KÜÇÜK VE ORTA BOY İŞLETMELER VE DANIŞMANLIK

bconsTeknoloji ve bilgideki logaritmik artış artık birçok ürünü, birçok işi yok etmeye başladı hata birçokları bir gecede yok olabiliyor.

Genelde yıkıcı inovasyonlar sorunlara daha basit, daha kullanışlı, teknolojiye daha yatkın ve daha ucuz çözümler getiriyor. Bunlara birçok örnek var. Fiziksel mağazacılığa karşı internet üzerindeki dükkanlar gibi, dünyadaki mağazacılığın karşısında Amazon, Ebay imparatorluklar kurmaya başladı. Amazon geçenlerde ABD’deki ikinci trilyon dolarlık şirket oldu. Airbnb, Uber vb. Birçok uygulama çeşitli iş dallarını zorluyor. Filmin yerini dijital aldı, hesap makinaları telefonların içine girdi.

Çok yakında şoförlük, pilotluk, kaptanlık ve hatta doktorluk gibi meslekler yok olacak.

Soren Kaplan’a göre (Inc.) danışmanlık, iş ve yönetim danışmanlığı da aynı yolda ilerliyor, bunun sebeplerini ve sonuçlarını oldukça güzel anlatmış yazısında.

Danışmanlık her zaman kullanıcılar tarafından pahalı görülmüştür, genellikle ve özelde de ülkemizde bilgi, tecrübe her zaman ucuz, hatta bedava olması gereken bir ürün olarak algılandığından her fiyat pahalı olarak görülür.

Büyük işletmeler için danışmanlık almada bir sorun yok, ancak küçük ve orta boy işletmeler ki, bunların bu hizmetlere genelde daha çok ihtiyacı var, danışmanlık hizmetini almayı düşünmekte bile zorlanıyorlar.

Evet bu meslek de her şey gibi değişecek ancak küçük ve orta boy işletmelerin bu değişimi beklemeye zamanı var mı?

Aslında artık zaman hiç yok.

Peki neler yapabilirler?

Bunları da oldukça makul fiyatlara yapabilecektirler, önemli olan güvenebilecekleri, bilgisi ve iş yapma isteği olan birkaç kişiye ulaşarak birlikte çalışabilecekleri kişiyi bulmalarıdır.

“İŞİNİ DÜZGÜN YAPACAĞINA İKNA OLMADAN İŞİ HİÇ YAPMA” 2

İŞİNİ DÜZGÜN YAPACAĞINA İKNA OLMADAN İŞİ HİÇ YAPMA” başlıkta sözü geçen makina nihayet kuruldu. Kuruldu derken sakın yanlış anlamıyor, daha çalışmıyor, herhalde en az 2 hafta daha çalışmayacak, sadece fiziksel olarak yerine taşındı ve ayakları bağlandı.

Dört ay önce sormaya başladığımız soruların yanıtları makina montajına gelen kişi tarafından yeni yanıtlanmaya başladı. Bunlara niye yanıt vermediniz deyince de, “sözleşmede yazıyor” oldu.

  1. De ki ben anlamıyorum, sözleşmeye önem vermemişim veya farketmemişim, bu dört ay önce söyleyebilirdin,
  2. Yeniden yanıtlayabilirdin,
  3. Ama son çare sadece savunma yapabilirsin böyle.

Üç otuz paralık bir şey aldığında dahi soru sorduğunda insanlar uğraşıp yanıtlıyorlar, biliyorlar ki müşteri işin esas patronudur.

Bize gelen makina Avrupa standartlarında imiş, bunun nedenini de anlamış değilim çünkü ben hala burasının Amerika olduğuna kesin eminim.

Netice olarak özel bir transformatör yaptırmam gerek (en az iki hafta) ha, bir de elimdekinden daha büyük bir kompresöre ihtiyaç var.

Biz bunları yeni öğreniyoruz. Ama bu arada 2-3 hafta daha kaybediyoruz.

Müşterinin değerini bilmeyen kuruluşların haritadan silinmeleri diğerlerine göre daha kolaydır. Aslında marka olmak, dünya çapında olmak ufak tefek şeylerle başlar. Mesela müşteriyi dinlemek, müşteriyi anlamak, kendini onun yerine koymak. Veya makinanın el kitaplarını e-mail ile de değil de bir klasörün içerisinde fiziksel olarak vermek. Veya gönderdiğin adamın tüm sorulara yanıt verebilecek kadar eğitilmiş olmasını sağlamak. Veya müşterinin hiçbir sorusunu yanıt bırakmamak. Bir yerinden başlamak gerek.

