ŞİRKETİMİZİN GELECEĞİ

İŞİMİZ ve ROBOTLAR

İnsanoğlu endüstri devriminden bu yana sürekli makinalar benim işimi ne zaman elimden alacak korkusunu yaşıyor. Bugüne dek gelişen her teknoloji insanların işini eline alırken insana yeni işler yaratıyordu ama artık robot – bilgisayar – haberleşme – teknolojilerinin geldiği son durum düşünen ve öğrenen makinaları da geliştirmeye başladı.

Artık yok olmaya başlayacak meslekler mekanik işler değil beyaz yakalıların işleri de. Yani sadece şoförlük, kaptanlık ve pilotluk gibi işler değil avukatlık, doktorluk gibi işlerde önümüzdeki yıllarda hızla yok olmaya aday.

Yukarıdaki video AMAZON’un bir dağıtım merkezini nasıl işlediğini gösteriyor. O dağıtım merkezinde 10 yıl kadar önce yüzlerce kişi koşturuyordu.

İHA’lar (insansız hava aracı)  artık neredeyse savaş uçaklarının yaptığı bir çok şeyi yapabiliyor, arabalar kendi kendine gidiyor.

Çok ama çok yakın zamanda doktorluk mesleği gibi günümüzün gözbebeği meslekler de yok olacak.

Oxford üniversitesini yaptığı bir çalışmaya göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde ABD’deki işlerin %47 si yok olma riski ile karşı karşıya.

Sadece çalışanların değil, şirketlerin de işleri yok olma yolunda.

Şirketlerin ve çalışanların geleceği yaşamsal olarak önem kazanmakta ama unutmayın, Dan Pink’in dediği çok doğru: “Yetenekli insanların örgütlere,  örgütlerin yetenekli insanlara olan ihtiyacından çok daha az ihtiyacı var.” Bunun için ileride yaşamınızı sürdürebilmek açısından yeteneklerinizi geliştirmek ve kendinizi bir şirket gibi görerek İş Modelinizi yapmak zorundasınız.

CANNES’DA ŞEHİR ŞOV

Türkiye, 10-13 Mart tarihleri arasında Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenecek MIPIM’e damga vurmaya hazırlanıyor. Global yatırımcıların buluşma noktası olan fuarda bu yıl ‘İstanbul çadırı’ kurulacak, kentin maketi sergilenecek. Uluslararası katılımcıların İstanbul’u görebilecekleri 96 metrekarelik dev kent maketinde her saat başında İstanbul’un seslerini, tarihini yansıtan şovlar yapılacak. Geçmiş yıllarda gayrimenkul projeleri segilenen fuarda bu yıl şehirler ön plana çıkacak. Yabancı yatırımcılara İstanbul’un yanı sıra Antalya, Ankara ve Balıkesir de tanıtılacak.  Fuar alanında sergilenen maketler ve düzenlenen panellerle Türkiye’ye yatımın avantajları anlatılacak. Bu yıl 20 bin ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşen Resmi MIPIM Açılış Kokteyli’nin ev sahibi İstanbul Ticaret Odası ve Beyoğlu Belediyesi olacak. Kokteylde uluslararası yatırımcıya Türk tatları ve kültürüyle İstanbul anlatılacak.

Ant Yapı: Ümraniye’de Geri Sayım

Ant Yapı’nın İstanbul Ümraniye’de inşa ettiği 42 katlı ‘Antasya Residence’ projesinin inşasında 42’inci kata ulaşıldı. 617 bağımsız birimden oluşan projede teslimlerin Ekim 2015’de yapılması planlanıyor. Antasya Residence, İstanbul’da, TEM Ümraniye kavşağında yer alıyor.  1. ve 2. köprü bağlantı yollarına yakın bir mesafede konumlanan projede teslimlerin Ekim 2015’de yapılması planlanıyor. Antasya Residence; Akasya Yapı’nın yaklaşık 50 dönüm arsası üzerinde geliştirdiği konut, ofis ve alışveriş merkezinden oluşan karma projenin konut bloğu olarak ortaya çıkıyor. Bu karma yapı içerisinde 42 kat ve 617 bağımsız bölümden oluşan konut bloğunda, standart kat planlarındaki 1+1 ve 2+1 dairelerin yanı sıra birleştirme imkanı sunan modüler sistem sayesinde daha büyük konut alternatifleri elde etmek de mümkün. Projede Üst kattaki daireler, Avrupa yakası silueti ve orman manzarasına hakim olmasıyla öne çıkıyor. Antasya Residence projesi yüzde 1 KDV avantajına da sahip.

