BUKOWSKI, GİRİŞİMCİLİK VE DEĞER ÖNERİSİ

styleFarketingin den gelen bir mail yeni yazı haberini vermiş, “Başkalarının yapamadığı ne var sende?”. Güzel bir yazı, “Her iş, rekabetin yapamadığını yapabildiği ölçüde başarılı. Peter Thiel” üzerine inşa edilmiş her şeyi özetleyen, anlatan, GODIN tarzında kısa ve öz bir yazı diye düşündüm haddim olmayarak.

Bu sabah nereden takıldıysa kafama Bukowski ve onun “Style” adlı şiiri var kafamda ve sabahtan beri. Ve nedense bu şiir ve girişimcilik, yeni ürün, ve hatta “DEĞER ÖNERİSİ” harmanlanıp duruyor düşüncelerimin içerisinde.

Bu şiirin güzel bir Türkçesini bulamadım bir türlü ve bir yazımda kendi yaptığım ama bir türlü beğenmediğim bir tercümeyi tekrarlayacağım, bulduğunuz güzel bir Türkçesini bulursanız paylaşın benle lütfen.

‘’Stil herşeyin yanıtıdır.
Sıkıcı veya tehlikeli bir güne taze bir yaklaşım yoludur.
Sıkıcı birşeyi bir stil ile yapmak,
Tehlikeli bir şeyi stilsiz yapmaktan iyidir.
Tehlikeli bir şeyi stil ile yapmaya ise ben sanat derim
Boğa güreşi bir sanat olabilir.
Boks bir sanat olabilir.
Sevmek bir sanat olabiir.
Sardalya konservesini açmak bir sanat olabilir.
Stil sahibi insan pek yoktur.
Stili muhafaza edebilen (koruyan) pek insanda yoktur.
İnsandan daha çok stile sahip olan köpekler gördüm.
Buna karşılık stil sahibi köpekler çok değildir.
Ama kediler dopdoludur bununla.
……..
………
Hapisanede stil sahibi insanlara rastladım.
Hapisanede, dışarıdakinden daha fazla stil sahibi insana rastladım.
Stil değişikliktir, birşeyi yapmanın bir yolu, yapılmış olmanın bir yolu.’’

Başarılı girişimci olabilmenin önemli bir ögesi diye düşünmeye başladım stil ve tarzı, ama kelime içeriğinden ziyade Bukowski içeriğinde.

Yine aynı şekilde “değer önerisi” tasarım aşamasından itibaren bir stil taşımaya başlamalıdır ve bu stil değer önerisinin galiba en temel ögelerinden biridir.

Ve bu, başkalarında olmayan bir stil olmalıdır.

İŞ MODELİNİN YAPITAŞLARI

OSTARWALDER’in yeni kitabı “”DEĞER ÖNERİSİ TASARIMI” muhtemelen epey konuşulacak. Bu kavram, “İŞ MODELİ ÜRETİMİ”’nin yarılmaz bir parçası olduğu için “İŞ MODELİ”nin ne olduğunu hatırlamakta yarar olduğunu düşünüyorum.

‘İş Modeli, bir şirketin “değeri” nasıl yaratıp, nasıl dağıttığını ve finansal sürekliliğini kazandığını tanımlayan mantık modelidir’ (Business Model Generation).

Bu tanımlama, işin nasıl para kazanmayı amaçladığını gösteren ve işin dört ana ögesi olan müşteri, öneri altyapı ve finansal sürekliliği kapsayan dokuz temel yapıtaşından oluşur. Bu yapıtaşları :

1- Müşteri Grupları,

2- Değer Önerisi ( satılan şeyler),3- Kanallar,

4- Müşteri İlişkileri,

5- Gelir Akışı,

6- Temel Kaynaklar,

7- Temel Faaliyetler,

8- Temel Ortaklıklar,

9- Maliyet Yapısı olarak sıralanır.

Bunları tek tek ele alırsak:

1- Müşteri Grupları: Bu yapıtaşı, bir şirketin ulaşmayı ve hizmet vermeyi hedeflediği insan veya şirket gruplarıdır.Her iş modelinin temelini müşteri oluşturur, müşterisi olamayan bir işin, şirketin yaşaması olanaksızdır. Müşterilerin ihtiyaçlarını daha iyi tahmin edebilmek için müşterileri ortak ihtiyaçları, ortak davranışları ve diğer ortak özellikleri doğrultusunda gruplandırabiliriz. Bir iş modeli bir veya birden çok küçüklü büyüklü müşteri grupları tanımlayabilir. Şirket, bu müşteri gruplarından hangileri üzerinde yoğunlaşması ve hangilerini kaale alması gerektiği konusunda bilinçli bir karar vererek seçim yapmak zorundadır. Bu karar verildikten sonra müşteri gruplarının özel ihtiyaçları göz önüne alınarak bunların çevresinde bir iş modeli oluşturulabilir.