RENKLER–YAŞAM – YÖNETİM

cars

Sokaklara, otoparklara baktıkça nerdeyse otomobillerin hepsinin rengi aynı, sönük, koyu renkler veya beyaz.

Eski günleri hatırlıyorum, rengarenk otomobiller hatta birçoğu iki renkli. Mavi tonları, sarılar, kırmızı tonları, yeşil tonları ama çoğu çarpıcı parlak renkler.

Sanki geçen yüzyılın başındaki Ford günlerine dönmüşüz. Ne demişti Ford? “Siyah olmak kaydıyla istediği renkteki otomobili alabilir müşteri.”

Sanki yaşam da renklerini kaybetmekte veya renkler sönükleşmekte. Doğal olarak çevredeki renkler sanki yaşama yansıyor. Ki doğruymuş düşündüğüm. Ekonomideki durgunluklar ve krizler tüketiciyi etkiliyor ve insanların içinde oluşan renkler dıştaki tercihleri etkiliyormuş. Hatta bazı parlak ve çarpıcı renkler ikinci el otomobillerde değer kaybına neden oluyormuş.

Yaşamın her alanını etkiliyor renkler, acaba içimizdeki karanlığı dışımızdaki renklerle tekrar açabilir miyiz diye düşünüyorum. Renklerin insan üzerindeki etkileri biliniyor hatta bunu bilimsel olarak kullananlar var, özellikle perakendeciler.

Yönetim ve yöneticiliği de renklendirmemiz gerek, yoksa o karanlık sadece şirketleri, örgütleri, kuruluşları değil toplumu yutacak.

Belki de dünyanın en eski mesleği olan yöneticiliği işlerken biraz da yönetim tarihine girip bugünlerde aslında sadece bildiğimiz birçok şeyi yeniden keşfetmekte olduğumuzu görmek yararlı olur mu renklenebilmek için.

Evet en eski meslek aslında ama merak ediyorum kaç yönetim, işletme mezunu Marcus Aurelius, Machiavelli un yönetim konularındaki yazdıklarını bilir, hatta kaçı Drucker’ın iki kitabını okumuştur.

Her şeyi renklendirmemiz gerek.

İŞİNİ DÜZGÜN YAPACAĞINA İKNA OLMADAN İŞİ HİÇ YAPMA

makAmerika’da mermer işi yapıyoruz, temelde mutfak ve banyo tezgahları veya ticari işler yaptıklarımız. Basit ve klasik bir makina kullanıyoruz kesimler için. Lavabo delikleri ve kavisli bölümler el ile kesiliyor. Emek yoğun bir iş ve oldukça da zaman alıyor.

Artık çok modern CNC makinalar var, plakayı koyuyorsun her türlü kesimi hızla yapıyor, işlerimizi geliştirmek için bu makinalara geçmemiz gerek, hızı ancak onlarla sağlayabiliriz.

Fuarlara gittik, çok güzel makinalar var, insanlar satabilmek için çırpınıyor. On binlerce dolar, almak da zor satmak da.

Patronumuz Türkiye’de bir üretici buldu, teknolojisi çok iyi imiş, sahibi üniversite de hocaymış falan, filan. Ayrıca Türkiye’deki olanaklarımız da daha elverişli. Oradan almaya karar verdik.

Baktım sözleşmelerde cezai şart falan yok, sordum, yok canım onlar öyle insanlar değil sen merak etme yanıtını aldım.

Parayı ödeyen Türkiye, imalatçıyı bulan Türkiye, benim daha fazla konuşmam anlamsız kalacak, artık sustum.

Heyecan içerisinde beklerken sürekli sorular soruyoruz imalatçıya. Sürekli sözler veriliyor, o programı göndeririz, bu videoyu göndeririz onu yaparız bunu yaparız. Yerleşim planları gönderiyoruz hazırlık yapalım diye, makinanın yanına su, elektrik, hava ne istiyorlar diye soruyoruz. Yanıt yok. Ne gelen bir program ne de video.

