ZAPPOS VE HOLACRACY

“HOLACRACY”, otoritenin dağıtıldığı, örgütlerdeki geleneksel yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarı yaklaşımı yerine herkesin rolleri doğrultusunda hem lider hem de takipçi olduğu yeni ve modern bir yönetim sistemi.

Holacracy için, bütüne bağımlı ancak otonom bir yapıda kendine yeterli bölümlerin hiyerarşisidir denebilir.” demiştim geçenlerdeki “HİYERARŞİ – HIYARARŞİ – HOLACRACY” yazımda.

Holacracy’i dünyada ilk ve en sadık uygulayıcılarından biri ZAPPOS.

Bu radikal örgütsel değişim doğrultusunda ZAPPOS’un CEO’su Tony Hsieh çalışanlara geçenlerde nazik ve kibar bir duyuruda bulunarak “öz yönetimin” ve “öz örgütlenmenin” herkese göre olmadığını ve arzu edenlerin 3+3 aylık maaş ve tazminatlarını alarak ayrılmakta özgür olduklarını bildirmiş ve sonuç olarak 1,503 ZAPPOS çalışanından 210’u, yani çalışanların %14’ü şirketten ayrılmayı tercih etmiş. (FASTCOMPANY)

Holacratic (bu kelimeyi ben uydurdum galiba, holacracy ile çalışan örgüt anlamında) bir ortamda çalışmak bazı alışkanlıkları yıkmayı gerektiriyor doğal olarak. Yıkmak istediğimiz, emir almak, sorumluluktan kaçmak gibi sistemin üzerimize onlarca yıldır yıktığı vazgeçilmesi zor, hayatı kolaylaştırıcı olduğuna inanılan ve biraz da eski nesil alışkanlıklar. Holacratic bir ortamda çalışma özgüven, bilgi, hedefe varma içgüdü, paylaşma, güven, takım oyunu gibi bir çok kavramı içermekte. Bakalım ZAPPOS nereye gidecek.

Follow on Feedly