İŞİMİZ ve ROBOTLAR

kuraAynı konu ile ilgili geçenlerde, ağırlıklı olarak beyaz yakalıların işlerinin robotlara doğru kayışı ile ilgili bir yazı yazmıştım.

Yeni okuduğum bazı yazılar, mavi yakalıların işlerini robotlara kaptırışı
ile ilgili.

Servis sektörü hızla otomasyona gidiyor. Bunun en büyük
örneklerinden biri aslında ATM’ler. 1980 li yıllarda (bu evre Türkiye’de
yaşanmadan geçti), ABD’de tüm ATM’ lerde insanlar istihdam edilirdi.
1990’larda nerdeyse dünyadaki tüm ATM’ler makineleşti robotlaştı.

Hızlı servis veren (fast food) restoranlar dünyanın en düşük ücretleri
ödeyen, aynı zamanda da en büyük insan sayılarını istihdam eden
kuruluşlar ama acaba bu daha ne kadar devam edebilecek?

Momentum Machines Inc. gurme kalitesinde hamburger yapan tam
otomatik robotlar geliştirmeye başlamış. Fast food restoran çalışanı
daha önce hazırlanmış olan hamburgeri ocağa atarken bu robot, taze
kıymadan hamburgeri istenen şekilde hazırlıyor, ızgaraya koyuyor, en
iyi şekilde pişmesini sağlıyor, hamburgeri ekmeğin içerisinde
yerleştirirken sipariş aşamasında istenen domates, soğan vs. yi de
yerleştirerek servis ediyor. Üstüne üstlük saatte 360 hamburger
hazırlayabiliyor.

Yapılan hesaplara göre bu robot bir yıldan kısa bir süre içerisinde
kendisini geri ödüyor, mutfakta kullanılan yeri minimize ettiği için satış
alanlarının genişlemesine de destek vererek restorana katkısını
yükseltiyor.

Japon sushi zinciri Kura başarılı bir şekilde fast food sektöründe robot kullanımına öncülük ederek 262 restoranının tamamında robot kullanımına başlamıştır. Bu sektörde ürünün tazeliği en önemli kriterlerden biri olduğu için bunun takibini yapan otomasyon sistemiz süresi dolan ürünü servis alanından hızla kaldırabilmektedir. Masalarındaki ekranlardan siparişlerini veren müşterilere siparişleri otomatik taşıyıcılarla gelmekte, yemeğini bitiren müşteriler tepsiyi masa yanındaki girintiye koymakta, bütün bulaşıklar robotlar tarafından toplanıp yıkandıktan sonra tekrar mutfağa yönlendirilmektedir.

Artık her restoranda ekip bulundurmak zorunda kalmayan şirket yönetimi de merkezileştirerek çalışan yönetici sayısından oldukça tasarruf etmeye başlamıştır.

Tüm bunların sonucu sushi fiyatın 100 yene (yaklaşık 2.5 TL) ye indirebilen şirket rakipleri üzerinde büyük bir baskı sağlamıştır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ancak unutulmaması gereken en önemli şey, Momentum Machines yöneticilerinden Martin Ford’un söyledikleri:

“Yaptığımız araçların amacı çalışanların verimliliğini artırmak değil. Onlardan tamamen kurtulmak.”

Peki biz buna hazırmıyız?

İŞİMİZ ve ROBOTLAR

İnsanoğlu endüstri devriminden bu yana sürekli makinalar benim işimi ne zaman elimden alacak korkusunu yaşıyor. Bugüne dek gelişen her teknoloji insanların işini eline alırken insana yeni işler yaratıyordu ama artık robot – bilgisayar – haberleşme – teknolojilerinin geldiği son durum düşünen ve öğrenen makinaları da geliştirmeye başladı.

Artık yok olmaya başlayacak meslekler mekanik işler değil beyaz yakalıların işleri de. Yani sadece şoförlük, kaptanlık ve pilotluk gibi işler değil avukatlık, doktorluk gibi işlerde önümüzdeki yıllarda hızla yok olmaya aday.

Yukarıdaki video AMAZON’un bir dağıtım merkezini nasıl işlediğini gösteriyor. O dağıtım merkezinde 10 yıl kadar önce yüzlerce kişi koşturuyordu.

İHA’lar (insansız hava aracı)  artık neredeyse savaş uçaklarının yaptığı bir çok şeyi yapabiliyor, arabalar kendi kendine gidiyor.

Çok ama çok yakın zamanda doktorluk mesleği gibi günümüzün gözbebeği meslekler de yok olacak.

Oxford üniversitesini yaptığı bir çalışmaya göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde ABD’deki işlerin %47 si yok olma riski ile karşı karşıya.

Sadece çalışanların değil, şirketlerin de işleri yok olma yolunda.

Şirketlerin ve çalışanların geleceği yaşamsal olarak önem kazanmakta ama unutmayın, Dan Pink’in dediği çok doğru: “Yetenekli insanların örgütlere,  örgütlerin yetenekli insanlara olan ihtiyacından çok daha az ihtiyacı var.” Bunun için ileride yaşamınızı sürdürebilmek açısından yeteneklerinizi geliştirmek ve kendinizi bir şirket gibi görerek İş Modelinizi yapmak zorundasınız.

NEREYE GİDİYORUZ ?

İşimizin dolayısı ile bizim geleceğimizin başarısı, daha önce de bir çok kez söylediğim ve yazdığım gibi geleceği görebilmekte ve vizyon oluşturabilmekte yatıyor.

Drucker’ın söylediği gibi; “Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır.”

Bunu yapabilmek için de çevreyi ve dünyayı çok iyi izlemek, sürekli neler olup bittiğini görmek ve yorumlamak gerekir.

William Gibson’ın söylediği de bunu destekler nitelikte; “Gelecek burada, ancak dağınık.”

Yaşamımız ve başarımız için bugünü görüp anlamak, yorumlamak ve onu tahmin ederek vizyon oluşturmak yaşamsal önem taşıyor.

Artık geleceği belirleyen en önemli şey teknoloji. Hızla gelişen teknoloji yaşamımızı sürekli değiştiriyor. Düne kadar robotların insanların yerini alacağını sanıyorduk , insana karşı robot. Ama artık bu karşıtlık eskisi kadar keskin gözükmüyor.

Makinalar hala bazı konulara insanın yerini almaya devam edecek ancak bunun yanı sıra :

–          İnsanlara destek vermekte,

–          Ve insanlarla yan yana çalışmakta.

Bu farkları çok iyi gözlemlemek, anlamak ve işimize yapacağı etkiyi görebilmek gerekiyor.

Bu konuyu ileride biraz daha geniş yazmak istiyorum ancak bugün aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim, dünyanın en hızlı robotu Kuka ile en hızlı ping pongcusu Timo Boll’a karşı:

Follow on Feedly