Müşterilerin gruplanmasında kullanabileceğimiz özellikler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

-Özel ihtiyaçları olanlar

-Değişik kanallar ile ulaşılanlar

-Değişik ilişkiler gerektirenler

-Değişik karlılıklar sağlayanlar

-Sunulan değer önerisinin değişik yanları nedeniyle satın alanlar gibi.

2- Değer Önerisi: Bu yapıtaşı, bir müşteri grubu için değer oluşturan ürün veya/ve hizmetler paketinden oluşur.

Bu değer önerisi nedeni ile müşteri bir şirket ile iş yapmaya yönlendirir, müşterinin bir sorununu çözer veya bir ihtiyacını tatmin eder. Her değer önerisi, bir grup müşterinin gereksinmelerine göre hazırlanmış ürün ve/veya hizmet paketinden oluşur. Bu anlamda bakıldığında değer önerisi şirketin müşteriye sunduğu yararlar paketi toplamıdır.

Bazı değer önerileri yaratıcı ve özel hazırlanmış paketlerdir. Bazıları ise hali hazırda pazarda bulunabilen ancak değişik özellikler içeren değer önerileridir.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular şunlardır;

– Müşterimize sunduğumuz değer nedir?

– Müşterimizin hangi sorununu çözmesine yardımcı oluyoruz?

– Müşterimizin hangi ihtiyacını karşılıyoruz?

– Her müşteri grubuna sunduğumuz ürün ve hizmet paketi nedir?

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular şunlardır;

– Kimin için değer yaratıyoruz?

– En önemli müşterilerimiz kimlerdir?

3-Kanallar: Bu yapıtaşı, şirketin değer önerisini müşteri gruplarına ulaştırmak için bu gruplarla nasıl iletişim kurduğunu ve onlara nasıl ulaştığını tanımlar.

İletişim, dağıtım ve satış kanalları şirketin müşteri ile olan ara yüzünü oluşturur. Kanalların müşteri ile direkt ilişkide olması nedeniyle müşterinin bizimle olan deneyiminde önemli bir rol oynar.

Kanalların Fonksiyonları;

– Bir şirketin ürün ve hizmetleri konusunda müşteriler arasında farkındalık yaratmak,

– Müşteriye, şirketin sunduğu değer önerisini değerlendirme olanağı sağlamak,

– Müşterinin ürünü ve hizmetleri satın almasına yardımcı olmak,

– Değer önerilerini müşteriye ulaştırmak,

– Satın alma sonrası destek sağlamak.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular şunlardır:

– Müşteri gruplarımız kendilerine hangi kanallar aracılığı ile ulaşılmasını istiyor?

– Şu anda onlara nasıl ulaşıyoruz?

– Kanallarımız nasıl bütünleşmektedir?

– Hangileri en etkindir?

– Kanalları müşteri ile nasıl bütünleştiriyoruz?

4-Müşteri ilişkileri: Bu yapıtaşı, şirketin belirli müşteri grupları ile ne şekilde ilişki kurduğunu tanımlar. Şirketler, belirli müşteri grupları ile ne çeşitte bir ilişki kurmak istediklerini açıklığa kavuşturmak zorundadır. Bu ilişkide kişisel ilişkiden otomatik ilişkiye kadar değişen bir yapıya sahip olabilir. Müşteri ilişkilerini yapılandıran motivasyonlar:

– Yeni Müşteri kazanmak,

– Var olan müşterileri korumak,

– Satışları artırmak,

Olabilir.

Müşteri ilişkileri müşterinin şirket ile olan deneyiminin tamamını şekillendirebilir.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular şunlardır.

– Her müşteri grubumuz, kendileri ile ne şekilde ilişki kurmamızı ve devam etmemizi istiyor?

– Bu ilişkilerden hangilerini oluşturabildik?

– Bunların maliyeti nedir?

– Bunlar İş modelimize ne kadar uyum sağlıyor?

