İŞİNİZDE USTA OLUN

Bu yazı 18.04.2012 tarihinde KOBİTEK‘te yayınlanmıştır.

TDK “usta”‘yı, “Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.” olarak tanımlıyor.

Ancak her şeyde olduğu gibi “usta” olmak sadece öğrenmek ve yapabilmekle sınırlı değil bence, “usta” olabilmek için ayrıca işine veya zanaatına sahip çıkmak, onu en iyi şekilde yapabilmek ve zanaatın alıcılarını memnun ederek onların beğeni ve takdirini kazanmak gibi başka kavramları da içeriyor.

Meslek yaşamlarının başında birçok mimar, mühendis, “usta”lardan birçok şey öğrenirler.

Usta ayrıca kendi işini iyi yapabilmek için çıraklar yetiştirir ve onları da ustalaştırır.

Nereden geldim bu konuya?

Topu topu 100 metrekarelik ve tek katlı basit bir inşaat yapılıyor hemen önümde.

Demirleri bağladılar, kalıpları çaktılar, harcı kardılar ve kolonların betonunu döküyorlar.

“Usta” bağırıp çağırıyor. Koşuşturur gibi yapıyor ve sürekli bir şeyleri eksik, inşaat sahibinden sürekli bir şeyler istiyor. Tel yok mu? Çivi var mı?

İlk bu dikkatimi çekti ve kendi kendime bu adam her ne kadar “usta” geçinse de bence “usta” falan değil diye düşündüm. Bence malzemesini önceden hazırlamayan veya bunları talep etmeyen, sürekli kullanma sırası geldiğinde o malzeme aklına gelen adam usta “usta” falan olamaz veya olduğu varsayılsa bile “usta” değildir.

Beton dökülürken betonun yerleşmesi ve homojen bir şekilde dağılması için betonun içerisine vibrasyon yapıp, betonu hareket haline getiren bir alet sokulur, betonun hem rijit olmasını hem de homojen dağılımını sağlar. Ben usta falan değilim, inşaatçı veya mühendis de değilim ama başka inşaatları seyrederken bunu gördüm ve ne işe yaradığını öğrendim.

Beton döktükleri kolonun içine vibratörü sokup sadece 3-5 saniye çalıştırıyorlardı, 15 saniye bile değil. İlk 4’ünü bu şekilde döktüler. Bunun sonunda ortaya çıkacak ürünü tahmin edebiliyordum, düzgün olmayan satıhlar, yer yer demirlerin dahi ortaya çıktığı oyuklar olacaktı kolonda.

Dayanamadım ve inşaat sahibini uyardım, “beton kolonun yarısına kadar geldiğinde vibratörün 1-2 dakika tutulmasını ve tamamı dökülünce aynı şeyin bir daha yapılmasını sağlamasını” söyledim kendisine.

Diğer kolonları dediğim şekilde yaptılar.

Aşağıda her iki kolonunda resmini görüyorsunuz.

Sağdaki kolon benim uyarımdan sonra, soldaki ise uyarımdan önce döküldü.

Dayanıklılık ve sağlamlık konusunda bir şey söyleyecek kadar bilgi sahibi değilim, ancak şunu rahatlıkla söylemek mümkün; toplam sekiz kolonda vibratör ikişer dakikadan 16 dakika kullanılsaydı tüm kolonlar çok temiz çıkardı. Bunun sonucu olarak da inşaat sahibi:

1. Tamir ve düzeltme için yevmiye ve malzeme parası vererek fazladan bir masrafa girmezdi veya bu masraf minimumda olurdu,
2. Tamir ve düzeltmelerin çok minimalde olması nedeni ile inşaat sahibi en az 1 gün kazanırdı.

Bu boyuttaki bir inşaatta söz konusu maliyet ve zaman kaybı oldukça yüksektir.

Aslında “usta”‘lık detaylarda gizlidir.

Kendine “usta” demek veya ile ilan etmekle “usta” olunmaz, bu unvanı başkaları, özellikle de müşteriler verir kişiye.

Bundan önceki iki yazım da nerede ise bu konuya başka açıdan yaklaşıyor.

Geçenlerde işbirliği önerisi ile ilgili bir mail aldım ve link verdikleri web adresini ziyaret ettim. Ana sayfanın dışındaki hiç bir bağlantı çalışmıyor… Bir öneri yaparken web sitesine özenmeyen insanlar ben de ne kadar bir güven duygusu uyandırır ki?

Danışmanlık, eğitimcilik de birer “usta” lıktır, kendi mesleğini tanımlamaktan aciz kişilere ben nasıl iş emanet eder veya görüşlerini ciddiye alabilirim ki.

Hangimiz banka veya büyük şirketlerin 444 lü numaraları ile konuşurken aşağıdaki resimdeki duyguya kapılmıyoruz?

customer service

Telefonunuz bizim için çok önemli dediklerinde hissetiklerim.

Her zaman söylediğim gibi küçük ve orta boy işletmelerin özellikle müşteri ilişkileri konusunda büyük avantajları var, bunları kullanın, kullanın ki “usta” olun, müşterileriniz, iş ortaklarınız sizi “usta” olarak kabullensinler, kabullensinler ki başarıya ve hedeflerinize hızla ulaşın.

Follow on Feedly