HAYAL KURMAK GÜZELDİR, AMA PLAN…

Evet, hayal kurmak güzeldir, hatta ilerlemenin, gelişmenin temelidir hayal kurmak. Ancak bu hayaller bir plana oturtulmadığı sürece hayal olmaktan öteye geçemez. Hayallerin gerçekleşmesi için bir uğraş gerekir, plansız uğraşların başarı oranı çok düşük maliyetleri ise çok yüksektir.

“Plana gerek yok, hemen yap !”, “strateji artık öldü” söylemleri yıllardır aldı başını gidiyor. Bazı tartışmalar, kavramsal anlamda taşıdıkları başlıktan daha değişik içerik ile yaklaşıyorlar ve felsefi anlamda doğru. Ama bu söylemleri başlıkları ile alıp, düşünmeden, irdelemeden tekrarlayanların sayısı o kadar çok ki, birçoğu insanların yanlış yönlenmesine neden oluyor.

Ben yaptım oldu örneklerinden 1-2 tanesini alıp göklere çıkartıyor ve örnek teşkil etmeye çalışıyoruz, ama ben yaptım – olmadı yüzlerce örneğini göz ardı ediyoruz.

Planlar, yapıldıkları andan itibaren yanlış olduklarını bilmemize rağmen şarttır, strateji olmadan yola çıkarsak yönümüzü şaşırırız, eskiden tek fark stratejinin yer aldığı zaman dilimi kısalmıştır.

Pusulasız, haritasız, hatta günümüz şartlarında GPS’siz gece karanlığında kendini çölün ortasında bulmaktan farksızdır plansız olmak, yönünü dahi bulamazsın. Evet, artık çok hızlı değişen dış ve iç şartlar, planları yapıldığı andan itibaren yanlış kılıyor, kılıyor ama yola çıkmamız için şart. Önemli olan:

  1. Planlara körü körüne bağlı kalmamak,
  2. Planların basit ve hızlı yapılabilir olması,
  3. Planların hızla değiştirilebilmesi ve esnekliği.

İşte bunları sağlayamadığımız zaman o plana gerek yok. Ama bu şartları sağlayabilmek için de, planlar üzerinde sürekli çalışarak o planlama işlevini bir refleks haline getirmemiz gerek.

Diğer bir deyişle bu devirde, gece çölün ortasına sadece pusula ve harita ile değil, GPS ile düşmek gerek.

Stratejiye gelince, strateji olmadan taktik olmaz. Tek fark, stratejik olarak adlandırdığımız zaman diliminin eskiye göre çok kısalmasıdır.

Sağlıklı bir strateji kurulabilmesi için ön şart bir vizyona sahip olabilmektir. Vizyon, ufuk çizgimizin ötesinde neler olabildiğini, olabileceğini görmektir. Ancak artık ufuk çizgimiz artık bize çok daha yakın, ama o çizginin ötesinde de çok bilinmeyen var.

Eskiden ufuk çizgimizin uzaklığı 5 – 10 hatta 30 yıldı ama artık bu mesafe 2-3 gibi yıllara düştü yani yaşam çok hızlandı ve buna bağlı olarak stratejik düşünme mesafemiz çok kısaldı.

Planlarımızı yaparken bunu da göz önüne almamız gerekir.

STRATEJİK PLANLAMA NEDİR?

İş Planı’nın tanımını ” İş Planı, şirketinizin geçmişini, gelecek için vizyonunuzu ve bu vizyondaki hedeflerinize varmak için uygulayacağınız planları anlatan çok önemli bir stratejik planlama dokümanı (aracı) ve şirketinizin yol haritasıdır” diye yapıyoruz.

Sanırım “stratejik planlamanın” ne olduğunu, neye yaradığını, nasıl yapıldığını da, İş Planı’nın gerekliliğini ve önemini irdelemek açısından yararlı.

Strateji kelimesin aslı Yunanca, “στρατηγία”—stratēgia kelimesinden gelir ve komutanlık sanatı anlamındadır. Bu anlamda baktığımızda, savaştan önce askerlerin en uygun ve avantajlı bir şekilde konumlandırılması demektir.

Taktik kelimesinin aslı da Yunanca “τακτική” –  taktikos kelimesinden gelir ve anlamı, savaş sırasında askerlerin yaptığı manevralardır.