Cennet Koru: 2 Milyar Lira Yatırım Yolda

Keleşoğlu İnşaat yeni gayrimenkul yatırımları için düğmeye bastı. İstanbul’da yatırım değeri 2 milyar lirayı bulan 3 proje planladıklarını belirten Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Keleş ve Dursun Keleş, İstanbul Küçükçekmece’deki CennetKoru konut projelerinde inşaatın yüzde 45’ini tamamladıklarını söyledi.  İstanbul Küçükçekmece’de hayata geçen CennetKoru konut projesinde inşaatın yüzde 45’ini tamamlayan Keleşoğlu İnşaat yeni gayrimenkul projeleri için çalışmalara başladı. Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Keleş ve Dursun Keleş, yıl içinde yatırım değeri 2 milyar lirayı bulan 3 proje planladıklarını söyledi. İstanbul Küçükçekmece’deki CennetKoru projesinde 408 konut ve 25 mağazaya yer verildiğini belirten Fuat Keleş, “Mayıs 2016’da tamamlanacak projede mağazalar da satışa sunuldu. Proje tamamlanınca 1500 kişiye ev sahipliği yapacak” dedi.

DKY İnşaat: 2 Yılda 3 Bin Konut Üretecek 

MIPIM’e katılan DKY İnşaat, yeni projeleri ilk kez uluslararası yatırımcılara tanıtacak.  DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya, iki yılda 3 milyar lira yatırımla 3 bin konut inşa edeceklerini açıkladı. Şirket, İstanbul’un hızla gelişen lokasyonu Kartal’da gerçekleştirdiği ‘DKY Kartal’ projesini Avrupalı yatırımcıların beğenisine sunacak. DKY İnşaat ayrıca, Kağıthane, Çeliktepe, Göztepe, Sultanbeyli, Kadıköy, Maltepe gibi  bölgelerde gerçekleştireceği konut ve ofis projeleri ile ilgileri yatırımcılarla paylaşacak. DKY inşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya,  DKY Kartal projesi ile birlikte iki yılda 7 proje hayata geçireceklerini belirterek, 3 bin konut ve 3 milyar TL yatırım yapacaklarını ifade etti.

Emlak Konut: İstanbul’u Tanıtacak 

Fuarda İstanbul’un gelişen bölgelerini tanıtacaklarını belirten Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, Başakşehir- Kayabaş, Batı Ataşehir bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi alanını yabancı yatırımcılara tanıtacaklarını söyledi. Fuara, Emlak Konut GYO olarak herhangi bir proje ile katılmadıklarını, projeden ziyade daha makro bir yaklaşım sergilemek hedefiyle yola çıktıklarını belirten Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum,  projelerin bulunduğu bölgeleri ön plana çıkartacaklarını dile getirdi. İstanbul Avrupa yakasında Yenişehir bölgesinin çekirdeğini oluşturan Başakşehir-Kayabaşı bölgesini yabancı yatırımcılara anlatacaklarını söyleyen Kurum,  “Fuarda tanıtacağımız ikinci bölge şirketimizin uzun yıllardır gelişiminde büyük emeğinin geçtiği ve birçok başarılı gelir paylaşımı projemizi tamamladığımız Batı Ataşehir bölgesi. Bunlara ek ve üçüncü olarak ise, özellikle hükümetimizin de kuruluşunda büyük destek verdiği ve bizzat şirketimizin de koordinasyonunda iştirak ettiği “İstanbul Finans Merkezi”. Bu üç alanı da özel olarak hazırlattığımız ölçeklendirilmiş model maketlerimizle tanıtacağız” dedi.

Kuzu Grup: Ortadoğu’dan Sonra Sıra Avrupa’da 

İstanbul Ataköy’de hayata geçecek konut projesi ‘Sea Pearl’,  Dubai’de düzenlenen gayrimenkul fuarı Cityscape Global’den sonra şimdi de MIPIM’de görücüye çıkıyor.  Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, Fransa’daki fuarda yabancı yatırımcılardan önemli oranda ön talep beklediklerini söyledi. Özen Kuzu, MIPIM 2015 fuarının Türkiye’nin gelişen gayrimenkul pazarını tanıtmak ve İstanbul’un imajını yükseltmek için önemli bir organizasyon olduğunu dile getirdi.

