KASABA POLİTİKACILARI ve ŞİRKETİMİZ

politikBu sıralarda işimizin geleceği, gerek çalıştığımız ve maaş aldığımız iş açısından gerekse de şirketler açısında çok ilgimi çeken, okuduğum ve üzerinde çalıştığım bir konu.

Değişimin hızı ortalığı yıkıp geçirirken (yıkıcı değişim) bunun etkilerini sosyal yaşamımızda görüyoruz ve nesillerin düşünce, algı yapıları değişirken 2-3 hatta 4 nesil bir arada yaşamaya, çalışmaya başlıyor.

X, Y, Z, millenial nesillerinin yanında ve hatta maalesef çok üst kademelere ulaşmış, ancak maalesef değişimi algılamaktan uzak bir dinozorlar nesli var ki ben bunu yıllardır “kasaba politikacısı” olarak adlandırıyorum kişisel konuşmalarımda.

Bu kasaba politikacıları her yerde hala, ve maalesef yeni nesillerin içerisine de sızmış durumdalar.

Kim bu yaşamımızdaki kasaba politikacıları?

Şirket sahibi,

Şirketinizde müdür,

Devlet dairelerinde müdür,

Okulda öğretmen,

Taksi de şoför,

Apartmanınızda yönetici,

Çevrenizdeki esnaf,

Mahallenizde avukat.

Tanımlamaya çalışırken kasaba politikacılarını o kadar çok not almışım ki, bir türlü tanımlamayı yazamamışım bugüne dek ve onun için de yazılarımda kullanmaktan kaçındım. Ancak bugün belki de 30 yıldır görmediğim, eski arkadaşım Rüştü Bozkurt’un yaptığı tanımlamayı gördüm ve çok beğendim.

Aşağıdaki tanımlamayı Rüştü Bozkurt’un yazısından aktarıyorum:

Kasaba politikacısının özellikleri

1.Kasaba politikacısının en önemli göstergesi, herhangi bir ilke, kural, standart, kuram, bilgisi olmadan, sadece kulaktan  dolma  malumatla   siyaset yapmaya iman etmiş; o nedenle, dedi-kodu, dedim-dedi düzeyini aşamamış olmaktır.

2.Kasaba politikacılığı, bir güce yamanarak,değer katmayan sadakat, sorgulamayan itaat, tartışmadan alkışlayan dalkavukluktur.

3.Kasaba  politikacılığı, farklı olan ve kendinden önde bulunan değerli insanları karalayarak, çelmeleyerek, pusu kurarak, arkadan vurarak,düello cesareti göstermeden siyaset ortamında dolaşmaktır.

4.Kasaba politikacılığı, insanların  kim olduklarına odaklanma, hangi inanca, hangi aşirete, hangi cemaate, ırka, mahalleye, kente,kasabaya mensup olduklarını  esas alan ittifaklar üzerinden siyaset yapmaya çabalamaktır, insanların ne yaptıklarını önemsememektir.

5.Kasaba politikacılığı, siyaseti  ayırma, gruplmama, çatışma, düşman yaratma üzerinde kurgulayarak, kendi dar çevresi ve dükalıklarıyla  sadece makam ve mevki arayışı, kişisel tatmin peşinde olmaktır.

6.Kasaba politikacılığı,  fiziki ve entelektüel değer katmadan, ortada görünerek "meydan amirliği" ile "siyaset üretimini" ayırmayan "şark kurnazlığı"dır.

7.Kasaba politikacılığı, yöre ile ilgili hiçbir proje üretmeden, projeleri kitlelere ulaştırılması için emek ve zaman harcamadan, kitlelerin maddi ve kültürel zenginliğini artırma motivasyonunu  yükseltecek  işbirlikleri için  çabalamadan,kendi çıkarlarından bir kıymık bile ödün vermeden, makam ve mevki sahibi olmanın ilkesiz tutkusudur.

8.Kasaba politikacılığı, "sadece ben bilirim,benden büyüğü yoktur" ego şişirmesi nedeniyle "topraklara ve kurumlara küsülmez" evrensel ilkesini görmezden gelmek; toplumun diğer aktörlerine  tepeden bakmak,"sorgulamayan toplumların" yarattığı boşlukları değerlendirme fırsatı  yakalamış olmaya  aşırı değer yükleyerek, kuruluşlara, kurumlara ve yöreye orta ve uzun dönemde verilen zararı irdelemeyen, "kendine ayna tutmasını" bilmeyen, akıl gözü  kapanmış davranışlara sahip olmaktır.

9.Kasaba politikacılığı,en şeffaf ortamlarda, konuyu bilenlerin huzurunda  tartışarak düşünceleri arındırmanın etkin aracı olan gönüllü "hesap verme" ilkesinden kaçınmayı şiar edinen erdemsizliktir.

10.Kasaba politikacılığı, kendisini doğrudan veya dolaylı ilgilendiren olay ya da olguların eleştirileri karşısında "açık hesap verme özgüveni" yerine "kulakları sağır eden sessizliğin karanlığına" sığınma kolaycılığı ve ilkelliğidir.

Eğer şirket sahibiyseniz;

Bu şirketin sahibi siz, kasaba politikacısı iseniz ya hemen değişin, ya da batmadan şirketinizi kapatın,

Eğer şirketinizdeki yöneticilerden biri veya bir kaçı kasaba politikacısı ise hemen işine son verin,

Eğer çalışansanız;

Şirketin sahibi veya yöneticileri kasaba politikacısı ise hemen yeni bir iş aramaya başlayın,

Bireysel olarak ise;

Kasaba politikacılarını apartman yöneticisi seçmeyin,

Onların yakınlarında fazla durmayın, onlara iş vermeyin.

