PALAMUT – TOMBİK – MÜŞTERİ DENEYİMİ

Dün, merkezi İzmir olan büyük marketlerden birinin Turgurtreis mağazasında alışveriş yaptım. Gerçi oradan balık alınmaz ama önünden geçerken balıklara baktım. Bir iki uyduruk palamut ve bir paket içerisinde dilimlenmiş kapkara etli tombik var.

Tombiğin üzerindeki etikette PALAMUT yazıyor ve fiyatı da palamut ile aynı. Balıkçıya “bu ne” diye sordum, palamut dedi.   Eğer balıkçı bunu söyleyebiliyorsa o yalancıdır ve tartışmaya gerek yoktur.   Ayrıca beni aptal yerine koymayı göze aldıysa tartışmaya hiç gerek yoktur.   Bunun müşteriyi aldatmak ve sahtekarlık olduğunu düşündüğümden mağaza müdür yardımcısına bildirdim. Adam hiç tepki vermeden “bize girişi öyle” dedi ve sırtını dönüp gitti.

Arık müşterinin önemini ve müşteri deneyimin ne olduğunu bilmemiz gerek.

Bu market için kafamdan hızla geçenler:

  1. Balığı bilmeyen balıkçı çalıştırıyorlar,  ben bunlardan alışveriş nasıl edebilirim?
  2. Müdür yardımcısı hiç eğitim almamış, şirketini ve müşteriyi önemsemeyen biri, bunların insan yatırımı buysa gelecekleri çok karanlık,
  3. Malın girişi böyle ise ve buraya kadar hiç kimse bunu farketmiyorsa acaba ben onlardan zaman zaman eşek kıyması da alıp yedim mi?
  4. Giriş böyle ise ve hiç düzeltmiyorsa demek ki satın alma bölümü iyi çalışıyor, ortaklık kursam, barınaktan bedava alacağım köpeklerden kıyma yapsam bunlarla anlaşarak satabilirmiyiz?
  5. Bu market sahtekarlığı hangi seviyelere kadar uyguluyor?

Gördüğünüz gibi bu ufak detaydan üretilebilecek ve müşteri deneyimini “sıfırlayacak” ne kadar çok şey var. Perakendeciliğin mottolarından biri “perakendecilik detaydır” ama kimin umurunda.

Tüm şirketlerin geleceği “müşteri deneyimi” üzerine kurulu artık, hele perakende.

Siz, siz olun bu hatalardan kendinize ders çıkartın.

___________________________________________

Bu yazı yazıldıktan 2 gün sonra Kipa’dan aşağıdaki yanıt geldi :

Kipa: “ Değerli müşterimiz,

Yaşanılan olaydan dolayı çok üzgünüz.Olayın tekrar yaşanılmaması adına ilgili personelimiz uyarılmıştır. Konu ile ilgili eğitimleri tekrarlanacaktır. İlginize teşekkürler.

Saygılarımızla.”

___________________________________________

 

Yarınlara… ,pardon düne hazırmıyız?

Bugüne kadar hep konuştuğumuz şeyler artık daha hızla gelişmeye başladı ve daha çabuk oluyor. Tabi ki böyle olacağı belliydi, şimdiye kadar oldukça sık vurguladım değişimde ve değişimin dünyaya yayılmasındaki logaritmik hızı. Sonuç olarak birçoğumuzun, dün, daha çok var dediği birçok şey oldu ve hızla olmaya devam ediyor.

Yarın artık bugündür.

Daha 2-3 sene önce şoförsüz arabaların artık çok yakın olduğundan bahsederken Google’ın deneme amaçlı yola çıkardığı akıllı arabaları örnek veriyorduk. Yıl 2012 idi.

2014 başında Volvo’nun ürettiği test amaçlı kendi kendine giden 40 otomobil İsveç sokaklarındaydı.

Milyon kilometreye yakın yol yapan Google otomobilleri sadece 4 kaza geçirdi ve hepsi de diğer araçların sürücüleri nedeni ile oldu.

Bugün ise;

Dün yakında dediğimiz her şey bugüne taşınmaya başladı bile.

Yine bundan 4-5 yıl önce konuştuğumuz, fütüristtik yaklaşım olarak düşünülen büyük satıcıların binlerce üreticini ürünlerini sattığı, yani çok büyüklere hizmet veren binlerce küçükten oluşan ekonomi artık neredeyse yerleşti ve örnekleri çoğaldı.

Daha birçok değişik örnek sayabiliriz ancak ufukta olduğunu sandığımız birçok şey artık yaşamımıza neredeyse girdi bile ve bunların etkileri de çok yakında hızla ortaya çıkacak, yaptığımız ve çalıştığımız işlerin yapısı, iş modelleri hızla değişecek ve hepimiz çok etkileneceğiz.

Şimdiden hazırlanmazsak yarın işsiz, şirketsiz kalabiliriz.

Örnek olarak kendi kendine giden arabaların yaratacağı sonuçları görmeye çalışalım.

– Şoförlüğü meslek edinmiş milyonlar artık bu mesleği yapamayacak. Bunlara şirket, taksi, otobüs, kamyon şoförleri dahil,
– Taksicilik diye bir kavram kalmayacak,
– Otomobiller artık satılmayacak, abonelik sistemi ile arabalar kullanılacak.

Peter Drucker’ın on yıllarca önce dediği gibi, değişimin öncülüğünü yapmayanlar, müşteri baskısı ile değişmeye zorlananlar yaşamakta zorlanacak.

BUNA HAZIRMIYIZ?

Follow on Feedly