BİR VODAFON HİKAYESİ

tracksTurkcell’den yediğim kazıklardan kurtulmak üzere, kullanan arkadaşlarıma da danışarak Vodafon’a geçmeye karar verdim.

Ve hikâye başladı.

İl olarak yaklaşık 6-7 ay önce tabletimin data kartını değiştirerek bir kontrol edeyim dedim. Sorun yok. Mayıs ayında da Vodafon’un Göztepe bayine gittim ve Turkcell konuşma hattını hattımı Vodafon’a aktarmak istediğimi, bunu yaparken de Vodafon data hattımı iptal ederek konuşma hattı için alacağım kartı ikiz kart alarak onu kullanmak istediğimi belirttim ve data hattımın bir kampanyaya dahil olup olmadığını sordum. Bundan amacım data hattını kapatırken bir ödemeyle karşılaşıp karşılaşamayacağımı sorgulamak idi. Bayi hattı kapatırken hiçbir ödemeye gerek olmayacağını söyledi. Ben de işlemlerimi yaptım, data hattının fatura kesim tarihi gelmediği için fatura kesim tarihine yakın iptal ettirmeye karar verdim.

Buraya kadar güzel hoş.

Fatura kesim tarihine yakın (Haziran 15 ile 20 arası) Vodafon’a telefon ettim, hattımı iptal etmek için 60 lira civarında bir ödeme yapmam gerektiği söylendi. Yukarıdaki hikâyeyi anlattım ama sonuç yok. Beni başka bir yetkiliye bağlamamakta ısrarlı konuşan. Sonun iş çirkinleşti ve ben artık ödeme yapmayacağımı söyledim ve sinirle kapattım.

Bugün (Ağustos 13) Vodafon aradı ve icralık olacağımızı söyledi.

Vodafonu aradım ve saat 13:07 de Aslı Hanım ile konuştum. Bütün hikâyeyi anlattım ve 51 TL borcumu ödemeden bir şey yapamayacağını söyledi. Eski konuşmaları da anlattım ve hattımı kapatmak için herhangi bir ödeme yapmama gerek olmadığını teyid etti. Al takke ver külah beni hem bir yetkili ile konuşturmuyorlar hem de kendileri yardımcı olacaklarını söylüyorlar. Peki dedim, ödememi al sonra iptal et. “Hayır, biz ödeme alamıyoruz”. Amacım Aslı Hanımı kaybetmeden işimi halletmek ama olamadı.

Yanlış bilgi verildiği için 51 TL bir zararım olacağını, bunun için şikâyet oluşturulmasını rica ettim ama eski konuşmaların tarih ve saatlerini istediler. Ben, yaptığım her görüşmenin notunu alan bir insan olmadığım için şikâyet de oluşturulamadı.

Borçları ödedim, yeniden telefon ederek 13:32 de Elif Hanım ile görüştüm, hattımı iptal müracaatını aldı, ama Ağustos 21 den önce (fatura kesim tarihi) bir bayide kâğıt imzalayarak iptal işlemimi yapacaklarını söyledi. Yani bir 19 TL daha ödeyeceğim. Beni, bu konuyu konuşacak kimseye bağlayamıyorlar ve Tüketici Derneğine müracaat etmem gerektiğini söylüyorlar.

Yani ilk konuştuğum kişinin beni yanlış bilgilendirmesi ve kişisel olarak da abartılı sinirimden dolayı 70 TL’nin üzerine su içmem gerek. Vakit ayırabilsem dava açacağım ama buna da vakit yok.

Müşteri hizmetleri bu değildir. Müşteri memnuniyetsizliği ancak bu kadar iyi sağlanabilir, bu kurumsallık değil kurum tutmaktır.

Bankalar ve büyük servis sağlayıcılar maalesef böyle ama gelecekte bunu acısını çok çekecekler. Buna girersem 20-30 sayfa süren bir yazı olacağı için girmiyorum.

Banka ve büyük servis sağlayıcılarda ancak para ödeyeceğiniz bir şey alıyorsan canlı görüşmeye imkan var, hakkını aramak için ise öyle bir kavram bile geliştirilmemiş.

Sonuç, banka ve haberleşme servis sağlayıcılar (tekeller) müşteriyi umursamadıkları gibi müşterileri pervasızca soymaktan çekinmezler.

_______________________

NOT: Bu yazıyı yayınladığım gün VODAFON tarafından arandım ve ertesi gün sorunum çözüldü, paramı da geri aldım.