Çünkü onlar size ve çevrelerine zarar vermek için yaratılmışlardır.

ŞİRKETİMİZİN GELECEĞİ

İŞİMİZ ve ROBOTLAR

İnsanoğlu endüstri devriminden bu yana sürekli makinalar benim işimi ne zaman elimden alacak korkusunu yaşıyor. Bugüne dek gelişen her teknoloji insanların işini eline alırken insana yeni işler yaratıyordu ama artık robot – bilgisayar – haberleşme – teknolojilerinin geldiği son durum düşünen ve öğrenen makinaları da geliştirmeye başladı.

Artık yok olmaya başlayacak meslekler mekanik işler değil beyaz yakalıların işleri de. Yani sadece şoförlük, kaptanlık ve pilotluk gibi işler değil avukatlık, doktorluk gibi işlerde önümüzdeki yıllarda hızla yok olmaya aday.

Yukarıdaki video AMAZON’un bir dağıtım merkezini nasıl işlediğini gösteriyor. O dağıtım merkezinde 10 yıl kadar önce yüzlerce kişi koşturuyordu.

İHA’lar (insansız hava aracı)  artık neredeyse savaş uçaklarının yaptığı bir çok şeyi yapabiliyor, arabalar kendi kendine gidiyor.

Çok ama çok yakın zamanda doktorluk mesleği gibi günümüzün gözbebeği meslekler de yok olacak.

Oxford üniversitesini yaptığı bir çalışmaya göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde ABD’deki işlerin %47 si yok olma riski ile karşı karşıya.

Sadece çalışanların değil, şirketlerin de işleri yok olma yolunda.

Şirketlerin ve çalışanların geleceği yaşamsal olarak önem kazanmakta ama unutmayın, Dan Pink’in dediği çok doğru: “Yetenekli insanların örgütlere,  örgütlerin yetenekli insanlara olan ihtiyacından çok daha az ihtiyacı var.” Bunun için ileride yaşamınızı sürdürebilmek açısından yeteneklerinizi geliştirmek ve kendinizi bir şirket gibi görerek İş Modelinizi yapmak zorundasınız.

LİDER Mİ – YÖNETİCİ Mİ?

ManLead

Geçenlerde okurken Henry. Mintzberg’in söylediği bir şey epeyce ilgimi çekti ; “Liderlik edemeyen yöneticiler cesaret kırıcıdır, ancak yönetmeyen liderler ise olup bitenden habersizdir. Bu anlamda ikisini birbirinden ayırmak anlamsızdır.”

Lider yönetici ayırımı yapan bir çok insan, yazar ve düşünür var. Liderlerin ve yöneticilerin niteliklerinden tutun yaptıkları şeylere kadar bir çok ayırım listelenmiş durumda.

Kişisel olarak her zaman düşündüğüm aslında her ikisinin vasıfları ne kadar farklı olursa olsun bunları bir arada barındırmayan kişiler yönetici ve/veya lider olamazlar. Sadece iyi ve kötü yönetici ve liderler vardır.

Aslında vasıfları ne kadar farklı olursa olsun da yanlış bir deyiş, ikisin de aynı olmadığı o kadar konuşuldu, ve varsayılan farkların listesi o kadar çok yazıldı  ki, söylem hatasına düşmek kolay oldu. Her ikisinin de vasıfları arasında çok az fark vardır.

Liderlik vasıflarının bazılarını barındırmayanlar yaşamlarını orta seviye yönetici ve oradan oraya sürüklenen bir yapıda geçirirler.

Yöneticilik vasfında eksiklik olanlar ise fitili ateşledikten sonra yangının büyümesine fırsat bulamadan yer değiştirirler ve arkalarından iyi idi ama bize uymadı dedirtirler.

Tabi bu arada başarı için, lider-yönetici ile eğer uzun zamandır yürüyen bir organizasyona geliyor ise uyum sorunlar her zaman olabilir ve patronlar paydaş değil patron olarak davranıyorsa uyum sağlamak zorlaşacak ve lider-yöneticini o organizasyonda başarı şansı kalmayacaktır. Ancak bu da onun başarısızlığı olarak algılanmamalıdır.

EN ÇOK MİLYARDERE SAHİP KENTLERDEN BİRİ DE İSTANBUL

FORBES dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre, dünyada en çok milyarder olan kent, 78 milyarder ile New York. İstanbul’un ise 28 milyarderi var.

Infographic: The Cities With The Most Billionaires | Statista
You will find more statistics at Statista

MURATCAN YALIN GİRİŞİM KAVRAMINI ÖZETLİYOR

vapurBirgün Gazetesinin 2 Mart 2015 tarihli nüshasının 2. sayfasında Önder Abay tarafından yazılmış “Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden biri: Vapurda işportacılık” yazısını okurken 19 yaşındaki Muratcan’ın anlattıklarında bunca yıl okumuş olduğum bir çok pazarlama, işletme kitaplarında okuduğum her şeyin nerede ise özetini buldum diyebilirim.

Hatta günümüzde yazılmış “Yalın Girişim” – “İş Modeli Üretimi” – “Değer Önerisi Tasarımı” kitaplarının söylediklerini anlatan bir delikanlı Muratcan.

Önder Abay’ın “Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden biri: Vapurda işportacılık” yazısını buradaki linkten okuyabilirsiniz ve okumanızı da özellikle tavsiye ederim.

Follow on Feedly