The Wall Street Journal gazetesinin Teknoloji Editörü Ben Rooney İstanbuldaydı

Ünlü The Wall Street Journal gazetesinin Teknoloji Editörü Ben Rooney İstanbuldaydı ve dün akşam saat 18:00 de girişimciler ile bir toplatı yaptı.

Toplantının duyurusunda toplantının amacı tam olarak açıklanmadığından, Ben Rooney’i dinleyerek bir şeyler öğrenmek amacı ile toplantıyı izlemeye gittim, ancak Rooney’in amacı bizlere bir şeyler anlatmak değil, Türkiyedeki yatırımcılar ve yatırım ortamını öğrenmekmiş, dolayısı ile kısa bir konuşmadan sonra toplantıya katılanları konuşturarak ülkemizdeki genel girişimcilik havasını öğrenme aşamasına geçtiğinde ben toplantıdan ayrıldım.

Tabi bu kadar tecrübeli bir kişiyi, az olsa da dinlemek insana bir şeyler öğretiyor.

Öncelikle Ronney oldukça heyecanlıydı. 60 gün içerisinde 30 değişik kentte yapacağı toplantılara en yüksek başvuru sayısı Türkiye’den gelmişti, toplantıya 187 kişi katılmak için başvurmuştu, bu rakam Amsterdam için 30 civarında, Tel Aviv için sanırım 20 ler dolayında imiş, ama Türkiyeden tam 187 kişi başvurmuş ve katılacağını bildirmiş. Böyle bir sayı Rooney’i heyecanlandırmış, Türkiyede neler olduğunu anlamak için sabırsızlanıyordu, ama sanırım bizleri görünce heyecanı yatıştı, toplam katılımcı sayısı, saymadım ama 20-25 kişi kadardı. Sanırım bu da Rooney’e ülkemizde neler olduğunu anlatmıştır.

ABD’li ve Avrupalı girişimciler arasındaki fark tespiti çok ilgimi çekti. Rooney’e göre Avrupalı girişimciler ABD’li girişimcilere göre daha aza tamah ediyorlar. Çıkış (exit) noktasına gelindiğinde Avrupalı girişimciler 10 milyon Euro’ya hemen evet derken ABD’li girişimciler 100-150 milyon dolardan az olan tekliflere bakmıyorlarmış bile…

Diğer bir tespiti ise, Avrupalı girişimciler bu parayı aldıktan sonra güzel bir ev ve araba alıp emeklilik yaşamına geçerken, ABD’li dostları aldıkları milyon dolarları yeniden işe yatırarak daha büyük için mücadeleye devam ediyorlarmış…

Oldukça ilginç tespitler, muhtemelen bu farkların kaynağı kültürde yatmakta, bu konuda derin bir araştırmayı okumak keyifli olabilir.

Rooney toplantıya video kamerasını da getirmişti ve konuşacağı girişimcilerden ve girişimci adaylarından, kamera karşısında projelerini 30 saniye içerisinde anlatmaları istedi. Aslında hep söylediğimiz gibi, girişimci bu işi yani, 30 saniyede projesini açık ve net olarak karşısındakine anlatmayı beceremiyor ise işi oldukça zor. Girişimci, bir yatırımcıyı veya iş adamını 30 saniye içerisinde heyecanlandıramıyor ise girşiminin gerçekleşmesi olasılığı o denli düşmekte.

Rooney’in Türkiye tespitlerini okumak için sabırsızlandığımı söylemeliyim.

 

_________________________________

Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.
Teşekkür ederim.

 

Comments

Leave a Reply




Follow on Feedly
%d bloggers like this: