BİLİMSEL YÖNETİM – TAYLORİZM


Endüstri devriminin başlarında çok kullanılan Bilimsel Yönetim felsefesini çok güzel eleştiren bir Charlie Chaplin filmi, 15 dakikanız varsa izlemeye değer.


İŞ PLANI ARAŞTIRMASI İLK ANALİZLER

Ağustos – Eylül 2013 tarihlerinde online olarak yaptığım İş Planı araştırmasına katılanların toplam sayısı 187.

Bu şirketleri %15’I 1 yıldan az, %14’ü 1-3 yıl, %8’I 3-5 yıl ve %64’ü 5 yıldan fazla süredir faaliyette.

05

Tüm yanıt veren şirketlerin % 51’nin İş Planı var, ancak :

1 yaşından küçük olan şirketlerin sadece %32’sinin, 1-3 yaş arasında olanların % 56’sının, 3 yaş üzerindekilerin % 55’nin İş Planı var.

Nedense genç şirketlerde İş Planı o kadar dikkate alınmamakta, şirket yaşlandıkça İş Planının varlığı artıyor, bu da İş Planı olmayan şirketlerin ömrünün daha kısa olduğu savını kanıtlıyor.

İş Planını, şirketlerin % 36’sı her yıl, % 17’si yılda 2 kez, % 42’si gerektikçe güncelliyor, % 3.5 ise hiç güncellemiyor.

06

Keşke “GEREKTİKÇE” diyenlerle yüz yüze görüşme imkanı olsa ve bu “GEREKLERİN” neden olduğunu analiz edebilsek.

İş Planı olanların % 52’si iş planını yeterli görüyor, geri kalanları ise yetersiz buluyor.

07

Aslında İş Planını yetersiz bulanların İş Planı’na ne kadar sahip olduğunu düşünmek gerek.

Neden yetersiz olduğu konusundaki bazı açıklamalar şöyle :

Aslında bu yanıtlar bir çok şeyi açıklıyor.

Analizlere devam edeceğiz.

1 SAATTE 1 SAYFALIK İŞ PLANI ÖRNEĞİ

Her zaman söylediğim gibi, girişimcinin kafasında modeli oturmuş bir fikri iş planına hızla ve kısa bir şekilde dökmek mümkündür. Aslında Kısa İŞ PLANI’nı, iş planı içerisindeki Yönetici Özeti bölümü olarak düşünebiliriz. Bu tip bir iş planı yalın olarak da düşünülebilir.

Böyle bir iş planı mutlaka İŞ MODELİ’ni içerecektir ve yanıt vermesi gereken soruları şöyle özetleyebiliriz :

1. Müşterinin hangi sorununa çözüm getiriyoruz ?
2. Bu çözüm nedir ?
3. Parayı nasıl kazanıyorsunuz ? – İş Modeli
4. Hedef Pazarınız kimdir ? – Müşterileriniz kimlerdir ve bu müşterilerden kaç tane var ?
5. Rakiplerden fakınız ve üstünlükleriniz nelerdir ?
6. Ekibiniz kimlerden oluşuyor ?
7. Finansal özet analizler nelerdir ?
8. Fon ihtiyacınız nedir ?

Aşağıda buna göre hazırlanmış 1 sayfalık bir iş planı gördüm bplans.com‘da, Haley’s Vintage Hats, ve izinlerini alarak Türkçeye çevirdim sizlerle paylaşmak için.

1 saatte, 1 sayfada yalın iş planı
Bu iş planının çıkış noktası olan İş Modelini de hazırladım :

İŞ MODELİ – Haley’in Eski Model Şapkaları from Tufan Karaca

Aslında görüldüğü gibi İŞ MODELİ’nden İŞ PLANI’na devam etmek çok kolay, hızlı ve basit, önemli olan nokta İŞ MODELİ’nin iyi tanımlanmış olması.

 

3 BOYUTLU YAZICILARIN YARATACAĞI SINIRSIZ DÜNYA

3 boyutlu yazıcılar şu sıralarda düşüncemi oldukça kurcalıyor, neredeyse her gün bu konu ile bir kaç haber okuyorum.

Kişisel olarak, 3 boyutlu yazıcıların geleceği şekillendireceğini, en az endüstri devrimi kadar önemli bir atılıma neden olacağını ve gerek kişisel iş yaşamlarını, gerekse şirketler üzerinde yönlendirici düşünüyor ve düşlüyorum.

3 boyutlu yazıcılar gün geçtikçe çeşitleniyor ve ucuzluyor, yaptıklar şeylerin yelpazesi elbiseden gıdaya, mandaldan motor parçalarına kadar uzanıyor.

Bugün FORBES‘da 3boyutlu yazıcılar ile yapılan şeylerle ilgili bir yazı vardı :

3 boyutlu yazıcı ile üretilen insan organları : Yaşayan hücrelerle üretilmiş organlar üretmiş Dr. Anthony Atala. Bunun anlamı da, çok yakın zamanda organ bağışı beklemeye gerek kalmayacak, insanların kendi hücreleri ile gerekli organ üretilebilecek.

