Yeni Fikirler

(9 Kasım 2009 da HABERTÜRK de yayınlanan yazı.)

Hızla gelişen teknoloji, rekabetin inanılmaz ve ağır baskısı, üretimin tüketimden daha fazla olması ve müşteri tercihlerindeki seçicilik artık şirketleri değişik olmaya, hem de her çok değişik olmaya zorluyor. Bu değişiklik sadece ürün ve/veya hizmette değil, şirketlerin hizmet anlayışlarının, tedarikçi ilişkilerinin, organizasyon yapılarının, müşteri ilişkilerinin de değişimini gerektiriyor uzun süreli yaşayabilmek için. Şirketler olarak artık sadece tüketiciye sağladığımız fayda yeterli olmuyor, bilinçlenen tüketici ne kadar doğaya saygılı olduğumuzu ne kadar yeşil olduğumuzu da değerlendirmelerinin bir parçası olarak görüyor.

Marty Neumeier‘e göre zig-zag’lar içerisindeki şirketlerin zag yani, satış ve karlılığını sürdürebilecek başarılı şirketlerin iyi ve değişik eksenleri üzerinde hem iyi hemde değişik olma özelliğini göstermeleri gerektiğini söylüyor.

Tasarımcı Düşünce‘nin (Design Thinking*)yaratıcısı Tim Brown‘a göre tasarım, sadece ürün, hizmet ve işlemleri değil, stratejileri de değiştirecek bir güç.

Prof.Robert Hayes, dün rekabet fiyatta idi, bu gün kalitede, yarın ise tasarımda olacak diyor.

Bu çabalar içerisinde küçüklü büyüklü bir çok şirket yenilikler geliştirmekte. Bu yeniliklerden bazı ilginç olanlarını aşağıda aktarmak istiyorum.

Bu yenilikleri ve fikirleri haftalık olarak size tanıtıp aktaracağız, sizlerinde bu tip yenilikçi uygulamalarınız veya fikirleriniz varsa bize yazın onları da tanıtalım.

WINK – (http://www.wink-eyewear.com)

Gözlük satıcısı olan WINK aslında hiç de yabancısı olmadığımız bir sistemi, gözlük sektöründe uygulamaya başlamış. Telefon ederek çağırdğınız WINK temsilcisi evinize veya iş yerinize gelerek gözlük koleksiyonunu (uzak – yakın veya güneş gözlüğü) ev veya iş yerinize getiriyor, önceden konuştuğunuz gereksiniminiz konusunda istediğiniz çerçeveyi seçmenize yardımcı oluyor, daha sonra camlarını takılmış olarak size gönderiyor.

Bu sistemin müşteri için avantajları, vakit kaybını önlemesi, bulunduğu yerin rahatlığında alışveriş edebilmesi ve çevresindekilerin fikirleri alması olarak özetlenebilir. Şirket açısından ise, mağaza masraflarını minimize etmek, müşterinin çevresindeki potansiyellere ulaşabilmek ve kendisini diğer gözlükçülerden farklı kılmak olarak değerlendirilebilir.

Aslında yıllar önce Türkiye de aynı şekilde saat satışı yapılırdı, hala yapılıyor mu bilmiyorum, eski bir uygulamanın yeni bir sektördeki tekrarı denebilecek bir yaklaşım, ancak sektörüne bir değişiklik getirdiği aşikar.

Box Life – (http://www.aboxlife.com/)

Birçok şirket Box-Life’ın sağladığı eski kutuları kullanarak ürünlerini son tüketiciye göndermeye başlamış. Kutuların özelliği, daha önce kullanılmış olan kutuların üzerindeki barkodu girerek aynı kutunun daha önce nereler gittiğini, hangi mesafeleri aştığını görebilmeniz.
Bu uygulamayı kullanan şirketin doğaya olan saygısını ön plana çıkartması şirketi ayıran özellik olarak oluyor.

Bunu gibi daha bir çok deşiklik örneği yaratıcılık sınırlarını zorluyor ve şirketleri değişik olma yönünde geliştiriyor.

Peki siz neler yapıyorsunuz veya yapmayı düşünüyorsunuz ?

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

9 Kasım 2009 – Habertürk’de yayımlanan makale

Girişimciler ve KOBİ’ler İçin İŞ PLANI – Business Plan – Nedir ?

(15 Ekim 2009 da HABERTÜRK de yayınlanan yazı.)

Nasıl bir mimar yapmayı düşündüğü bina için öncelikle eskizler hazırlayıp onun üzerinden projelendirmeye giderse, biz iş sahipleri ve yöneticiler de yapmakta olduğumuz veya yapmayı planladığımız işin (veya şirketin) bugününü ve yarın varmasını istediğimiz yeri gösteren bir eskizini, yani İş Planını yapmak zorundayız.