Bu anlamda baktığımız zaman, strateji savaş başlamadan önce yapılan uzun vadeli bir çalışma, taktik ise savaş sırasında hedefe varmak için yapılan hızlı ve kısa dönemli hareketlerdir. Diğer bir deyişle, strateji, pozisyon almak, taktik de hızla uygulanan manevralardır.

Stratejik planlama bir süreçtir, ama başı ve sonu olmayan bir süreç. Sürekli değişen çevre koşulları ve iç gelişmeler stratejik planın sürekli olarak değişen bu şartlara uyum sağlayacak bir şekilde güncellenmesini gerektirecektir. Stratejik plan, yapıldıktan sonra bir kenara atılan ve unutulan bir doküman değil, sürekli izlenerek güncellenmesi gereken araçtır.

İş Modelinin yapıtaşları yerine oturmuş olsa dahi işin karşısına çıkan ve engel yaratan tehditleri ortadan kaldırmak veya olumlu etkileyen fırsatları değerlendirmek için planların sürekli güncellenmesi şarttır.

Planlamanın yapısın şöyle özetleyebiliriz;

Stratejik planlama bir ekip tarafından yapılan bir iştir. Ekibin tüm bireylerinin deneyimleri, görüşleri, bakış açıları bu sürece katkı sağlar ve bunun yanı sıra şirketin ortak zekasını geliştirir, zenginleştirir. Unutmayın ortak zeka, grubun en zeki bireyinden daha zekidir.

Stratejik Planlama yaparken, fırsat veya tehditleri ortaya çıkarabilmek için yanıtlamamız gereken birçok soru vardır ve bu soruların birçoğu İş Modelimizden gelir. Bu soruların yanıtlanabilmesi için sürekli bilgi toplamak ve bu bilgiler doğrultusunda ortaya çıkardığımız yanıt alternatifleri arasından seçim yapmak zorundayız ki bu oldukça zor bir tercihtir.

Bu soruların neler olabileceğini ilgili başlıklar altında ele alırsak ;

MÜŞTERİ :

Kaynaklarımızı ve dikkatimizi yoğunlaştıracağımız hedef pazar ve müşteri segmenti kimdir?
Müşterilerimiz, çözülmesini istediği sorun nedir?
Biz bu sorunu çözebiliyor muyuz?
Müşterimizin satın alma tercihi nedir?
Karşılayabileceğimiz, ancak henüz karşılayamadığımız bir müşteri ihtiyacı var mı?
Hedefimiz olmayan pazar veya müşteri segmenti kimlerdir?

DEĞER ÖNERİSİ (Ürün Veya hizmet) :

Ürün veya hizmetimizin, rakiplerin ürün veya hizmetinden ayıran temel özellikler nelerdir?
Değer önerimiz, müşterimizin satın alma tercihlerini karşılıyor mu?

PAZAR :

Pazarın büyüklüğü nedir?
Pazar segmentleri nelerdir?
Yer aldığımız pazarlardaki payımız nedir?
Pazar payımızı koruyor muyuz, artırıyor muyuz yoksa azalıyor mu?
Büyüme fırsatları hangi pazarlarda?
REKABET:

ÇEVRE:

DİĞER SORULAR:

Bu sorular sadece örnek sorulardır ve şirketin yapısına göre çoğaltılabilir ve değiştirilebilir. Unutulmaması gereken, stratejik planlama bir grup çalışması olduğunda ve sürekli güncellendiğinde yararlı olacaktır.

Stratejik planlama sürecinde herzaman PEST ve SWOT analizlerine öncelik verilmelidir.

strateji2

Yukarıdaki şekilde stratejik planlama, iş planı ve iş modeli ilişkisi açık bir şekilde görülmektedir ki bu konuda oluşan bir çok spekülasyonun yanıtı olabilir.

 

SERMAYE YETERSİZLİĞİNDEN DOLAYI …

“Sermaye yetersizliğinden dolayı, evimi satıyorum, fabrikayı satıyoruz, iflas ettik gibi cümleleri çok sık duymaktayım ve bu da bana ters geliyor, ters geliyor çünkü buradaki söylem tamamen yanlış ve “sermaye yetersizliğinden dolayı” olan hiç bir şey yok. “Sermaye yetersizliğinden dolayı” yapılamayan tek şey, düşündüğün işe girişememektir.

