Uzun zamandır vizyon ve misyonu, aralarındaki farkları anlatmaya çalışıyorum. Bunun temel nedeni, büyük diyebileceğimiz birçok kuruluşta dahi baştan beri anlaşılmamış olduğunu sürekli gözlemlemem.
Neredeyse baktığım tüm kurum vizyon ve misyonlarında sıralama dahi yanlış, genelde önce misyonu ve ona bağlı (ki olmaması gereken) bir vizyonu anlatıyorlar.
Misyonu belirleyen vizyondur, tersi değil, bu nedenden dolayı önce vizyonun ardından da, vizyona gittiğimiz yolda bu gün ne yapmakta olduğumuzu gösteren misyonun gösterilmesi gerekir.
Alice : Buradan gitmek için bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misin?
Cheshire Kedisi : Nereye gitmek istediğine bağlı bu.
Alice : Neresi olduğunun önemi yok!
Cheshire Kedisi : O zaman hangi yol olduğunun da bir önemi yok.
Alice : Sonunda herhangi bir yere varsın da.
Cheshire Kedisi : Elbette varacaksın. Eğer yeterince uzun yürürsen.
Dün gittiğim İdealtepe Göz Nuru Vakfı’nda, aşağıda gördüğünüz misyon ve vizyon” duvarda asılı. Tanımlamalardan yola çıktığımızda dahi yanlış, en azından başlıkların yeri değişse bile daha anlamlı olacak.
Sanırım bunun nedeni öncelikle vizyon ve misyonun kurum için olan önemini anlamamak, ondan sonrada bu kavramları anlamamakta yatıyor.
Muhtemelen kurumun başında birisi, “yahu bunlar herkeste var bizde de olması gerek” zihniyeti yola çıkıyor, kavramların kendisini ve önemini anlamadığı için de başka birilerine bizim vizyonumuzu ve misyonumuzu yazın diye buyuruyor, bu aynı şekilde 2-3 kademe daha yürüyor. Sonunda birileri bir şeyler yapıyor ve bu da yalan yanlış kullanılmaya başlıyor.
Alın aşağıda bir örnek daha, OYAK’ın web sitesinden alınmıştır.
Paydaşları öne çıkartan yaklaşımın bu kadar keskin olduğunu ilk kez görüyorum.
Emir kumanda zinciri içerisinde davranan bir kurumun yapısı ancak bu kadar ortaya çıkartılabilir sanırım.
Bu yazının yorumlarına, Türkiye’de rastladığınız en güzel ve amaçlarına uygun yazılmış vizyon ve misyonları gönderenlerden seçeceğim 5 kişiye “Girişimciler İçin Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama” adlı kitabımı hediye edeceğim.