ABD’de yapılan bir araştırma sonucuna göre, ilk faaliyet yılı içerisinde kapanan şirketlerin %75’inin bir iş planı yok. Bu anlamda bir araştırmayı Türkiye için bulamama karşılık ATO’nun verilerine göre kurulan şirketlerin %35, ilk beş yıl içerisinde kapanıyor. Eminim ki bu şirketlerin en az %80’nin bir iş planı yoktur.

İŞ PLANI nedir ?

İş Planı, bir şirketin geçmişini, gelecek için vizyonunuzu ve bu vizyondaki hedeflerine varmak için uygulayacağı planları anlatan çok önemli bir stratejik planlama dokümanı (aracı) ve şirketinizin yol haritasıdır.

İŞ PLANI yeni kurulacak işler veya şirketler için ne kadar önemli ise, halihazırda faaliyette olan şirketler için de o kadar önemlidir.

Bir bakkal dükkânının, küçük – orta bir boy bir işletmenin sahibi / yöneticisi veya çok büyük bir işletmenin herhangi bir kademedeki yöneticisi yaptığı işin nereye doğru gittiğini bilmek zorundadır, aksi halde boşuna çaba harcıyor olabilir. Nereye doğru gittiğinizi bilmek size yolda karşılaşabileceğiniz engelleri, bu engelleri aşmanın çözümlerini göstereceği gibi size yeni ufuklar da açacaktır.

Motosiklet dünyasında sıkça kullanılan çok sevdiğim bir deyiş vardır; Baktığın yere gidersin. Motor sürerken gideceğiniz yer, isteseniz de istemeseniz de baktığınız yerdir. Viraja girerken çıkış noktasına, tehlikeli bir durumda tehlike olan yöne değil, sizin kurtuluşunuzun olduğu yöne bakmak zorundasınız.

İşiniz de aynı şekilde baktığınız yöne gider, ama bir planınız yok ise gözleriniz bağlıdır.

Bu yolda giderken zaman zaman planınız ile gerçekleşenleri karşılaştırmanız, işinizin, kendinizin, çalışanlarınızın performanslarını değerlendirme olanağı sağlayacağından, gerekli önlemleri zamanında alma şansınız artacaktır.

Bu planı çalışanlarınızla, yöneticilerinizle paylaşmanız ve onların katılımını da sağlamız halinde onlar da planı sahipleneceğinden planın yürütülmesine destek vereceklerdir. Bu da, planın hedeflerine varması yolunda size büyük bir destek sağlayacaktır. Bu plan onlar için bir isteklendirme aracı, sizin için ise bir performans değerlendirme aracı haline gelecektir.
Bu plan, önünüze çıkacak dar boğazları zamanında görmenizi ve önlem almak için vakit kazanmanızı sağlayacaktır.

Finansal nedenlerle borçlanma veya ortak alma ihtiyacınız olabilir. Size borç vermeyi veya ortak olmayı düşünen kişi ve kuruluşları ikna edebilmeniz için işinizin nasıl gittiğini gösterecek tek araç iş planınızdır. Hiç bir kişi veya kuruluş nereye doğru gittiğini bilmediği bir işe para yatırmaz. Çalıştığınız kuruluşta büyümeye yönelik bir çalışmanızın veya yeni bir projenizin yönetim kurulundan desteğini nasıl sağlayacaksınız?

Tabi ki onlara sağlıklı bir iş planı sunarak.

İŞ PLANI FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI DEĞİLDİR

Zaman zaman iş planı ile fizibilite çalışmasının karıştırıldığını, her ikisinin de aynı şey olarak algılandığını görmekteyiz. Bunun temel nedenlerinden en önemlisi, he ikisinde de bazı ortak unsuların bulunmasından kaynaklanmaktadır, ancak bu ortak unsular her ikisinin bir birinin yerini almasını sağlamaz.

Fizibilite çalışması, ‘Bu iş yapılabilir mi ? ‘ sorusuna yanıt arayan bir araştırma niteliğindedir. Herhangi bir fikrin olurunu araştırır ve bu fikrin olup olmayacağı konusunda karar verilmesine yarayacak verileri oluşturur. Bunu yaparken de , o işin başarıya ulaşması için değişik alternatif senaryoları inceler, bu alternatif senaryoların en başarılı olması muhtemel olanını belirler. Diğer bir anlatımla, fizibilite çalışması, proje aşaması öncesinde, projeye (veya fikre) başlanıp başlanmaması kararının verilmesini sağlar.

İş planı ise bir planlama aracıdır, fizibilite çalışmasında yapılmasına karar verilen projenin, fikir düzeyinden gerçek yaşama geçişini sağlar ve bu yolda yapılması gerekenleri belirler. Ayıca, iş planı halen yürümekte olan işlerin de gelecekte varacağı yerleri gösterir. Fizibilite çalışmasında belirlenen en iyi alternatif senaryo, iş planının temelini oluştur ve yapılacak işin nasıl yapılacağı konusundaki yol haritasını çizer. Fizibilite çalışması sonucu, yapılması düşünülen iş konusunda olumsuz bir karar verilir ise iş planı yapılmasına gerek kalmaz.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Follow on Feedly