2011 Ekiminde, Dr. Glenn Green ve Dr. Scott Hollister, nefes borusu çok zayıf olan ve en azından günde bir kez kalbi duran Kaiba Gionfriddo adındaki bebek için 3 boyutlu yazıcı ile gerekli parçaları üreterek bebeğin hayatını kurtarmış.

Geçtiğimiz yaz Princeton Üniversitesinde bilim insanları biyonik kulak üretmişler.

biyonik kulak
Geçen yıl Hollanda’da 83 yaşındaki bir kadın için çene üretilmiş ve yerine konduğunun ertesi günü kadın konuşmaya ve yutmaya başlamış.

yapay çene
Otomotive sektörü : Urbee 2, tamamen 3 boyutlu yazıcılarla üretilen bir araba.

General Motors, 2014 model Malibu’ların tüm prototip parçalarını, zamandan kazanmak amacı ile 3 boyutlu yazıcılar ile üretmiş.

Ford, tüm silindir kapağı, vantilatör, vites kutusu gibi bir çok prototipi 3 boyutlu yazıcılar ile yapıyor.

Ford’un vizyonu içerisinde artık fiziksel parça satış ve dağıtımını bırakıp, istediğiniz parçayı eğer evdeki yazıcınız uygunsa evde, değilse dışarıda uygun bir yazıcıda üretilmesine geçmek.

Düşünün böyle bir sistemin dağıtım kanalarına, müşteri ilişkilerine getireceği değişikliği.

Havacılık endüstrisi : NASA’nın roketler için 3 boyutlu yazıcıda ürettiği enjektörler ısı testlerini geçmiş.

NASA’nın vizyonunda, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS)tüm gerekli parça ve aletleri 3 boyutlu yazıcılar ile üretmek ve böylece yolculuklarda malzeme taşıma derdinden kurtulmak var.

Artık bu haberler sürekli var.

Ben aslında bu yazıcıları “herşeyi üretebilen mini fabrikalar” olarak yorumluyorum ve bunların seri üretim ve ölçek ekonomisini çok etkileyeceklerini görüyorum.

Öncelikli etki sanırım girişimcilerin ve yenilikçilerin üzerinde olacak, prototipleri hızla ve ucuza üretebilecekler.

Bazı tasarımlar endüstriyel üretim aşamasına girmeden arzu eden kişiler için, arzu edilen değişikliklerle ve uygun fiyatla üretilebilecek.

Bu makinaların çalışmasını sağlayan tasarımcılık büyük bir iş kaynağı olacak.

Muhtemelen tedarik zincirleri çok etkilenecek. Düşünün bazı ürünleri internet üzerinden alacak, evdeki yazıcınız uygunsa onda, değilse dışarıda bastıracaksınız. Belki bunları kargo şirketleri bile nakliye yerine baskı tekniği kullanarak transferlerini yapacaklar.

E-TİCARETTE MÜŞTERİYE KİŞİSEL DOKUNUŞ

Her ne kadar bugünkü eli kalem tutmamış, gözü kitap görmemiş yaşıtımız politikacı el yazısına karşıysa da çoğumuz el yazısını klavyeye tercih ediyoruz, muhtemelen alışkanlıklar nedeniyle.

Ben ve çevremdeki bir çok kişide kalem, kağıt ve deftere karşı çok büyük bir sevgi var. Benim kalemlerim, defterlerim bence çok kıymetlidir ve dolma kalem ile yazmayı çok severim. Hatta çok kıymetli olduğunu söyleyebileceğim dolma kalem koleksiyonum yıllar önce Romanya’da çalınmıştı. O yıllardan beri bir daha öyle üzülmemek için 1-2 kalemimin dışındaki diğer tüm kalemlerim vasat hatta bazıları vasat altında ama buna karşılık iyi mürekkep kullanıldığı zaman çok güzel yazıyorlar.

Uzun yıllardır alışkanlıklarımdan biri de kahverengi mürekkep kullanmaktır, hele bir de kağıt çok açık sarı veya bej olursa demeyin keyfime.

Geçenlerde kahverengi mürekkebimin bitmeye yakın olduğunu farkettim, yaklaşan bir yurt dışı yolculuğum da olmadığı için dehşet içerisinde nerede bulabilirim diye araştırmaya başladım ve internet üzerinden sipariş verebileceğim ve çok keyifli ürünleri olan VİAPERA‘ya rastladım, DIAMINE marka neredeyse şimdiye dek gördüğüm her renkte mürekkep satıyorlar, hemen siparişimi verdim ve ertesi gün paketim elime geçti.

Geçti ancak içinden hiç beklemediğim bir şey çıktı.