Sonunda makina geldi ve atölyenin bahçesine indi ayın 30unda, içeri sokmak için imalatçıdan gelecek ekibi bekliyoruz, gelenler hem montajı yapacak hem de eğitim verecek bizim çocuklara.

Üretim programlarımızı aralıklı yapıyoruz ki gelenlerden maksimum bilgiyi ve deneyimi alsın bizim arkadaşlar.

Makina geldi eeee ne zaman gelecek montaj ve eğitim ekibi? Arayan soran yok, hadi biz arıyoruz, vize vermediler, ikinci başvuruyu yaptık Salı günü belli olur. Salı günü haber yok yine biz dürtüklüyoruz. Vize vermemişler. E ne olacak?,” ben yarın size bilgi veririm”.

Tabi arayan soran yok. Sonunda patronlarına ulaşıyoruz, vizeydi şuydu buydu. Vizesi olan gelip monte edermiş, testere ile düz kesimleri bilirmiş ama freze ile eğimli kesimi vize alamayan bilirmiş, ama internet üzerinden anlatacakmış, Kanada da aynı makina varmış ama onlar ay sonuna kadar tatildelermiş, miş, miş.

Sonuç, ben size haber vereceğim.

İki gün arayan soran yok, ayın 8 I, makina bahçede yer kaplamaktan başka bir işe yaramıyor.

Yine iş başa düştü, aradık, eh bayramdan öncemi gelelim sonra mı gelelim onu düşünüyoruz.

Yani bir 10 gün daha, yarım yamalak eğitim, netice de çok güzel, çok iyi denilen makinayı benim tam kapasite ile kullanabilmem çocukların yetenekleri ile dene – yanıl yöntemi kullanılarak ayları bulacak.

Ne o makina aldık.

Adam haklı, makinayı yaptı, kapının önüne geldi gerisi benim sorunum.

Bu arada ben habire program değiştirmeye çalışıp durayım.

Tabi ekip olarak makinadan da soğuduk.

Bulunduğumuz bölgede bizim gibi iş yapan çok, aslında güzel bir Pazar onlar için ama referanslarını nereden sağlarlar bilemem.

Müşterisini önemsemeyen hiç bir firmanın uzun dönemli başarı çansı olamaz. Hele günümüzde her işletmenin müşteri odaklılığı, müşteri memnuniyetini sürekli geliştirmeye çalıştırdığı ortam da yaşaması mümkün değildir. Bu bakış açısını yakalamadan iş kurmaya bile gerek yok.

Alt yapın olmayan yere satış yapmadan önce alt yapını kontrol edeceksin, yapabilir miyim, yapamaz mıyım bakacaksın. Beceremiyorsan bunlar hallolana kadar oraya satış yapmaya çalışmayacaksın.

Proaktif olacaksın, müşteriyi ilgilendiren sorunların varsa o seni aramadan sen onu arayacaksın.

Bayram, seyran, hafta sonunu bahane etmeyeceksin.

Satış yaptıktan sonra müşteriden daha fazla heyecana kapılmayacak isen gidip memurluk yapacaksın.

Diğer bir deyişle Taylor etkili Ford satış anlayışı 100 yıl geride kaldı, teknolojiyi bilmek, imalatı yapmak müşteri olmadığı sürece bir işe yaramıyor.

Alıcı olarak dersimiz de, “her zaman sağlam bir kontrat yapacaksın”. Cezai şartlar, gecikme şartları vs. garantiye alınmayınca aldığın şey zamanından önce senin oluyor. Bırak her şey bitene kadar onda kalsın.

KAPUSKA ve bir pazarlama yöntemi

Kiszona_kapusta

İnsanların toplumdaki yerinden, ününden, statüsünden faydalanarak talep yaratmak öteden beri süregelen alışmış bir yöntemdir.

Bazı ürünlerin şöhretli kişiler tarafından kullanılmaya başlanması, o kişiye veya gruba güvenen, özenen veya o grupla özdeşleşmek isteği olanları, o ürünü kullandırmaya yöneltir.

Bu yöntemin tarihi çok eskilere dayanıyormuş, bu gün Seth Godin’den öğrendim.

Uzun süren eski gemi yolculuklarının en önemli tehlikelerinden biri de, vitamin eksikliğinden ortaya çıkan iskorbüt hastalığı imiş.