Bu söylemi kendi kendime tercüme ettiğim zaman yorumlrımı şöyle özetleyebilirim :

1.       Girdiğim iş için başta tahmin ettiğimden daha fazla nakte ihtiyacım varmış : Yani İŞ PLANI yapmadım veya yaptığım İŞ PLANI sağlıklı değildi, yani İŞ PLANI’nı baştan sağma yaptım.

2.       Ben bu nakdi karşılayabileceğimi düşünüyordum ama karşılayamıyorum : Yani borç bulamıyorsun, neden ? Demekki işin, bu borcu zaman içerisinde geriye ödeyebileceğine borç verebilecek kişileri ikna edemiyorsun, yani aynı sonuç, ya İŞ PLANI yoktu veya yapılan sağlıklı değildi.

3.       Faiz oranları çok yüksek, borç alırsam işi yürütemem, sermaye koymam gerek ama o da yok : Çok iyi, çünkü faiz oranlarının üzerinde para kazanamıyorsan zaten cepten koyacağın sermayeyi de kaybedeceksin, en azından cebinde bu para olmadığından o riski taşımıyorsun.

Dikkat ettiyseniz SERMAYE YETERSİZLİĞİ’ni NAKİT YETERSİZLİĞİNE çevirdim, çünkü sağlıklı bir şekilde yapılan İŞ PLANI, sermaye ve nakit ihtiyacı ayrımını çok iyi yapacaktır. Aslında sermaye yetersizliğinden bahseden bir çok kişi, bulunamıyan nakit kaynağından bahsetmektedir ve bu naktin bulunaması yani bunu bankadan, eş-dosttan sağlıyamamakta veya nakit koyarak ortak olacak birini bulamamaktadır. Bunu nedeni de yukarıda bahsettiğim gibi çok basittir, borç verecek veya yatırım yapacak kişiyi bu borcun geri dönebileceğine ve para kazanılabileceğine ikna edememektedir, yani ya İŞ PLANI yoktur veya İŞ PLANI yanlış ve hatalıdır.

İşe başlıyanların veya işi sürdürenlerin elinde sağlıklı bir İŞ PLANI, yani yol haritası vaar ise, o iş için gerekli tüm sermaye ve nakit ihtiyacının hangi dönemlerde ve ne kadar olduğunu, ne zaman ve hangi şartlarda ödeyebileceğini görmemesi neredeyse imkansızdır.

İŞ PLANI olmamasının yarattığı diğer bir sıkıntı ise, dar boğazların neler olduğunun zamanında görülememesi ve deyim yerinde ise yumurta kapıya dayanınca hissedilmesi, ve bunun sonucunda da çok dar bir zamanda çözümlerin bulunammaası veya yetiştirilemesi, ve panik içerisinde yanlış karar verilmesidir ki, bunların sonuçları da çok ağır olur.

Aynı sonuç sağlıklı olarak yapılmayan bir İŞ PLANI ile de ortaya çıkar. Dolayısı ile İŞ PLANI yapılması, hakikaten ciddiye alınmalı, iş olsun diye baştan sağma yapılmamalıdır.

Yukarıda da söylediğim gibi, “Sermaye yetersizliğinden dolayı” yapılamayan tek şey düşündüğün işe girişememektir, eğer iş doğru ise, geri dönüşler mantıklı ise ve tüm bunlar düzgün bir şekilde İŞ PLANI’na dökülebiliyor ise gerekli nakdi zamanında bulmak imkanı her zaman yüksektir.

 

_________________________________

Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

 

STRATEJİK PLANLAMA yerine YARATICI STRATEJİLER

Stratejik Planlama doğası gereği geçmiş verileri kullanarak ileriye yönelik planlama yapmak için kullandığımız bir yöntemdir, ancak unutulmaması gereken en önemli nokta bu tekniğin yıllardır kullanıldığı ve artık değişen zamanlara bağlı olarak eskimiş bu yaklaşımları yenilemek gereğidir.

Artık tarih tekerrürden ibaret değil, herşey çok hızlı bir şekilde değişiyor, geçmişten ders almak ile, geçmişi kullanarak geleceği kurmak arasındaki farkı anlamak ve bugünden geleceği hazırlamak için yaratıcı düşünmek ve yaratıcı yaklaşımlar kullanmak gerekiyor. Aslında en büyük sorun, değişimin hızı nedeniyle artık yarını bugünden hazırlamaya çalışmak neredeyse olanaksız, dünden hazırlamamız gerekirdi.