Vadistanbul Bulvar: Yatırım Fonlarıyla Cannes’da Buluşacak

İstanbul Ticaret Odası’nın destekleriyle oluşturulan Türkiye çadırında, ‘Vadistanbul’ gayrimenkul projesi de yerini alıyor. Şirket yetkilileri fuarda yabancı yatırım fonları ile birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi.  Bu yıl 26’ncısı düzenlenen MIPIM Fuarı, dünyanın birçok noktasından gayrimenkul projelerini yatırımcılarla buluşturmaya devam ediyor. Artaş Grubu, Aydınlı Grup ve Invest İnşaat’ın ortak girişimi ile hayata geçirilen, 1.1 milyar dolarlık Vadistanbul projesi MIPIM fuarında bu yıl da yerini alacak. Şirket yetkililer fuarda, yabancı yatırım fonları ile de birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi.  424 bin metrekare alan üzerinde geliştirilen Vadistanbul’un ofis, alışveriş caddesi, AVM ve otelden oluşacak “Bulvar” etabı uluslararası arenada sergilenecek.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

LİDER Mİ – YÖNETİCİ Mİ?

ManLead

Geçenlerde okurken Henry. Mintzberg’in söylediği bir şey epeyce ilgimi çekti ; “Liderlik edemeyen yöneticiler cesaret kırıcıdır, ancak yönetmeyen liderler ise olup bitenden habersizdir. Bu anlamda ikisini birbirinden ayırmak anlamsızdır.”

Lider yönetici ayırımı yapan bir çok insan, yazar ve düşünür var. Liderlerin ve yöneticilerin niteliklerinden tutun yaptıkları şeylere kadar bir çok ayırım listelenmiş durumda.

Kişisel olarak her zaman düşündüğüm aslında her ikisinin vasıfları ne kadar farklı olursa olsun bunları bir arada barındırmayan kişiler yönetici ve/veya lider olamazlar. Sadece iyi ve kötü yönetici ve liderler vardır.

Aslında vasıfları ne kadar farklı olursa olsun da yanlış bir deyiş, ikisin de aynı olmadığı o kadar konuşuldu, ve varsayılan farkların listesi o kadar çok yazıldı  ki, söylem hatasına düşmek kolay oldu. Her ikisinin de vasıfları arasında çok az fark vardır.

Liderlik vasıflarının bazılarını barındırmayanlar yaşamlarını orta seviye yönetici ve oradan oraya sürüklenen bir yapıda geçirirler.

Yöneticilik vasfında eksiklik olanlar ise fitili ateşledikten sonra yangının büyümesine fırsat bulamadan yer değiştirirler ve arkalarından iyi idi ama bize uymadı dedirtirler.

Tabi bu arada başarı için, lider-yönetici ile eğer uzun zamandır yürüyen bir organizasyona geliyor ise uyum sorunlar her zaman olabilir ve patronlar paydaş değil patron olarak davranıyorsa uyum sağlamak zorlaşacak ve lider-yöneticini o organizasyonda başarı şansı kalmayacaktır. Ancak bu da onun başarısızlığı olarak algılanmamalıdır.

EN ÇOK MİLYARDERE SAHİP KENTLERDEN BİRİ DE İSTANBUL

FORBES dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre, dünyada en çok milyarder olan kent, 78 milyarder ile New York. İstanbul’un ise 28 milyarderi var.

Infographic: The Cities With The Most Billionaires | Statista
You will find more statistics at Statista

MURATCAN YALIN GİRİŞİM KAVRAMINI ÖZETLİYOR

vapurBirgün Gazetesinin 2 Mart 2015 tarihli nüshasının 2. sayfasında Önder Abay tarafından yazılmış “Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden biri: Vapurda işportacılık” yazısını okurken 19 yaşındaki Muratcan’ın anlattıklarında bunca yıl okumuş olduğum bir çok pazarlama, işletme kitaplarında okuduğum her şeyin nerede ise özetini buldum diyebilirim.

Hatta günümüzde yazılmış “Yalın Girişim” – “İş Modeli Üretimi” – “Değer Önerisi Tasarımı” kitaplarının söylediklerini anlatan bir delikanlı Muratcan.

