GOOGLE GAZETELERİ DE ÖLDÜRÜYOR

Bu tablo http://www.statista.com/chart/709/googles-ad-revenue-since-2004/ dan alıntıdır.

Bu yazı 23.11.2012 tarihinde KOBİTEK‘te yayınlanmıştır.

Slate Blog’da geçenlerde bir yazı ve yukarıdaki grafik dikkatimi çekti. Yazının başlığı aynen şöyleydi : “GOOGLE ABD BASILI MEDYASINDAN DAHA FAZLA REKLAM GELİRİ ALIYOR“.

İnternetin önemini ve gücünü, özellikle sık sık yazmaya çalışıyorum ancak GOOGLE’ın gazeteler üzerindeki etkisini pek düşünmemiştim.

Sosyal medyanın ve internetin yazılı basın üzerindeki etkisi konusunda yazdığım “Sosyal Medya ve Tuvalet Kağıdı Arasındaki İlişki”  başlıklı yazımda; 2000 yılından itibaren gazete kağıdı üretiminin düşüş göstererek 2006 yılında tuvalet kağıdı üretimi ile aynı düzeye geldiğini, zaman içinde ise aradaki farkın tersine dönerek tuvalet kağıdı üretiminin gazete kağıdı üretiminin üzerine çıktığını yazmıştım.

Bu grafikte , karşımıza özellikle daha somut ve parasal bir gösterge çıkmaktadır. GOOGLE’ın reklam gelirlerinin 2012 yılında tüm ABD yazılı basınından daha yüksek bir paya ulaştığı açıkça görülmektedir. Hatta ABD ve Avrupada’ki yazılı basın, GOOGLE aramalarında gazetelerin haberlerinden oluşan arama sonuçları için telif hakkı alma talebinde bulunabilmek için çaba bile göstermektedirler.

Geçenlerde küçük bir kasabada giyim mağazası sahibi olan bir perakendeci ile konuşuyordum. En büyük sıkıntısı; artık tüketicilerin giyim eşyalarını internet üzerinden aldığı, rekabetin mağazalar arasından çıkıp internet ortamına taşındığı ve hatta internetin en önemli rakipleri haline geldiğiydi.

Kendi anlatımıyla, “Eskiden ambara sadece mağaza sahiplerinin malları gelirdi. Oysa şimdilerde nerdeyse bizim mallarımızdan daha çok internet üzerinden satış yapan sitelerin kişilere gönderdiği kutuları görüyoruz. Birinin üzerinde pantalon görüyorum, çok güzel! nereden aldın? diye soruyorum, “internetten abi”” diyor.

Bunları yazarken hep hatırlatmak istediğim, internet ve sosyal medyanın işimiz üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileridir. Sürekli gündemde tutmamız gereken konuların başında gelen ve en önemlilerinden biri “internetten nasıl faydalanabilirim ve eğer varsa işim üzerindeki olumsuz etkilerini nasıl fırsata dönüştürebilirim ?” dir.

Ama her fırsatta söylediğim gibi, “abi dayımın oğlu, 14 yaşında ve bu işlerde canavar” mantığı ile yarardan daha çok zarar görmek olasıdır. Bunu önlemek için kesinlikle yaratıcı ve profesyonel yardım almak gerekmektedir.

GEÇİCİ YÖNETİCİLERİN (Interim Management) FARK YARATAN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Bu yazı Mehmet Akozan (FİNALİZ DANIŞMANLIK) tarafından, GEÇİCİ YÖNETİCİLİK (INTERIM MANAGEMENT) NEDİR ?” başlıklı yazıyı genişletmek amacıyla  yazılmıştır.

Geçen yazımızda geçici yöneticiliğin tanımını vermiştik. Bu yazımızda ise fark yaratan özelliklerinden sözedeceğiz.

Geçici yöneticilerin fark yaratan ortak özellikleri şöyle sıralanabilir:

1.    Yüksek vurucu etkileri vardır: Geçici yöneticilerin, hızla önemli farklar yaratma, şirket kültürünü hızlı değerlendirme ve yoğurma konusunda alışkanlıkları vardır. Onlar ısınma veya yerleşmek için zamana gereksinim duymazlar; hızla ellerindeki işe odaklanırlar.
2.    Bağımsızdırlar: Onlar şirketteki politikaların dışında kalabilirler, böylece olup bitenleri tarafsız bir konumdan değerlendirebilirler. Zor ve popüler olmayan kararların alınması gerektiği dönemlerde bu özellikle yararlı olabilir. Bu kişiler, aynı zamanda her şeyi olduğu gibi söyleyebilen, güvenilen danışmanlar olarak hareket ederler.
3.    Profesyoneldirler: Geçici yöneticiler kendi içlerinde “mikro işletmeler”dir. Kendilerini çalışanlar gibi görmezler, şirketlere çalışanların getirdiği yükleri yaratmazlar.
4.    İş hayatında kıdemlidirler: Yönetim kurulu veya yakın düzeyde çalıştıkları için geçici yöneticilerin ağırlığı ve kredibilitesi yüksektir.  Onlar işletmelere, departmanlara liderlik yapmaya alışıktırlar. Kalifikasyonları yüksektir ve etkin çözümler sunmak için önerilerde bulunurlar.
5.    Dönüşümcüdürler: Geçici yöneticilik, genellikle değişim, geçiş, iyileşme, kriz yönetimi ve dönüm noktası geçişi gibi faaliyetler üzerine odaklanır. Görevleri eksikler ve kısıtlı olanaklar içinde yapılmayı gerektirse bile onlar işe değer katar, işyerine enerji getirirler.
6.    Esnek uzmanlıkları vardır: Çok farklı işlerden oluşan güçlü sicilleri ile seçtikleri sektör ve disiplinlerde uzmanlıklarının derinlik ve genişliğini birleştirerek kullanabilirler. Bu esnek uzmanlık ile hızlı sonuçlar elde ederler.
7.    Zaman odaklıdırlar: Geçici yöneticilere kısa sürede kolayca ulaşabilirsiniz. Bir kere kolları sıvadıklarında, sonuçlara asla gereğinden fazla zamana gerek duymadan, üzerinde uzlaşılan zaman parametrelerine en uygun şekilde değer yaratırlar.

Gelecek yazımızda geçici yöneticilerin ne gibi durumlarda maksimum yarar sağlayabileceğini anlatacağız.

MİSYON ve VİZYON ARASINDAKİ FARK NEDİR ? (2)

Misyon ve Vizyon Arasındaki Fark Nedir? (1)

Son zamanlarda misyon ve vizyon tanımı ile aralarındaki farkların neler olduğu konusundaki soruların çoğalması nedeniyle bu konuyu tekrar ele almayı düşündüm.

Tanımlara tekrar bakmakta yarar var;

Vizyon – Bir şirketin gelecekte, bulunduğu sektörün gelişmelerine bağlı olarak, nerede olmayı arzu ettiğini (hatta hayal ettiğini) gösterir. Bu 5-10 sene sonrası için futuristik bir yaklaşımdır. Şirket içerisinde bugün yapılan her şey, gelecekteki o konuma varmak içindir.

Misyon – Bir şirketin, BUGÜN hangi konumda olduğunu, ne yaptığını kimin için ve kimlerle nasıl yaptığını gösterir.

Her ikisini birleştirdiğimiz zaman, gelecekte olmak istediğimiz (vizyon) noktada olmak için bugün neleri, nasıl yapıyoruz (misyon)un yanıtını, şirketin vizyon ve misyonunda özetleriz.

Misyon, değişime bağlı olarak sıklıkla değişebilir, vizyon ise ileride nerede olmak istediğimiz gösterdiği için zaman içerisinde çok daha az değişiklik gösterecektir.

Vizyon, varmak istediğimiz noktayı gösterirken, misyon bugün o yolda neleri, nasıl yaptığımızı anlatır.

Geçenlerde, nerede okuduğumu hatırlayamadığım bir yazıda, İsa’dan VİZYONER, havarilerinden ise MİSYONER olarak bahsediyordu ki bu oldukça güzel bir tanımlama getirir. Hristiyanlık için vizyon İsa tarafından gösterilmekte, havarileri ise o yolda bugün neler yapılmasını anlatan kişilerdir.

Diğer bir yaklaşımla, bir şirketin vizyonu, ileride ne olmayı ve ne yapmayı arzu ettiğini, misyonu ise bugün ne olduğunu anlatmasıdır.

Bugün ne yaptığınızı anlatan misyonunuz, yarın olmak istediğiniz konumu anlatan vizyona giden bir yoldur. Stratejik hedeflerinize ulaşmak için uyguladığınız en son taktik de diyebiliriz.

______________________________________________

Konu ile ilgili başka bir yazı için lütfen tıklayın.

KONU ile ilgili basit bir sunum izlemek için lütfen tıklayın.

Follow on Feedly