Stratejik planlamanın kullandığı 2 boyutlu (excell dosyaları) formüller, diğer bir çok şey gibi eskidi ve artık yetersiz kalmakta. Bu nedenle geliştirmemiz gereken, düşünce tarzımızı değiştirerek yaratıcı stratejiler bulmak ve kullanmak.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Planlara Doğru Bakıyormuyuz ?

İş planı, satış planı veya pazarlama planı yaparken içine düştüğümüz en büyük hatalardan biri plana, şirket (ya da planladığımız iş) merkezli yaklaşarak müşterinin bakış açısını gözden kaçırmaktır. Zaman zaman işimizi, projemizi çok benimsediğimiz, sevdiğimiz zaman sanki onlar bizim çocuğumuzcasına onu ön plana çıkartarak merkeze oturturuz. Bu durumda da İş Planını veya satış ve Pazarlama Planlarını, pazardan ne beklediğimizi gözönüne alarak yazarız ve müşterinin bakış açısını gözardı etme eğlimi gösteririz. Aslında önemli olan müşteri merkezli düşünmek ve işe müşteri perspektifinden bakmaktır. Bunu yapabildiğimiz takdirde gerçekçi planlar ortaya çıkarabiliriz, aksi halde sürekli çalışmayan planlarla oyalanırız. Aşağıdaki beş soru ve yanıtları, planları daha fazla müşteri odaklı hazırlamamıza yardımcı olacaktır.

1- Hedefimiz kimdir?
2- Beklentileri nedir? Ne istiyorlar?
3- Onları nerde bulabliriz?
4- Onları etkileyenler kimlerdir? Veya nelerdir?
5- Nasıl satın almak istiyorlar?

Bu soruların yanıtı, planınızın ana hatlarını oluşturur ve ne yapmanız, nerde yapmanız, ne söylemeniz gerektiğini belirler

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

KRİZ DÖNEMİNDE İŞ PLANI

Evet sonunda beklenen oldu ve tüm dünya ile birlikte uzun sürecek gibi görünen büyük bir krizin içine girdik. Bu daha önce yaptığımız iş planında öngörebilmişmiydik ? Muhtemelen hayır, yani şimdi iş planımız yanlışmı ? Muhtemelen evet, artık bunun üzerinde yeniden çalışmaya başlayıp gerekli revizyonları yapmanın zamanı.

Unutulmaması gereken iş planının yaşayan bir döküman olduğu ve sürekli revize edilmesi gereği, değişim kaçımılmaz bir gerçektir ve değişimin tüm parametrelerini herzaman öngermek mümkün değildir.

Kriz dönemlerinde varolan müşterileri elde tutmaya, yeni müşteri kazanma çalışmalarından çok daha fazla önem vermek gerekebilir, hemen satış öngörüleri elden geçmeli, maliyet ve masraflar mümkün olduğunca minimize edilerek palnımızı güncelleştirmeliyiz. Önemli olan uzun dönem plan içerisinde kısa dönemleri gözden kaybetmemektir. Peki iş planımız yok ise ne yapacağız ??

HEMEN İŞ PLANI HAZIRLAMAK İÇİN KOLLARI SIVAYACAĞIZ

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

EVDEKİ HEASAP ÇARŞIYA UYMAZ

Yaptığınız işplanında beklenmeyen giderler kalemi yok ise ciddiye alınmayabilirsiniz, unutmayın yaptığınız sadece bir simulasyondur ve burada unutmanız muhtemel bir cok kalem olabilir. İş Planının erken safhalarında bu kalem daha sonrakilere göre daha yüksek olacaktır, plan üzerinde çalıştıkça da düşecektir.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANI YOL HARİTANIZDIR

Alice : Buradan gitmek için bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misin?
Cheshire Kedisi :
Nereye gitmek istediğine bağlı bu.
Alice : Neresi olduğunun önemi yok!
Cheshire Kedisi :
O zaman hangi yol olduğunun da bir önemi yok.
Alice : Sonunda herhangi bir yere varsın da.
Cheshire Kedisi :
Elbette varacaksın. Eğer yeterince uzun yürürsen.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANI FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI DEĞİLDİR

Zaman zaman iş planı ile fizibilite çalışmasının karıştırıldığını, her ikisinin de aynı şey olarak algılandığını görmekteyiz. Bunun temel nedenlerinden en önemlisi, he ikisinde de bazı ortak unsuların bulunmasından kaynaklanmaktadır, ancak bu ortak unsular her ikisinin bir birinin yerini almasını sağlamaz.