Önder Abay’ın “Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden biri: Vapurda işportacılık” yazısını buradaki linkten okuyabilirsiniz ve okumanızı da özellikle tavsiye ederim.

ENIGMA -APPLE – NEDEN ELMA?

file6961236086894Sekiz dalda Oscar adayı olan filmin yakında gösterime gireceğini öğrenince yeniden hatırladım Alan Mathison  Turing’in (1912 – 1954) hayatını ve APPLE’ın logosu olan ısırılmış elmanın hikayesini.

Turing, bilgisayarların atası sayılabilecek “Turing Makinası”’nın mucidi, matematikçi, felsefeci, biyolog ve maraton koşucusudur. Geliştirdiği aletle II. Dünya Savaşında Alman şifrelerini kırmaya çalışmıştır.

Bilgisayarların ilk mantıksal çalışma şeklini çizen Turing 54 yılında yediği zehirli bir elma ile intihar etmiştir.

Homoseksüelliğin akıl hastalığı sayıldığı ve kabul edilemez olarak algılandığı 1952 yılının İngilteresi’nde, homoseksüel ilişkisi nedeni ile hapis veya hormon tedavisi arasında tercih yapmak üzere cezalandırılmıştır.

Hapse girmemek için hormon tedavisini tercih eden Turing’ingizli projelerle ilgilenmesi için gereken izinleri de iptal edilmiştir.

Yaklaşık bir yıl sonra Turing yatağında ölü olarak bulunmuştur ve başucunda yarım yenmiş bir elma vardır. Siyanür zehirlenmesi sonucu intihar olarak kayıtlara geçen ölümünün ardından hiç bir araştırma yapılmadığı için cinayet şüphesi hiç kalkmamıştır.

Apple’ın ısırılmış elma logosuna yakıştırılan hikayelerden birisi de budur.

2014’DE EN ÇOK ARANAN İŞ PLANI KONULARI

cafeEn eski ve en tanınmış İş Planı web sitelerinden Bplans içerisinde yüzlerce iş ve sektörle ilgili iş planı örnekleri de vardır. Geçenlerde, sitede 2014 yılında en çok aranan iş planı örneklerinden il 10’a girenleri yayınlamış.

     

  1. Hizmet
  2. Restoran, kafe, fırın
  3. Perakende ve online mağaza
  4. Sağlık
  5. İmalat
  6. Kar amacı gütmeyen örgütler
  7. Bar ve gece kulübü,
  8. Çiftçilik ve gıda üretimi
  9. Toptancılık ve dağıtıcılık
  10. İnşaat ve mühendislik.

Bu listede de açıkça gözüküyor, her zaman söylerim, girişimcilik sadece internet veya teknoloji tabanlı olmak zorunda değildir. Kuru temizleyicisi olamayan bir bölgede kuru temizleyici açmak da bir girişimciliktir, o da iş modeli – iş planı gerektirir. Ancak bir çok nedenlerden dolayı artık girişimcilik deyince internet ce teknolojiden konuşuluyor algısı yaratıldı ki bu ayrı bir yazı konusu.

Minda Zetlin’in söylediği gibi aslında liste olanlar kadar olmayanlar da çok ilginç. Örneğin yıllarca listede olan emlak danışmanlığı artık listede değil.

Bplans’ın CEO’su Linda Parsons, yüksek profilli girişimcilerin genelde teknoloji firmaları olmalarına karşılık,teknolojinin hiç bir zaman bu listede olmadığını söylüyor ve “Girişimcilik sadece uygulama yaratmak değildir” diyor.

Gerçekten de eğer ortada iyi bir fikir varsa fırsatlar yaratılabilir. Bu nedenle eğer yeni bir iş kurmak, yaratmak, yani bir girişimde bulunmak istiyorsak tüm fırsatları çok iyi değerlendirmeliyiz.