James Cook, uzun sürecek bir deniz yolculuğunda hastalığın başlamasını engellemek amacı ile bol miktarda lahana (dayanıklı olması için turşu şeklinde) almış. Ancak lezzetsiz olan bu yemeği gemicilerin yemek istemeyeceğini düşündüğünden yolculuğun ilk iki haftası yüksek rütbelilerin dışında bu lahanadan yapılan yemeklerin yenmesini yasaklamış.

Ve doğal olarak beklenen olmuş, gemiciler de lahana yemek için sıraya girmeye başlamışlar.

İŞ MODELİ (BUSINESS MODEL) İŞ PLANI DEĞİLDİR

Son zamanlarda sıklıkla kullanılan iş modeli kavramı nedir ? Ne değildir ? Uzun süredir kullanılan bu kavrama yapılan atıflara baktığımız zaman çok çeşitli yaklaşımlar görebiliyoruz ancak tam bir tanım bulmak oldukça zordu ancak, Alexander Osterwalder‘ın, ortak bir dil geliştirmek için yaptığı tanım sanırım en güzel tanımlardan biridir : ‘İş Modeli, bir şirketin “değeri” nasıl yaratıp, nasıl dağıttığını ve finansal sürekliliğini kazandığını tanımlayan mantık modelidir’ (Business Model Generation). Bu tanımlama, işin nasıl para kazanmayı amaçladığını gösteren ve işin dört ana ögesi olan müşteri, öneri (satılan şey), altyapı ve finasal sürekliliği kapsayan dokuz temel yapıtaşından oluşur. Bu yapıtaşları :

1.Müşteri Segmentleri,
2.Değer Önerisi (müşterinin sorununu çözmenin veya ihtiyacını karşılamanın ederi),
3.Kanallar (değer önerisi müşteriye haberleşme, dağıtım ve satış kanalları ile ulaştırılır),
4.Müşteri İlişkileri (Her müşteri segmenti ile ilişkiler kurulur ve sürdürülür),
5.Gelir Akışı (müşteriye başarı ile ulaştırılan değer önerisi oluşturur bu akışı),
6.Temel Kaynaklar (yukarıdaki değerleri oluşturan ve dağıtan kaynaklar),
7.Temel Faaliyetler (yukarıdakileri yapabilmek için yapılması gereken faaliyetler),
8.Temel Ortaklıklar (bazı faaliyetler örgüt dışından sağlanır veya başka şirketlerden alınır),
9.Maliyet Yapısı (tüm yukarıdakiler bir maliyet oluşturur) dır,

ve bu yapıtaşları Osterwalder‘in hazırlamış olduğu tuval üzerinde yeralarak İŞ MODELİ’nin görsel yapısın ortaya koyar, böylece zaman içerisinde yapılması gerecek adaptasyın ve değişiklikleri hazırlamak kolaylaşır.

Bu model kısa, kavramsal ve şematik bir modeldir, rakam veya hedefler belirlemez.

İŞ PLANI ise firmanızın başarılı olabilmesi için veya ekonomik bakımdan varlığını koruyabilmesi için neler yapılması gerektiğine karar verme sürecinin, en önemli başlangıçdır. Bu da demek oluyor ki; şu an yapmakta olduğunuz veya yapmayı planladığınız bir işin, geleceğini çizen ve size rehberlik eden bir yol haritasıdır. Firmanızın gelecekteki darboğazları ve bunları aşma yollarını “önceden” analiz edilmesine yardımcı olmakla birlikte, aynı zamanda da firmanız için en temel kontrol aracıdır. Size önceden planlanan ve daha sonra gerçekleşen bir programın; var ise farklarını ortaya koyarak, nedenini gösterir ve gerekli düzeltmeleri yapmanızı sağlar. Bu da firmanın karar alma mekanizmasını ve geleceğini en önemli şekilde etkileyen faktörlerden biridir.

İŞ PLANI belirli dönemlerde belirli hedeflere nasıl ulaşılacağını gösteren bir dökümandir.

Bu nedenle İŞ MODELİ, İŞ PLANı değildir ancak İŞ PLANININ bir bölümü olabilir.

Alexander Osterwalder, yukarıdaki ögeleri bir aray getiren bir İŞ PLANI TUVALİ hazırlamış, kendisinden izin alarak tercümesini yaptığım“İŞ MODELİ TUVALİ`ni buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

_________________________________
Bu yaziyi begendinizse asagidaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylasmaniz benim çok isime yarayacaktir.