Fizibilite çalışması, ‘Bu iş yapılabilir mi  ? ‘ sorusuna yanıt arayan bir araştırma niteliğindedir. Herhangi bir fikrin olurunu araştırır ve bu fikrin olup olmayacağı konusunda karar verilmesine yarayacak verileri oluşturur. Bunu yaparken de , o işin başarıya ulaşması için değişik alternatif senaryoları inceler, bu alternatif senaryoların en başarılı olması muhtemel olanını belirler.  Diğer bir anlatımla, fizibilite çalışması, proje aşaması öncesinde, projeye (veya fikre) başlanıp başlanmaması kararının verilmesini sağlar.

İş planı ise bir planlama aracıdır, fizibilite çalışmasında yapılmasına karar verilen projenin, fikir düzeyinden gerçek yaşama geçişini sağlar ve bu yolda yapılması gerekenleri belirler. Ayıca, iş planı halen yürümekte olan işlerin de gelecekte varacağı yerleri gösterir.  Fizibilite çalışmasında belirlenen en iyi alternatif senaryo, iş planının temelini oluştur ve yapılacak işin nasıl yapılacağı konusundaki yol haritasını çizer. Fizibilite çalışması sonucu, yapılması düşünülen iş konusunda olumsuz bir karar verilir ise iş planı yapılmasına gerek kalmaz.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

İŞ PLANI NEDİR ? KİMLER İÇİN HAZIRLANIR ?

İş Planı, öncelikle sizin için hazırlanmalıdır, siz işin sahibi, yöneticisi veya bir fikri işe dönüştürmeye çalışan bir girişimci olabilirsiniz, iş planı sizin içindir

Bir bakkal dükkânının, küçük – orta bir boy bir işletmenin sahibi / yöneticisi veya çok büyük bir işletmenin herhangi bir kademedeki yöneticisi yaptığı işin nereye doğru gittiğini bilmek zorundadır, aksi halde boşuna çaba harcıyor olabilir. Nereye doğru gittiğinizi bilmek size yolda karşılaşabileceğiniz engelleri, bu engelleri aşmanın çözümlerini göstereceği gibi size yeni ufuklar da açacaktır.

Motosiklet dünyasında sıkça kullanılan çok sevdiğim bir deyiş vardır; Baktığın yere gidersin. Motor sürerken gideceğiniz yer, isteseniz de istemeseniz de baktığınız yerdir. Viraja girerken çıkış noktasına, tehlikeli bir durumda tehlike olan yöne değil, sizin kurtuluşunuzun olduğu yöne bakmak zorundasınız

İşiniz de aynı şekilde baktığınız yöne gider, ama bir planınız yok ise gözleriniz bağlıdır.

Bu yolda giderken zaman zaman planınız ile gerçekleşenleri karşılaştırmanız,  işinizin, kendinizin, çalışanlarınızın performanslarını değerlendirme olanağı sağlayacağından, gerekli önlemleri zamanında alma şansınız artacaktır.

Bu planı çalışanlarınızla, yöneticilerinizle paylaşmanız ve onların katılımını da sağlamız halinde onlar da planı sahipleneceğinden planın yürütülmesine destek vereceklerdir. Bu da, planın hedeflerine varması yolunda size büyük bir destek sağlayacaktır.Bu plan onlar için bir isteklendirme aracı, sizin için ise bir performans değerlendirme aracı haline gelecektir.

Bu plan, önünüze çıkacak dar boğazları zamanında görmenizi ve önlem almak için vakit kazanmanızı sağlayacaktır.

Finansal nedenlerle borçlanma veya ortak alma ihtiyacınız olabilir. Size borç vermeyi veya ortak olmayı düşünen kişi ve kuruluşları ikna edebilmeniz için işinizin nasıl gittiğini gösterecek tek araç iş planınızdır. Hiç bir kişi veya kuruluş nereye doğru gittiğini bilmediği bir işe para yatırmaz.Çalıştığınız kuruluşta büyümeye yönelik bir çalışmanızın veya yeni bir projenizin yönetim kurulundan desteğini nasıl sağlayacaksınız? Tabi ki onlara sağlıklı bir iş planı sunarak.

Sonuç olarak, yeni başlatılacak veya halen yürümekte olan her işin bugününü ve yarınlarını gösteren bir planı olmalıdır.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Next Page →

Follow on Feedly