BU BİR KENDİMLE GURUR DUYMA VE KENDİMİ ÖVME YAZISIDIR

cityGeçenlerde bir milletvekilinin (gerçi kendisi örnek alınacak bir kişilik değil ama) lafı vardı, kendi bulunduğu yerde başkalarının anons edilip kendisinin anons edilmesine çok kızmış ve etrafındakileri haşlarken “Nefis bu anons edilmek isteniyor,alkışlanmak istiyor ” demiş. Ben de geçenlerde bir tanıdığım ile yaptığım bir konuşmada bazı şeyleri hatırlayarak kendimle gurur duydum ve sizlerle paylaşarak “nefsimi körelteyim” dedim. Smile

Uzun yıllar ve değişik ülkelerde süren yöneticilik yaşamımda bir çok “ilk” i yapma, yapabilme şansım oldu ve bunları yaptıktan sonra düşündükçe kendimi çok şanslı buldum her zaman.

Bu hafta Arnavutluk’tan bir ziyaretçim vardı, sevgili Altin, Arnavutluk’ta Little Big ve Flo’nun temsilcisi, bir çok mağazası olan başarılı bir perakendeci arkadaşım. Buluştuk, çay, kahve içtik ve konuşmalar arasında Altin’in hem yakın çalışma arkadaşı hem de sevgili eşinin söylediği bir şey beni hem keyiflendirdi hem de gururlandırdı.

Arnavutluk çalıştığım süre profesyonellik yaşamımın en keyifsiz, verimsiz ve sıkıcı dönemlerinden biri oldu. “Cumartesi Sabahı Tiran Trafiğinde” başlıklı yazım Arnavutluk iş ve iş ilişkilerini anlatan bir yazıdır, “YÖNETİCİYİ ÖLDÜRMENİN 9 YOLU” başlıklı yazı ise oradaki işvereni anlatır. Bu yazıları okursanız o dönemin benim için neden en keyifsiz, verimsiz ve sıkıcı dönemlerinden biri olduğunu anlarsınız.

Buna karşılık gerek sosyal yaşamımda gerekese müşteri ilişkilerinde çok keyifli, değerli arkadaşlar dostlar kazandım ki Altin ve sevgili eşi bunlardan biridir.

2009 yılın Aralık ortasında açmıştık Tirandaki AVM’yi. Noel ve yılbaşı hazırlıkları yapıyoruz ve herkes 1 Ocakta AVM’nin kapalı olacağını varsayıyor, ben sürekli kiracılara açık olacağımızı söylüyorum. Onlarsa, “hayır kapatalım”, “hiç iş olmaz”, “Arnavutluk’ta yeni yılın ilk günü aile ziyareti yapılır, kimse bir yere girmez” havasında. Aynı tartışmaları daha önce başka ülkelerde, özellikle Bükreş’in ilk AVM’sini açtığım zamanda da yaşadığım için ben bastırıyor ve itirazları kulak arkası ediyorum.

Bu arada jurnalci kullanmayı çok seven işveren doğal olarak bu tartışmaları yakından takibediyor ve nihayet benle konuşmaya karar verdi. O da herkes gibi ve aynı gerekçelerle açmamam gerektiğini söylüyor, ben se açmam gerektiğini, en kalabalık günlerden birini yaşayacağımızı, insanların her yer kapalı olduğu için hiçbir yere gitmediklerini iddia ediyor ve açmak için direniyorum.

Bu tartışmalar günler sürdü ve iyice yıpratıcı bir hale geldi başka bir iş yapamaz oldum ancak direndim ve AVM’yi 1 Ocak günü açtım. O gün, ben işten ayrılana kadar yaşanan en kalabalık gün oldu, etkisi daha sonra da devam etti.

Nereden açıldıysa, Alin’in sevgili eşiyle o günleri konuşuyorduk ve bana, “Tufan Bey o gün en kalabalık gündü artık hep açılıyor ve en kalabalık günlerden biri oluyor” dedi. O zaman farkettim, Arnavutluk da da bir ilki yapmıştım ve ufak da olsa Arnavutluk perakendecilik tarihin bir köşesinde kimsenin hatırlayıp bilemeyeceği bir imzam var.

Aynı şekilde Türkiye, Azerbaycan, Romanya ve Montenegro’da da yaptığım bazı ilklerin olduğunu düşünmek hem keyif verdi hem de gururlandırdı beni.

TEKRAR – TEKRAR THY :)

@TK_HelpDesk Bugün, 22 Mayıs 2009 tarihinde yazdığım yazıya twitter üzerinden yanıt verdi. Bugün 27 Ocak 2015. Uçuşlardaki gecikmeyi anladınız mı şimdi?

thy

Next Page →