Bugüne kadar online çok alışveriş yapmış birisi olarak çıkan şeye hem çok şaşırdım hem çok sevindim. Çıkan şey, el yazıdı ile yazılmış bir nottu. Not şöyle :

“Tufan Bey Merhaba,

Umarız DIAMINE mürekkebimizi iyi günlerde kullanırsınız 🙂

Mürekkep ile ilgili görüşlerinizi kullandığınız kalemi de belirterek bize iletebilirsiniz seviniriz.

Selamlar, sevgiler

Uğur”

İşte muhteşem bir müşteri odaklılık, işte hep becermek için çabalamamız gerektiğine inanıp da yapamadığımız pazarlama ve satıştaki kişisel dokunuş. Ben Uğru Beyi veya VİAPERA’yı tanımıyorum ama inanın Beyoğluna bir daha sefere geçtiğimde, gaz, su, hiç biri beni onları ziyaret etmekten alıkoyamayacak.

E-ticaret döneminde böyle bir dokunuşu yakalamak bence inanılmaz yaratıcı.

Doğum günlerinde, bayramlarda el yazısı ile sizin için özel yazılmış bir tebrikin değerini anladık artık.

Bunu müşteriye böyle taşıyarak müşteriye ve ürününüze, işinize verdiğiniz değeri göstermenin değerini de o kadar çok konuşup yazdık ki bu konuyu daha da vurgulamak gerek aslında, işte buna çok güzel bir örnek.

Bu günlerde, el yazısı ile yazılmış bir çalışanınıza teşekkür notu, eşinize onu sevdiğiniz hatırlatan bir not, çocuğunuzun başarısı için küçük bir tebrik kartı, bir dostunuzu hatırladığınızı gösteren bir not, memnun olduğunuz bir tedarikçinize veya müşterinize bir teşekkür notu gönderdiniz mi ? Belki bugün gönderirsiniz.

Uğur Beyi tebrik edip teşekkür edeceğim bu yazıyı bitirdikten sonra ve tüm iş sahiplerine hatırlatmak istiyorum tekrar : müşterinizle kişisel ve güzel ilişkiler kurmak için biraz yaratıcı olun, biraz düşünün lütfen.

KARIŞAN KAVRAMLAR

FİZİBİLİTE – İŞ MODELİ – İŞ PLANI

Yukarıdaki üç kavram çeşitli çevrelerde ve zamanlarda sürekli olarak karıştırılmaktadır. Bunları bir örnek üzerinde açıklamaya çalışacağım.

Bir mimar düşünelim, bu mimar bir yerde bir arazi görüp beğeniyor ve bu arazinin üzerinde AVM’mi, ofis binası mı, yoksa konut mu yapsam diye düşünmeye başlıyor ve sonunda arazinin boyutlarına, bulunduğu yere göre bu binalardan birini seçiyor kafasında.

Buna, “İŞ FİKRİ” diyoruz, sadece bir hayal ama mimarımızın kafasında oldukça somutlaşmış bir hayal.

Mimarımız bu hayalini gerçekleştirip gerçekleşmeyeceğini görmek için bir altyapı çalışması yaparak önce imar durumunu kontrol eder. İmar durumunda bu araziye istediği binayı yapıp yapamayacağını, yapabilecekse hangi boyutlarda yapabileceğini görür. Arazi üzerinde bir çalışma yaparak zemin durumuna bakar, bataklık mı, kayalık mı, normal bir arazi mi ? Buna göre buraya yapacağı inşaatın maliyetleri konusunda bir fikir edinir. Arazini yapısı yapılacak binaya çok yüksek maliyetler ekleyebilir ve o zaman bunu yapmaya değmeyebilir.

Buna “FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI” diyoruz.

Fizibilite çalışması, ‘Bu iş yapılabilir mi  ?’ sorusunun yanıtını arayan, teknolojik ve finansal olarak yapılabilirlik araştırmasıdır.

Bu arazide hayal ettiği binayı yapabileceğini gören mimar, kafasındaki çeşitli bina şekillerini kağıt üzerinde taslak olarak çizmeye başlar ve bu taslaklardan birini, kendi veya müşterisinin yaşam ve zevk biçimlerine uygun olarak seçer.

Buna “İŞ MODELİ” diyoruz.

İş Modeli, bir şirketin “değeri” nasıl yaratıp, nasıl dağıttığını ve finansal sürekliliğini kazandığını tanımlayan mantık modelidir.’ 

Artık binasını yapmaya hazır olan mimarın yapması gereken son ve diğerlerine göre biraz daha zor bir işi kalmıştır, binanın projesini çizmek. Bu proje, inşaatı yapacak olan kişilere tüm detayları verecektir.

Buna da “İŞ PLANI” diyoruz.

İş Planı, şirketinizin geçmişini, gelecek için vizyonunuzu ve bu vizyondaki hedeflerinize varmak için uygulayacağınız planları anlatan çok önemli bir stratejik planlama dokümanı (aracı) ve şirketinizin yol haritasıdır.

Karışankavramlar from Tufan Karaca

Follow on Feedly