Tesekkür ederim.

Girişimciler ve KOBİ’ler İçin İŞ PLANI – BusinessPlan – İŞ PLANI Kimler İçin Hazırlanır ?

”Bir şirketin geçmişini, gelecek için vizyonunu ve bu vizyondaki hedeflerine varmak için uygulayacağı planları anlatan çok önemli bir stratejik planlama dokümanı (aracı) ve şirketinizin yol haritasıdır” diye tanımladığımız İŞ PLANI kimler için hazırlanır ?

İŞ PLANI, (Business Plan) genelde borç verenler (banka, leasing firması veya şirketinize ya da size borç vermeyi düşünen kuruluş yahut kişiler) veya şirketinize ortak olmayı isteyen kuruluş ya da kişiler için hazırlanan; şirketinizin dününü, bugününü ve yarınını gösteren bir araçtır. Bu aracın yararını da en çok siz, yani girişimci, işin sahibi ve/veya yöneticisi görür; çünkü bu plan:

1. Düşündüğünüz kavram ve hesapları somut bir şekilde önünüze koymanızı sağlar.
2. Gerek şirket içindeki diğer kişilere gerek şirket dışındakilere işiniz konusundaki fikrinizi veya işinizi anlatmak için kavramları ortak hale getiren elle tutulur bir iletişim aracı olur.
3. Zaman içinde şartlar nedeniyle işinize yansıyan değişiklikleri, hızla size yansıtarak gerekli düzeltmeleri yapmanızı ve yeni yol haritasını zaman kaybetmeden belirlemenizi sağlar.

Peki İŞ PLANInı kimin hazırlaması gerekir ?

Tabi ki işin sahibinin veya yöneticisinin hazırlaması veya hazırlatması gerekir. Bunu yaparken gereken bölümlerde, örneğin finansal analizlerde, muhasebecinizin veya dışarıdan bir muhasebecinin yardımı gerekecektir. Hatta, gerekirse İŞ PLANI danışmanlarından yararlanabilirsiniz ancak her aşama kontrol edilmeli, ve bilgilerin sağlıklı olduğu irdelenmelidir.
Özellikle İŞ PLANI’nı sunacak kişiler bu plana tamamen hakim olmalı ve planı sunarken de bu hakimiyetlerini ortaya koyabilmelidirler,aksi halde sunacağımız kişinin şirkete veya işe olan güvenini yıkmak çok kolay olacaktır.

İŞ PLANI Yaşayan Bir dokümandır ;

Bir planlama aracı olarak kullandığımız İŞ PLANI aslında aynı zamanda çok önemli bir kontrol aracıdır da.

İŞ PLANI, ilk hazırlandığında -bütün diğer planlar gibi- eksik veya yanlıştır; zira ekonomi, siyaset, müşteri tercihleri, teknoloji hakkındaki tüm varsayımlar sürekli değişiklik gösterir, planın hazırlanma sürecinde de değişiklik gösteren bu faktörler ve bu değişiklikler iş planındaki varsayımları etkiler; bu yüzden de başlangıçta doğru veya mükemmel bir İŞ PLANI olamaz. Yaptığınız İŞ PLANI, değişen çevre faktörlerine bağlı olarak sürekli geliştirilmeli ve güncellenmelidir.

Bu güncelleme periyotu, tamamen işinizin yapısına bağlıdır, aylık, üç veya altı aylık periyotlarla yapılabilir.

Bu çalışmayı aşağıdaki şemayla özetleyebiliriz :

cycle

Diğer bir deyişle, İŞ PLANI bir kontrol aracı olarak kullanıldığında, yol haritamızdaki sapmaları bize göstererek hedefler varmamız için gitmemiz gereken yola bağlı kalmamızı sağlar.

İŞ PLANINDA Olması Gereken Bölümler

En geniş anlamı ile İŞ PLANI’nında olması gerekn bölümler ;

1. Yönetici özeti,
2. Şirket Tanımı,
3. Vizyon,
4. Misyon,
5. Hedef Pazar,
6. Rekabet,
7. Pazarlama ve Satış Planları,
8. Faaliyetler,
9. Yönetim Yapısı,
10. Zaman İçerisinde beklenen gelişmeler,
11. Finansal Analizler,
12. Var ise ekler,

Ancak planın kim için, ne amaçla kullanılacağına bağlı olarak bazı bölümler eklenmeyebilir veya daha kapsamlı tutulabilir.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Girişimciler ve KOBİ’ler İçin İŞ PLANI – Business Plan – Nedir ?