5-Gelir Akışı: Bu yapıtaşı, şirketin her müşteri grubunda ne kadar gelir elde ettiğini belirler.( Gelirler, gelen nakitten maliyetlerin düşülmesi ile belirlenir.) Müşteri ne kadar önemli ise gelirde en az o kadar önemlidir. Şirket, her müşteri grubuna önerdiği değere ne kadar ödemeye hazır olduğunu anlamaya çalışmalıdır, bunu yapabildiği sürece müşteri gruplarından gelir akışı sağlayacaktır. Her gelir oluşumu değişik bir fiyatlama mekanizması olabilir. Sabit fiyat, pazarlık edilebilir fiyat vs. Gibi.

Bir iş modelinde iki değişik gelir akımı söz konusu olabilir, mal satışında alınan tek bir ödeme veya daha sonra müşteri desteği verilerek alınacak ödemeler.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular;

– Müşteri önerimize ne kadar ödemeyi düşünüyoruz?

– Ne için ödüyor?

– Nasıl ödüyor

– Nasıl ödemeyi tercih eder?

– Her gelir akışının toplam gelire olan oranı nedir?

6-Temel Kaynaklar: Bu yapıtaşı,herhangi bir iş modelinin çalışabilmesi için en önemli varlıktır.

Her iş modelinin içerisinde muhakkak temel kaynaklar bulunur. Bu kaynaklar bir şirketin değer önerisinin üretilmesini, sunulmasını,pazara ulaşmasını, müşteri grupları ile ilişkilerin sağlanmasını ve gelir akışı sağlamasını sağlar. İş modelinin şekline göre değişik kaynaklar gerekebilir.

Mikroçip üreten bir firma için çok pahalı makinalar gerekir buna karşılık mikroçip tasarlayan bir şirket insan üzerine yoğunlaşır.

Temel kaynaklar finansal,entelektüel veya insan olabilir, şirketin malı olabilir veya kiralanabilir, veya temel ortaklardan sağlanır.

Bu yapıtaşlarını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular şunlardır;

– Değer önerisini yaratmak için hangi temel kaynaklara ihtiyaç var,

– Aynı şekilde dağıtım kanallarımızın müşteri ilişkilerimizin , gelir akışımızın gerektirdiği kaynaklar nelerdir?

8-Temel Ortaklar: Bu yapıtaşı iş modelinin çalışmasını sağlayan ortaklar ve mal ve hizmet sağlayıcılardan oluşur.

Şirketler artık birçok nedenden dolayı iş modellerinde çeşitli ortaklıklar kurmaktadırlar ve bunu yaparak iş modellerini optimize eder ve riskleri düşürürler.

Temel ortaklıkları dörde ayırabiliriz;

– Rakip olmayanlar arasında stratejik işbirliği,

– Rakip olanlar arasında stratejik işbirliği,

– Yeni bir işe girmek için şirket ortaklıkları,

– Güvenli girdi sağlamak için satın alan-satan ilişkileri.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular;

– Temel ortaklarımız kimlerdir?

– Kimlerden mal alıyoruz?

– Ortaklarımızdan hangi temel kaynakları sağlıyoruz?

– Ortaklarımız hangi temel faaliyetleri yapıyor?

9-Maliyet Yapısı: Bu yapıtaşı iş modelinin çalışması için gerekli tüm maliyetleri içerir.

Bir değer önerisi yaratmak, bunu müşteriye ulaştırmak ve gelir yaratmak bir maliyet sonucu oluşacaktır.

Bu yapıtaşını oluştururken yanıtlamamız gereken sorular;

– İş modelimizdeki en önemli maliyet kaynağı nedir?

– En pahalı olan temel kaynaklar hangileridir?

– En pahalı olan temel faaliyetler hangileridir?

Alexander Osterwalder, yukarıdaki ögeleri bir araya getiren bir İŞ PLANI TUVALİ hazırlamış, kendisinden izin alarak tercümesini yaptığım“İŞ MODELİ TUVALİ`ni veya İŞ MODELİ TUVALİ Şematik Yapısı’nı buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

HERKESTEN ÖZÜR DİLERİM

Geçenlerde yazmış olduğum “THY de bunları yaparsa !!” yazısın yazdığım ve vakit ayırdığım için öncelikle kendimden, sonra da okuyan ve buna vakit ayıran herkesten özür dilerim. Durumun gerçekte bu kadar vahim olduğunu maalesef fark edememiştim.

204

Ancak BU YAZILANLARI okuduktan sonra durumun vahametini, THY uçaklarının halen uçmaya devam edebilmesinin bile bir başarı olduğunu, anladım ve takdir ettim.

