Finansbank – ClubFinans – ve Zaman Hırsızları

Kredi kartı kuruluşları, kredi kartı hizmetlerinin yanı sıra, farklılık yaratabilmek ve müşteri memnuniyeti sağlamak amacıyla bazı hizmetleri de kart sahiplerine sunuyorlar (veya sunmaya çalışıyorlar). Ancak bunları kart sahiplerine söz verip beceremediğiniz zaman da tabi ki müşterisini üzüyor ve hatta kendisinden uzaklaştırıyor, söz verilen hizmeti daha iyi sağlayan diğer bir kuruluşu tercih etmeye zorluyor ve böylece de kendisine sağlayamadığı yararı rakibine sağlıyor.

Bugün bu örneklerden birini yaşadım yine.

Bugün (kurban bayramının 3.günü) Finansbank Clubfinans kartının verdiği shuttle (diğer bir deyişle taksi) hizmetini, yarınki hava alanı gidişimde kullanmak amacıyla 30 dakikadan fazla bir çaba harcadım. İstenen bütün bilgileri girdikten sonra telefondaki ses bu hizmete yönlendirileceğimi söyleyip beni tekrar ana menüye aktarıyor sürekli. Hatanın bende olduğunu zannettiğimden epeyce uğraştıktan sonra başarılı olamayınca bankanın müşteri hizmetlerini aradım ve bayram süresince bu hizmetin kapalı olduğunu öğrendim.

Başka bir bankanın, iş Bankasının sunduğu aynı hizmeti aldım.

Ancak aşağıdakileri de söylemeden geçemeyeceğim, bu yazıyı mail olarak Finansbank’a ilettikten sonra muhtemelen bir özür yazısı da almayacağım ama ne yapayım, elimde değil böyle anlamsızca müşteri arasındaki kredilerini, hem de para harcayarak yok eden kuruluşlara sinirlenmemek.

1.Bazı hizmetler (taşımacılık gibi) 7 gün 24 saat yürüyen hizmetlerdir, ayrıca kamu hizmeti sayılabilirler (ben seni taşıyacağım deyip de piyasa çıkınca) ve tatillerde de kullanılırlar, bu nedenle bu hizmetin Bayram tailinde kesilmesini anlamak zor.

2.Madem, arkadaş (YANİ MÜŞTERİ), yukarıdaki beni bağlamaz, ben yeterince kazandım, bundan sonra sana ihtiyacım yok diyebilecek kadar rahatsın, bu senin bileceğin bir iş, ancak telefon sistemine koyması çok kolay olan bir uyarlamayı (yani hizmete yönlendiriliyorsun yerine ”bayramda bu hizmeti alamazsınız” gibi) yapmayıp da benim yaşamımdan (yaşamımın 70 yıl olacağını varsaysak, toplam 613.200 saat eder) yarım saati çalmak benim için affedilecek bir şey değil. Senin için de utanılacak bir şey olmalı bence (ama sanmıyorum bunun seni ilgilendirdiğini).

Zaten insanı en çok üzen de bu yarım saatlerin sürekli işini bilmez, ilgisiz, kayıtsız kuruluşlar tarafından çalınması, bir ekmek çalana yıllarca ceza veren hukuk (ve tabi ki hukuku yapan bizler) neden bu zaman hırsızları ile baş edemiyoruz, neden bunları cezalandırmıyoruz, cezalandırmaya çalışmıyoruz?

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Follow on Feedly