(15 Ekim 2009 da HABERTÜRK de yayınlanan yazı.)

Nasıl bir mimar yapmayı düşündüğü bina için öncelikle eskizler hazırlayıp onun üzerinden projelendirmeye giderse, biz iş sahipleri ve yöneticiler de yapmakta olduğumuz veya yapmayı planladığımız işin (veya şirketin) bugününü ve yarın varmasını istediğimiz yeri gösteren bir eskizini, yani İş Planını yapmak zorundayız.

ABD’de yapılan bir araştırma sonucuna göre, ilk faaliyet yılı içerisinde kapanan şirketlerin %75’inin bir iş planı yok. Bu anlamda bir araştırmayı Türkiye için bulamama karşılık ATO’nun verilerine göre kurulan şirketlerin %35, ilk beş yıl içerisinde kapanıyor. Eminim ki bu şirketlerin en az %80’nin bir iş planı yoktur.

İŞ PLANI nedir ?

İş Planı, bir şirketin geçmişini, gelecek için vizyonunuzu ve bu vizyondaki hedeflerine varmak için uygulayacağı planları anlatan çok önemli bir stratejik planlama dokümanı (aracı) ve şirketinizin yol haritasıdır.

İŞ PLANI yeni kurulacak işler veya şirketler için ne kadar önemli ise, halihazırda faaliyette olan şirketler için de o kadar önemlidir.

Bir bakkal dükkânının, küçük – orta bir boy bir işletmenin sahibi / yöneticisi veya çok büyük bir işletmenin herhangi bir kademedeki yöneticisi yaptığı işin nereye doğru gittiğini bilmek zorundadır, aksi halde boşuna çaba harcıyor olabilir. Nereye doğru gittiğinizi bilmek size yolda karşılaşabileceğiniz engelleri, bu engelleri aşmanın çözümlerini göstereceği gibi size yeni ufuklar da açacaktır.

Motosiklet dünyasında sıkça kullanılan çok sevdiğim bir deyiş vardır; Baktığın yere gidersin. Motor sürerken gideceğiniz yer, isteseniz de istemeseniz de baktığınız yerdir. Viraja girerken çıkış noktasına, tehlikeli bir durumda tehlike olan yöne değil, sizin kurtuluşunuzun olduğu yöne bakmak zorundasınız.

İşiniz de aynı şekilde baktığınız yöne gider, ama bir planınız yok ise gözleriniz bağlıdır.

Bu yolda giderken zaman zaman planınız ile gerçekleşenleri karşılaştırmanız, işinizin, kendinizin, çalışanlarınızın performanslarını değerlendirme olanağı sağlayacağından, gerekli önlemleri zamanında alma şansınız artacaktır.

Bu planı çalışanlarınızla, yöneticilerinizle paylaşmanız ve onların katılımını da sağlamız halinde onlar da planı sahipleneceğinden planın yürütülmesine destek vereceklerdir. Bu da, planın hedeflerine varması yolunda size büyük bir destek sağlayacaktır. Bu plan onlar için bir isteklendirme aracı, sizin için ise bir performans değerlendirme aracı haline gelecektir.
Bu plan, önünüze çıkacak dar boğazları zamanında görmenizi ve önlem almak için vakit kazanmanızı sağlayacaktır.

Finansal nedenlerle borçlanma veya ortak alma ihtiyacınız olabilir. Size borç vermeyi veya ortak olmayı düşünen kişi ve kuruluşları ikna edebilmeniz için işinizin nasıl gittiğini gösterecek tek araç iş planınızdır. Hiç bir kişi veya kuruluş nereye doğru gittiğini bilmediği bir işe para yatırmaz. Çalıştığınız kuruluşta büyümeye yönelik bir çalışmanızın veya yeni bir projenizin yönetim kurulundan desteğini nasıl sağlayacaksınız?

Tabi ki onlara sağlıklı bir iş planı sunarak.