İŞİNİZE GEREKEN DEĞERİ VERİN Kİ O DA SİZE DEĞER VERSİN

CARGOKars’tan beklediğim bir paket için dün Kars Sürat Kargo’dan aradılar, konuşmaya geçmeden önce temel bilgileri vermekte yarar var.

Göztepe, Bağdat Caddesine 2., Tütüncü Mehmet Efendiye 1. Paralelde oturuyorum.


- Efendim bir gönderiniz var,

- Evet,

- Ancak sizin bulunduğunuz bölgeye hizmetimiz yok, Caddebostan Şubesinden gelip alabilir misiniz?

- Hayır,

- Peki.


Ekteki haritada, Sürat Kargo’nun kendi sitesinden alınmış ofisleri var, biri benim olduğum yere 1181 metre, diğeri ise 850.

201

Kargo şirketiyim diye ortaya çıkan bir şirketin bu mesafeleri sınırları dışında görmesi imkansız, o zaman aklıma gelenler şunlar:

1. Her kargoya aynı işlemi yapıyorlar, amaç hizmet maliyetlerini minimize ederek bunu alıcıya yıkmak. O ZAMAN BU ŞİRKETİN YAŞAM SÜRESİ NE OLUR?

2. Şirket çalışanları adres okumayı, harita kullanmayı veya şubelerin yerlerini bilmiyor, veya bu konuda eğitilmemiş. İŞİ ADRESLE OLAN BİR FİRMA BU DURUMDA NE KADAR YAŞAR?

3. Şirkette kontrol, müşteri memnuniyeti vb. konular konu bile değil. O ZAMAN BU ŞİRKETİN YAŞAM SÜRESİ NE OLUR?

4. Gönderici şirketin müşteri ilişkilerini zedeliyorlar, bu iş modeli (çok yanlı platform) ile hareket eden şirketin bir biri ile ilişkili müşterilerini kötü yönde etkileyeN BİR ŞİRKETİN ÖMRÜ NE KADAR OLUR?

Ne olur siz siz olun işinize gereken değeri verin ki o iş de size değer versin.

202

Evet, hızlı olmak yetmez, BİLMELİSİN YAPTIĞIN İŞİ Smile

YALIN DERKEN YALAN OLMAK DA VAR

lieSürekli gündemde olan, aslında gündemde olmaktan ziyade yaşamın kendisi haline gelmiş olan bir konu var, yalın girişim. Yalın kavramı artık girişim aşamasının yanı sıra yönetimin her aşaması için konuşulan, uygulanan, uygulanmaya çalışılan bir kavram, halihazırda yaşamının ortasına gelmiş olan şirketler bile yalın yönetim modelini uygulama çabasında.

Yalın hareketin en önemli iki kavramından biri “dene – ölç – düzelt – dene” döngüsü ve bunu yapabilmek için geliştirilen minimum kabul edilebilir üründür.

Bu döngü içerisinde minimum kabul edilebilir fonksiyonları gerçekleştiren ürünün geliştirilmesi de oldukça kapalıya yakın bir çevre içerisinde yapılmalı, kıymetli kaynakların harcanacağı geniş pazarlama faaliyetlerine girerek kabul edilebilir hale gelecek bir ürünü göz göre göre kötü deneyim yaşatarak kabul edilemez ürün hale getirmemelidir, ki yapılan en önemli hata genelde bu noktada olmaktadır.

Uzun bir süre önce, yeni bir kavramla ortaya çıkan bir araba kiralama şirketindeki kötü deneyimimi anlatarak şirketi uyaran bir yazı yazmıştım. Şirketin hemen ilgilenmesi, beni aramaları vs. onların geleceği konusunda beni umutlandırmıştı ancak arada bir sitelerini kontrol ettiğimde hiç bir düzelme yapılmadığını gördüm. Bu arada bana bile ulaşan şikayetler giderek arttı.

Uzun bir süredir bu şirket hakkında bir şey duymadığım için bu yazıyı yazarken gidip şirketin web sayfasına bir bakayım dedim. Bakınca da artık şirket sahiplerinin, ortaklarının veya yöneticilerinin şirketle  pek ilgilenmedikleri duygusuna kapıldım. Sitenin ana sayfasında aşağıdaki koca yazı var:

184

Belli ki yaz başında yazılmış ama bugün Ekimin 12’si. Belli ki yalın girişim yalan olmaya doğru gidiyor.

