Değişim Üzerine


Alvin ve Heidi Toffler`ın Gelecek Korkusu ve Üçüncü Dalga kitaplarını bilmeyen pek yoktur sanırım. Gelecek Korkusu`nun yayımlanmasından bu yana 40 yıl geçmiş ve geçenlerde Heidi Toffler ile bu nedenle yapılmış bir söyleşi okuyordum, H.Tofflerin bazı cümleleri bir çok şeyi çok güzel özetlemesi nedeni ile çok hoşuma gitti ve paylaşmak istedim.

• Değişim, yaşam için en gerekli şey değil, yaşamın ta kendisidir.

• Teknoloji, kendisi ile beslenir, teknoloji, daha fazla teknoloji yaratılmasını sağlar.

• Değişim tek sabittir (değişmeyen tek şey değişimdir – sanki Cem Karaca`yı hatırlattı bana).

• Geleceğin cahilleri, okuma yazması olmayanlar değil, öğrenmesını bilmeyenler olacaktır.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Misyon ve Vizyon Arasındaki Fark Nedir?

(The Six Disciplines Blogdan alıntıdır)

Genellikle birçok şirketin Misyon ve Vizyon arasındaki farkı ayırdedemediklerini görüyoruz. Bu şirketkerde genellikle “Değerlerimiz” vardır ancak vizyonlarını ve misyonlarını tanımlamalarını istediğimizde her ikisi için de aynı tanımı yapacaklardır.

Peki bunların farkı nedir? Önemli midir?

MİSYON
– Bir şirketin misyonu şirketin neden var olduğunu ve amacının ne olduğunu açıklar.
– Amaç, sürekli olan bir şey ve elde etmek için uğraşılması gereken bir şey olmalıdır.
– Amacın en büyük özelliği gerçekliğidir – Gerçek olmalıdır, gösteriş değil.
– İnsanlar misyonu olan bir şirket değil, misyona doğru koşan bir şirket arayışındadırlar.

VİZYON
– Vizyon, peşinde gittiğimiz misyon ile şirketin 10 yıl sonra ne hale geleceğini gösteren gerçekçi bir resmi oluşturmakta size yardımcı olacaktır.
– Şirketinizin 10 yıl sonra NE olmasını istiyorsunuz?
– Şirketinizde 10 yıl sonra NELER olmasını istiyorsunuz?
– Şirketinizin 10 yıl sonra NELER YAPMASINI istiyorsunuz?

SONUÇ: Kısa cevap, eğer kullanacaksanız önemi vardır bu kavramların. Her ikisini de her gün, herkese erişilebilir kılmalısınız.

Konu ile ilgili başka bir yazı için lütfen tıklayın.

KONU ile ilgili basit bir sunum izlemek için lütfen tıklayın.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.
 

Teşekkür ederim.

ERTELEME

Yapılması gereken işleri daha sonraya bırakmaya ERTELEME (wikipedia) diyoruz. İnsanların çoğu yapmak istemedikleri işleri veya yapacak daha önemli işleri olduğu zaman ERTELEME eğilimi gösterirler, ancak ERTELEME alışkanlık halini aldığında gerek iş hayatı gerekse özel hayat için bir sıkıntı haline dönüşebilir.

ERTELEME’ nin ana sebeplerinden biri MÜKEMMELİYETÇİLİK olabilir. Kendimizden olan beklentilerimiz çok yüksek olduğunda, yapacağımız işi o seviyede yapamıycağımıza inandığımızda sürekli olarak erteleme eğilimine girerek son dakikaya bırakabiliriz.

Aslında bunun verdiği rahatsızlık ve gerginlik çok yüksektir.

Mükemmeliyetciliğin dışında o işi nasıl yapacağımızı bilmiyorsak , o işi yapmak bizim için sıkıcı geliyorsa, kendimizi hazır hissetmiyorsak, veya bu işi yapmaya zorlanıyorsak da ERTELEME davranışını benimseriz.

Peki erteleme sizin için bir sorun mu? Bunu nasıl anlıyabiliriz ?

Ajandanıza veya yapılacak işler listenize bakın. Eğer bazı konular sürekli ajandanızda veya listenizde uzun süre duruyorsa ve bunlar oldukça önemli ise siz de ERTELEME bir sorun halindedir.
Öncelikle bu işleri neden ertelediğinizi düşünmek hem de ciddi bir şekilde düşünmek, nedenini anlamak bu sorunu çözmenize büyük bir katkı sağlıyacaktır.

Bu sorunu çözmek için yapabileceğiniz en iyi şey ise ertelediğiniz işlere hemen başlamak olacaktır. Unutmayın ancak başladığınız işleri bitirebilirsiniz ve başlamak bitirmenin yüzde ellisidir.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Follow on Feedly