İŞ PLANI FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI DEĞİLDİR

Zaman zaman iş planı ile fizibilite çalışmasının karıştırıldığını, her ikisinin de aynı şey olarak algılandığını görmekteyiz. Bunun temel nedenlerinden en önemlisi, he ikisinde de bazı ortak unsuların bulunmasından kaynaklanmaktadır, ancak bu ortak unsular her ikisinin bir birinin yerini almasını sağlamaz.

Fizibilite çalışması, ‘Bu iş yapılabilir mi ? ‘ sorusuna yanıt arayan bir araştırma niteliğindedir. Herhangi bir fikrin olurunu araştırır ve bu fikrin olup olmayacağı konusunda karar verilmesine yarayacak verileri oluşturur. Bunu yaparken de , o işin başarıya ulaşması için değişik alternatif senaryoları inceler, bu alternatif senaryoların en başarılı olması muhtemel olanını belirler. Diğer bir anlatımla, fizibilite çalışması, proje aşaması öncesinde, projeye (veya fikre) başlanıp başlanmaması kararının verilmesini sağlar.

İş planı ise bir planlama aracıdır, fizibilite çalışmasında yapılmasına karar verilen projenin, fikir düzeyinden gerçek yaşama geçişini sağlar ve bu yolda yapılması gerekenleri belirler. Ayıca, iş planı halen yürümekte olan işlerin de gelecekte varacağı yerleri gösterir. Fizibilite çalışmasında belirlenen en iyi alternatif senaryo, iş planının temelini oluştur ve yapılacak işin nasıl yapılacağı konusundaki yol haritasını çizer. Fizibilite çalışması sonucu, yapılması düşünülen iş konusunda olumsuz bir karar verilir ise iş planı yapılmasına gerek kalmaz.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

TEB – KOBİ TV – İş Planı Söyleşisi

[zdvideo]http://www.tkaraca.com/isplani_117.flv[/zdvideo]

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

MÜKEMMELİYETCİLİK EN BÜYÜK DÜŞMANDIR !!

Geçenlerde okuduğum bir Tom Peters makalesinde geçiyordu, “mükemmeliyetçilik en büyük düşmandır, mükemmele ulaşmak için harcadığımız zaman, hiç bir şey yapmamak için kullanılan en iyi özürdür“ .Çok doğru bence, bundan yola çıkarak bu bloga başladım, yıllardır düşündüğüm, en iyi hale getirmeye çalıştığım bu konu hala istediğim noktaya ulaşmamıştı, ama yine bir Tom Peters makalesinden yola çıkarak başladım. Aynı şey iş planımız için de geçerli, mükemmel iş planını yapmak için harcıyacağımız zaman bizi geçiktirece ve sürekli olarak plansız yürümeye zorlıyacaktır. İkinci Dünya Savaşının ünlü komutanlarından General Patton‘ ın da dediği gibi, Üzerinde hemen çalışılabilecek iyi bir plan, haftaya hazır olacak mükemmel bir plandan daha iyidir . Elimizde varolan tüm bilgileri hemen kullanarak İş Planımızı yapmalıyız, ve zamanla bu planı sürekli geliştirerek güncelleme çalışmalarını sürdürmeliyiz.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Next Page →

  •  

     

  • tkaraca.com, HÜRRİYET BUMERANG BLOG ÖDÜLLERİ 2014'ün İLK 3'ünde
  • ÜCRETSİZ ARAÇLAR

  • CEVAP TV

    CEVAP TV
     

    İŞ PLANI SORULARI



    Is Plani, Egitim, Danismanlik

    İŞ PLANI NEDİR ?
     



    Is Plani, Egitim, Danismanlik

    İş planının önemi nedir?



    Is Plani, Egitim, Danismanlik

    İş planının amacı nedir?


  • İş Planı TV

    İş Planı TV yayında, aşağıdaki resmi tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ayrıca haftada bir saat çeşitli konuları işleyip misafir
    ağırlayacağımız ve e-mail – twitter ile bizlere konu ile ilgili
    göndereceğiniz soruları yanıtlayacağımız canlı yayınlar da yakında
    başlıyor.


    Is Plani, Egitim, Danismanlik

  • İŞ ORTAKLARIMIZ


    Is Plani, Egitim, Danismanlik
     


    İş Planı, Eğitim, Danışmanlık

  • BİZİ TAKİBEDİN

Follow on Feedly
Translate »