Bu sabah facebook’da dolanırken bir ilan geldi önüme, yeni bir restoran arama sitesi. Bakayım Restoranara’yı diğerlerinden ayıran, ortaya çıkmasına ve ilan vermesine sebep olan ve beni diğer sitelerden kopartıp kendisine bağlayacak olan özellikler neymiş diye.

Böyle bir siteyi incelerken doğal olarak bildiğim çevrede neler gösteriyor diye “Yakınımdakiler” menüsüne tıkladım.

Aşağıdaki harita çıktı karşıma ki doğru, merkezde ben varım ve çevremde bazı restoranlar gözüküyor.

179

İl bakışta bu restoranların sayısı bana çok az gibi geldi ve biraz bakınca görülen sayının gerçek sayıdan çok aşağılarda olduğunu anladım. Sanırım harita kapsamındaki alanda görülen retoran sayısı gerçeğin sadece yüzde 5’i falan. Bunu söylerken de öyle ufak tefek veya bilinmeyen yerlerden bahsetmiyorum.

Göztepe köşedeki restoranı tıkladım ve aşağıdaki haritadaki bilgi belirdi :

180

Starbucks Çiftehavuzlar bu noktadan çok daha uzakta. Bu noktada hatırlayabildiğim kadarı ile 5 veya 6 restoran var ve kafe var.

181

Maltepe Dominos Pizza’nın Selamiçeşme’de ne işi var diye düşünmeden edemedim.

Bir de filitreleri deneyerek bakmak istedim ve çevredeki içkili yerleri arattım.

183

Beni bildiğim en az 5 yer olmasına rağmen haritada hiç bir şey yok.

Bir daha bu siteyi kullanacakmıyım ?

HAYIR,

Benim gibi aynı şeyi hisseden kaç kişi olacak ?

BİRÇOK,

Harcanan reklam giderleri ne oldu ?

BOŞA GİTTİ ve TERS TEPTİ.

Bir çok kişiye duyurulan bu site ziyaret edenlerin çoğu tarafından “bir işe yaramaz” diye nitelendirilerek zihinlerde kullanılmayacaklar listesine gitti.

Hem para harcayıp hem de insanları kaçırmanın en kolay yolu henüz hazır olmayan ürünü denetmek için yapılan ilandır, başarısızlık yolunu çok hızlandırır.

Yola çıkarken daha oturmamış, yanlış sonuçlar veren bir ürün kavramı, ürünü doğmadan öldürecektir.

Buraya kadar sadece düzgün, kullanılabilir olmayan bir ürünün erken kullanılmasından bahsettik.

Peki genel fikir olarak ne durumda bu girişim?

Alternatiflerinden daha fazla bir şey sunuyormu?

GÖREMEDİM,

Google haritalarından bile çok daha fazla ve doğru bilgi edinmek mümkün.

O zaman ürünün başarı şansı ne????


Restoranaranın bu yazıya bir cevabı var, aşağıda görebilirsiniz, kendilerine başarılar dilerim.


Tufan Bey tekrar merhabalar,

Yazınızı gönderir göndermez okudum ancak bu akşam olağan toplantı günümüz olduğu için yazınızı toplantıda değerlendirmeden geri dönüş yapmak istemedim.

Söylediklerinizde çok haklısınız mekan sayımız oldukça yetersiz ancak şöyle bir bilgi vermek isteriz reklam kampanyamıza ayırdığımız rakam tahmin ettiğinizden çok az.Ancak yine de erken davrandığımızı kabul ediyorum.En azından 5000 mekanı bulmadan reklama başlamamalıydık, ancak bu reklamı yapmasaydık sizden aldığımız gibi feedback’ler alamayacaktık.Sonuç olarak bugünki toplantıda da bu konu konuşuldu ve mekan ekleme hızımızı arttırmak için farklı çalışmalar yapma kararı aldık.

Dominos Pizza ve Starbucks’ın yerleri konusundaki durum ise bizi biraz şaşırttı.Çünkü biz o mekanların koordinatlarını Starbucks ve Dominos Pizza’nın kendilerinden alıyoruz.Ancak yinede en yakın zamanda düzeltmeye çalışacağız.

Yazınız biraz sert olsa da zaman ayırıp yazdığınız için teşekkür ederiz.Görüşmek üzere.


DEĞER ÖNERİSİ TASARIMI

Alexander Osterwalder’in yeni kitabı “Value Proposition Design – Değer Önerisi Tasarımı” adlı kitabi 5-6 gün içerisinde çıkmak üzere. Ostarwalder’’in yazdığı ilk kitap “Business Model Generation – İş Modeli Geliştirme” artık özellikle girişimciler için klasik bir el kitabı olmaktan öte, neredeyse girişimciliğin temel kaynak kitabı haline geldi ve yalın girişimin yolu İş Modeli’nin Değer Önerisi’nden geçiyor.