_______________________

BİR MÜŞTERİYE NE KADAR EZİYET EDİLEBİLİR ?

İki üç ay önce kendime bir tablet bilgisayar aldım, her ne kadar kablosuz internet ile çalışsa da heryerde internete bağlanmak için bir de 3G kart almaya karar verdim ve yıllardır kullandığım servis sağlayıcısından vazgeçmeyerek Türkcell’den bir data hattı satınaldım.

Daha sonra uzun bir süre yurtdışına çıktığım için hatta yeni yükleme yapamadığımdan ve bir aylık süre dolduğundan haliyle hat kapandı. Geçen ay Türkiye’ye döndüm ve hattı açtırmak ve süre almak için ne yapmam gerektiğini araştırdım, veeee;

İlk süpriz: Bu hatların ödemesini internet üzerinden yapamıyorum, Türkcell mağazalarından birine gitmek zorundayım. Bu bana komik geldi, bana internet hizmeti sağlayan kuruluş bu imkandan faydalanmadığı gibi benim faydalanmama da imkan vermiyor beni bir Türkcell merkezi bulmaya ve oraya gitmeye zorluyor.

Başa gelen çekilir, Bağdat caddesi üzerindeki merkeze gidiyorum, birçok zorlukla park yeri buluyorum, bu yer oldukça uzak, bir süre yürüyorum veee;

İkinci süpriz: Ödemeyi kredi kartıyla yapamıyorum, nakit ödeme yapmam gerek. Neden? Bilen yok ama diğer bir çok hizmetin bedeli kredi kartı ie ödenebiliyor, hatta internet üzerinden. Bankaya gidip nakit alıyorum, geri gelip ödemeyi yapıyorum ve hattın aynı gün açılacağını öğreniyorum, gidip bir kafede kahve içerek etrafı seyrederken bir mesaj geliyor tabletime, veee;

Süpriz üç: Mesaj şöyle ‘’ Değerli müşterimiz, hattınızdan 90530…. no’lu hatta 4 GB İnternet Paketi hediye edilmiştir’’ Hay allah hem şu ödemeyi yapmak için iki saate yakın vakit harca hem de kullanılmayan bir numara olduğu için hatırlayamadığım numaradan dolayı git birisine internet paketi hediye et.

Ama bu numara benim numaram! Yok yok öyle olsa ‘’ hattınızdan 90530… no’lu hatta ‘’ demez.

Demekki numarayı yanlış hatırlıyorum, hemen şu merkeze döneyim bakalım bir şey yapabilirmiyim. Kahve de zehir oldu. Yirmi dakika sonra merkezdeyim, bu sefer kuyruk var beklemek zorundayım. Yarım saat sonra nihyet görevli ile karşıkarşıyayız. Yok yok bu numara sizin, peki kim kime ne hediye etti? Efendim hattınıza yükleme yapınca bu mesaj gidiyor. Peki bunu neden adam gibi anlaşılır bir şekilde göndermiyorsunuz? Bilmem? Ben biliyorum ama, sadece ve sadece kayıtsızlık, ilgisizlik ve müşteriyi sağılmaktan öte görmeyen anlayış.

Teknoloji benim işim değil ama bir cümlenin değiştirilemeyeceğini düşünmek imkansız.

Evet bu hikaye bir iki saate mal oldu.

8 Nisanda almıştım bir aylık internet bağlantısını, dün Türkcell merkezinin önünden geçerken baktm tarih 6 Mayıs, buraya bir daha gelmek de zor olur bari önümüzdeki ayın parasını yatırayım düşüncesi ile girdim içeri veee;

Süpriz dört: Eğer parayı bugün ödersem, ayın 8 ine kadar olan iki günü kaybediyorum ve gelecek ayın 6 sına kadar kullanma sürem oluyor. Yani benim iki günüm, %6.6 sürem Türkcelle hediye olarak gidiyor.

Sinir içinde çıkıyorum, bu iki günü size kaptırmayacağım,gerekirse 8 inde iki saat daha harcayacağım ama bunu size hediye etmeyeceğim.

Bir dakika, bir dakika yahu bunlar tekel değilki, bir bakalım rakipler neler yapıyor.

Siz siz olun, işinizin boyutu ne olursa olsun unutmayın,’’Müşteri velinimettir’’ ve kaybedilemez.

_________________________________
Bu yazıyı beğendinizse aşağıdaki SHARE ON FACEBOOK veya TWEET THIS e basarak paylaşmanız benim çok işime yarayacaktır.

Teşekkür ederim.

Follow on Feedly