu kartla zaten bu işlerde sizi korumak için.

Türkiye internet kullanımında bir çok batılı ülkeden ileride, yapabileceğiniz tüm işlemleri internet üzerinden yapın, bankacılık, sigorta, vergi. Hem zaman, hem de maliyet üzerinde çok etkisi olduğunu göreceksiniz.

Ne olur artık mail yazışmalarınızı, hotmail, yahoo gibi kaynakları kullanarak yapmayın. Şirketiniz için alan adı alın, com uzantılı alan adlarının yıllık masrafı 8-10 lirayı geçmiyor.

Hotmail,yahoo gibi mail adresleri kimliksiz olduğu gibi, sizin teknolojiden ne kadar uzak olduğunuzu veya ne kadar önemsemez olduğunuzun bir göstergesidir. Kartvizitinizin üzerindeki mail adresinizde şirketinizin alan adı olsun, sadece sizin değil tüm çalışanlarınızın.

Alan adınızı aldığınıza göre artık bir web sitenizin olması da gerekmez mi? Bu devirde gerekir, kendinizi tanıtacağınız en ucuz en evrensel medya. Tekrar söylüyorum, pahalı şeyler değil, yıllık masrafınızı çok düşük (200-300 TL) seviyelerinde tutma şansınız var.

Bir çok ticari sitenin altında size alan veriyorlar ama kimliğinizden ödün vermeyin lütfen KENDİ ALAN ADINIZI ALIN VE KULLANIN.

WEB sitenizin tasarımı bitene kadar boş bırakmayın, en azından şirket adı, adresi gibi temel şeyleri koyun ve sitenin inşa halinde olduğunu belirtin.

Ama bu inşaat süresini de fazla tutmayın.

Microsoft programları (ofis vs. gibi) çok pahalı geldiğinden hala çok eski versiyonlarını kullanıyorsunuz. Hiç gerek yok, artık en pahalı programların bile ücretsiz muadili var, buna en güzel örnek de Open Office, ve bu programların çoğu da Türkçeleştirilmiş durumda. İşinize yarayacak yaşamınızı kolaylaştıracak öyle çok programlar bulabilirsiniz ki.

Bu konuda yazacak daha çok şey var ve yazmaya devam edeceğim. Ama sizde biraz araştırın ve hatta aklınıza gelenleri, bulduklarınızı buraya ekleyin.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Araştırmama yardımcı olurmusunuz ?

İş Planı konusunda yapmakta olduğum bir araştırma var, Araştırmada kesinlikle şirket ismi sorulmamaktadır ve toplanan bilgiler hiç bir şekilde bireysel olarak kullanılmayacak sadece toplu istatistikler olarak kullanılacaktır.

Araştırmanın amacı, Türkiyede’ki küçük ve orta boy işletmelerin, İş Planı (Business Plan) kavramını ne kadar kavradıkları, kullanıp kullanmadıklarıdır.

Arzu eden katılımcılar ile araştırma sona erdiğinde araştırmanın sonuçları paylaşılacaktır.

Vaktinizi ayırır ve araştırma sorularını yanıtlarsanız bana çok yardımcı olursunuz. Bunun için bu bağlantıyı tıklamanız yeterli.

Şimdiden teşekkürler.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

ALIŞVERİŞ YAPARKEN ELİNİZE ALDIĞINIZ ŞEYLERİ UZUN SÜRE TUTMAYIN !!

Alışveriş yaparken elinize aldığınız şeyleri uzun süre tutmayın !!

Ohio State University ve Illinoi State Universiy’nin yaptığı bir dizi araştırma sonucu insanların alışveriş yaparken ellerinde uzun süre ile tuttukları şeyleri almaya ve hatta daha fazla fiyat ödeyerek almaya eğilim gösterdiklerini bulmuşlar.

Yapılan araştırmada iki grup denek ve basit bir kahve fincanı kullanılmış. Birinci grubun fincanı sadece 10 saniye ellerinde tutarak incelemelerine, ikinci grubun ise 30 saniye süre ile bunu tutmalarına Daha sonra yapılan açık artırmalarda ikinci grupta olanların fiyat artırma eğilimlerinin daha fazla olduğu belirlenmiş, hatta fincanın raf satış fiyatının belirtildiği durumlarda bile ikinci gruptakilerin bu fiyatın da üzerine çıktıkları gözlemlenmiş.

Araştırmacılar bunu, insanların ellerinde tuttukları şeylere daha fazla bağlandıklarına yorumlamışlar.

Alışveriş yaparken aklınızda olsun.

journal Judgment and Decision Making

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

VİZYON BUDUR :)

Twitter’da gezinirken rastladım, Vizyonda anlatmaya çalıştığım herşey gayet güzel bir şekilde ortaya konmuş, teşekkürler Tunç Kılınç (umarım doğru yazdım).

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Next Page →

Follow on Feedly