Müşteri tüm İş Modellerinin temel direğini oluşturuyor, buna bağlı olarak müşteriye sunulan değer önerisi de işin ana temel direğini oluşturmakta.

“Business Model Generation – İş Modeli Geliştirme” kitabında kullanılan tuvali sanırım Türkçeye ilk çeviren bendim ve konu ile ilgili yazılardan ilkini de benim yazdığımı tahmin ediyorum 4 yıl önce.

“İŞ MODELİ (BUSINESS MODEL) İŞ PLANI DEĞİLDİR” di yazının adı.

Osterwalder’in yeni kitabı “Value Proposition Design – Değer Önerisi Tasarımı” konusunda bir şey gördüğümü hatırlamıyorum, buna dayanarak belki bu konuda da ilk yazıyı ben yazmış olurum düşüncesindeyim. Ama belirtmekte de yarar var, Osterwalder ile akrabalık, arkadaşlık veya ortaklık ilişkim yoktur Smile.

Daha öncede söylediğim gibi herhangi bir iş modelinin en önemli yapıyaşı müşteri ve buna bağlı olarak da ona sunduğumuz değer önerisidir. Bu anlamda Ostarwalderi’n ilk kitabında konu oldukça derinlemesine irdelenmiş ve “Değer Önerisi Tuvali” geliştirilerek “Business Model Generation – İş Modeli Geliştirme” kitabının merkezi oluşturulmuştur.

İş Modeli’nin en önemli yapıtaşı olan”Değer Önerisi” oldukça karmaşık bir yapıya sahip gibi görülüğünden bunun daha anlaşılır hale getirilmesini sağlamak ve İş Modeli’nin içine oturtulmasını kolaylaştırmak için yazıldığı ilk yüz sayfayı okuyunca edindiğim intiba. Okurlara açık olarak sunulan ilk yüz sayfa kitabın tamamının okunması isteğini kamçılıyor.

Sanırım “Value Proposition Design – Değer Önerisi Tasarımı” girişimciler için diğer kitap kadar önemli bir el kitabı halini alacak.

Aslında yalın girişim modeli içerisinde başarısızlığa uğrayan bir çok proje, değer önerisi tasarımını yeterince çalışmayıp, minimum kullanılabilir fonksiyonları geliştiremeden ortaya çıkan projelerde oluyor. Yazdığım son bir kaç yazıda bu örnekler rastlamak mümkün.

THY de bunları yaparsa !!

ucakUzun zamandır iç hatlarda özel havayollarının yerine THY’yi kullanmaya başladım. Zaten artık hepsi geç kalkıyor, servis derseniz bazılarında zaten yok. THY’yi tercih etmemin tek sebebi hala koltuk aralıklarının geniş olması ve rahat oturabilmem, ikincisi de ikramları.

Ucuz hizmet verebilmek için bedava ikram yok lafları falan bence hikaye çünkü şimdi artık fiyatlar birbirine zaten çok yakın. Hele Pegasus’ta koridor tarafı, emergency exit, bir kahve, bir sandviç derseniz fiyat zaten herkesten yüksek oluyor.

Aslında burada söylemeden geçemeyeceğim, bir gün Pegasus’a nevalemi alıp bineceğim ve yolda açacağım piknik paketimi bakalım ne olacak Smile.

Bayram tatilini Bodrumda geçirmeye karar verince de biletimizi THY’den aldık. Giderken sabah 7:25 uçağına yer almamıza karşılık 10:30 uçağı ile gitmemize, 10:30 uçağının da 10:30 yerine 11’i geçe kalkmasının dışında pek bir şey fark edemedik, zira uçağa yetişmek için 4 de kalktığımızdan biner binmez uyumuşuz.

Bu arada yer personelinin bir kısmının harika güler yüzünün yanı sıra bir kısmının odunluğu hiç değişmediği için bahsetmeye bile gerek yok.

Dönüşte ise her şey zamanında oldu ama o kadar çok şey fark ettim ki bu kadar bir şeyin bir arada olması yönetimde büyük sorunlar olduğunun göstergesi gibi geldi bana. Doğal olarak deve kesmek ile yönetim ve yöneticilik arasında büyük farklar bulunuyor.

Öncelikle ikram yenemeyecek kadar kötü idi.

ucakikram

Yolcuların çoğu içinde zeytin ezmesi emaresi dahi olmayan, yemek için çok sert, kopartırken de lastik gibi kopmayan zeytin ezmeli çöreği yemedi.

Bu demektir ki yolcu, yani müşteri ile ilgili şeyleri kontrol eden kimse yok, kalite kontrolü yapılmadan mal satın alınır mı? Demek THY alıyor, bari uçaktakiler, kendi uçakları ile ilgili şeyleri kontrol edip değiştirme yetkisine sahip olsalar. Bu bir çok şeyi değiştirir ama bu düşünmeyi, işine özen göstermeyi gerektirir.

İl bindiğimde THY’nin SKYLIFE dergisine bir göz atayım dedi ve aşağıdaki ilanı görünce hoşuma gitti, ehh artık demek ki uçarken de bazı şeyleri halledebilecektim.

ucakdergi1

Ama nerdeeee, tabletimi açmama bile izin yok. Güler yüzlü ve her şeyi çözmek için can atan sevimli kabin görevlisine sordum ve sadece bazı uçaklarda geçerli olduğunu öğrendim bunun ama hangi uçaklarda geçerli olduğunu bilmiyordu görevli.

1. TTNET’in özensizliği malum, ama burada hangi uçaklarda geçerli olduğunu söylemesi gerekir, aksi halde bu ilan yanıltıcıdır ve tüketiciyi aldatmaya yöneliktir.

2. İlanı alan SKYLIFE sadece THY’de dağıtılan bir dergidir, THY’yi de ilgilendiren böyle bir ilanın birileri tarafından kontrol edilip onaylanması gerekmez mi?

ÖZENSİZLİK

O sırada önümdeki koltuğun arkasında yazılı olanlar dikkatimi çekti, sadece koridor tarafındaki koltuklarda var, diğerlerinde yok. Bir anlam veremedim.

ucakic

“Koltuk başlığı kalkış, iniş ve taksi esnasında aşağı indirilmelidir – Stow headrest for taxi, takeoff and landing” ne demektir bilen varsa ne olur bana söylesin, zira uçuş görevlileri bile bilmiyor ne demek olduğunu. Madem ne demek olduğu belli değil neden yazıyor orada ?

Kimse bakmıyor bu uçaklara anlaşılan…. – ÖZENSİZLİK !

Artık ben resim çekmekten ve anlamsız şeyleri düşünmekten bıkmış bir vaziyette uçaktan inip bizi terminale götürecek olan otobüse binmiştim ki, aman, o neeee?

Artık resim çekmeye halim kalmamıştı. Alanda yan yana dizili bir çok THY uçağının kuyruklarındaki logolar birbirine benzemiyor. LOGO !!!

(Aşağıdaki resmi bugün bir gazetede gördüm, ve otobüste gördüğüm manzara, uçak kuyruklarında 3 ayrı logo !)

192

Buna yorum yapmak bile imkansız.

İşinizi ciddiye alın ve özen gösterin, aksi halde gülünç olmak bir yana, küçük ve orta boy işletmelerle pazara yeni girenlerin böyle büyük, abuk hata yapma lüksü yoktur unutmayın.

İŞİNE SAHİP OLANI MÜŞTERİ DE SAHİPLENİR

nargileGençliğimde Galata Köprüsünün altına giderdik arada bir nargile içmeye. O zamanlar nargilede gerçek tütün kullanılırdı, bugünkü gibi meyve kabukları değil.

Nargileyi, pipo, puro ve sigaradan ayıran çok önemli bir özellik vardır, çoğu kimse bilmez veya farkında bile değildir.

Özellikle pipo ve puroda ağıza, özellikle dile acılık gelebilir. Bunun sebebi çekilen dumanın sıcak olmasında yatar, sıcak duman dilin terlemesine ve böylece kötü bir tat alınmasına neden olur, onun için puro ve pipo içmenin ve zevk almanın bir çok inceliği vardır. Nargile ise sizin hiç bir şey yapmanıza gerek kalmadan dumanı, sudan geçirerek soğutacağından çektiğiniz her nefes bir haz kaynağı olacaktır.

Yazı fazlası ile tütüne övgü gibi olmaya başladı, muhtemelen bunun en büyük nedeni tütünü bırakmamın henüz 2 ay, 17 gün, 9 saat olmasında yatıyor.

Amacım tütün övgüsü değildi başlarken, Yeşilay’ın yaptığı, nargileyi konu alan bir kamu spotuydu. Bu spotu sürekli TV’lerde görüyorsunuz, izlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bu filim “nargile bir tütün ürünüdür” diye başlıyor. Nargile, bir tütün ürünü değil, bir tütün içme aracıdır, nargilede kullanılan tütün ürünü ise nargilenin lülesine konan tömbekidir.


nargile
isim Farsça n¥rgile

isim Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç.

tömbeki
isim, bitki bilimi eskimiş Farsça tenb¥k°

isim, bitki bilimi Özellikle İran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü, nargile tütünü (Nicotiana persica)

Kaynak :TDK


Aslında yapılmaması gereken bu tip hataları ben de çok yapıyorum, Türkçem maalesef çok iyi değil, bir editör ile birlikte çalışabilecek kadar geniş bir ekip kuramıyorum. Bunlar benim sorunum. Ancak böyle bir reklam spotu hazırlayan bir ajansın, metin yazarının, bu parayı verip bu filmi hazırlatan kurumun böyle bir lüksü yok.

Bu, öncelikle hazırlatan kurumun, ardından da bunu hazırlayan ajansın, metin yazarının özensizliğini, işini gereği kadar önemsemesini, profesyonellikten uzak olduğunu, baştan sağmacılığını vurguluyor.

Ne demek istediğini bilmeyenin söylediği şey ne kadar doğrudur?

Bu soru işareti varılmak istemem sonucu baştan baltalıyor.

Sizler, Yeşilay’ın, benim yaptığım bu temel hatayı yapmayın. Her fırsatta, özellikle müşterilerinizle olan ilişkilerinizde işinize ne kadar değer verdiğinizi, o konuda ne kadar hassa ve ciddi olduğunuzu gösterin. Gösterin ki müşteriniz sizi sahiplensin, size bağlansın.

YENİ AÇIK EĞİTİMLER

İŞ PLANI EĞİTİMİ : Yöneticiler ve girişimciler için / BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

TARİH: 17 Ekim 2014 – 09:00-18:00

YER: STUDIO OFFICES

KİŞİSEL İŞ MODELİ SEMİNERİ / BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

TARİH: 17 Ekim 2014 – 09:00-18:00

YER: STUDIO OFFICES

İNSANOĞLU GİRİŞİMCİ DOĞAR

coolbabyMicro kredi kavramının kurucusu, Nobel Barış Ödülü sahibi Muhammad Yunus’un dediği gibi “Tüm insanlar girişimci olarak doğar. Maalesef birçoğumuz bu yönümüzü açma fırsatı bulamayız ve gizli kalır.”

Mağaralarda yaşadığımız dönemlerde hepimiz girişimciydik ve kendi işimizi yapıyorduk. Yiyeceğimizi buluyor, karnımızı doyuruyorduk.

Ama uygarlık ilerledikçe bu yönümüz bastırıldı, işçi ve çalışan olduk, çünkü bizi sen işçisin diye damgaladılar. Girişimciliğimizi unuttuk.

Evet, hepimiz aslında girişimci olarak doğuyoruz, ancak bu hepimizin birer şirket kurması anlamına gelmiyor tabi ki. Ama bir çoğumuz zaman içerisinde şirket de kurmaz zorunda kalacağız, kapitalist sistemin gereği şirketler çalışan yerine taşeron kullanmaya daha fazla itildikçe, teknolojik gelişim arttıkça, şirketlerin ömrü kısalmaya devam ettikçe öncelikle işinde iyi olanlar taşeronluğa doğru itilecekler ve şirket kurmak zorunda kalacaklar.

21. yüzyılda hala 20. yüzyıl uygulamalarını kullanıyoruz ama bunlar çok hızlı değişmek zorunda kalacak.

Geleceği belirleyecek olan 5 temel faktör var;

Teknoloji

Küreselleşme

Nüfus ve yaşama süresi

Toplum

Enerji Kaynakları

Bu beş faktör dünyamızın, toplumun, iş yaşamının, işimizin geleceğini şekillendirecek, hatta dünyadaki politik yapıyı şekillendirecek

Peki gelecekte şirketler nasıl olacak ? İşimiz nasıl olacak ? Bunları şimdiden düşünmeye ve konuşup anlamaya çalışmamız gerekiyor. Çünkü değişimin hızı artık çok yüksek ve eskiden nesiller alan ve büyük olduğunu sandığımız değişimler artık ömürlerimize sığmaya başladı, bunları öngöremeyenlerin yaşamları kısalacak ve değişim yaratanlar, öngörebilenler yaşayacak.

Next Page →