Seçim Analizi: İletişim, Pazarlama ve Liyakat

Aşağıdaki yazıyı dinlemek isterseniz basın
Voiced by Amazon Polly

Seçim bitti, Erdoğan ve Cumhur ittifakı kazandı.

İşletmeciler, yöneticiler siyasetçilerden ders almalıdır. Ancak bu her ne kadar gerçekse en az bunun kadar gerçek bir şey daha var siyasetçiler de yönetici ve işletmecilerden dersler almalıdır.

Biz yöneticiler, işletmeciler işimizi düzgün yapamazsak, kazanamazsak aç kalırız, işsiz kalırız, her şeyimizi kaybederiz. Ben bugüne kadar hiçbir siyasetçinin başarısız olunca aç kaldığını, işsiz kaldığını görmedim sayılır.

Eleştiriler, özeleştiriler zamanı ve şimdilik izlediğim kadarı ile eleştiriler muhalefetin adayı üzerinde yoğunlaşmış durumda.

Bence yanlış, bu şartlarda adaydan ziyade işletmecilik anlayışında sorun var, “pazarlamaya” yeteri kadar önem verildi mi? Becerildi mi? (Tabi ki hayır) Bu işi yöneten deneyimli kadro var mı?

CHP’nin web sitesine baktım, Tanıtım ve Halkla İlişkilerden” sorumlu bir milletvekili var, Gamze Akkuş İlgezdi, mesleği DİŞÇİLİK !!!

Sürekli liyakat diyen parti bu.

Bir de “Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” var ama bu görev teknik bir görev, anladığımız anlamda iletişim ile ilgisi yok.

Sonuçlara göre;

Recep Tayyip Erdoğan: %52,16

Kemal Kılıçdaroğlu %47,84

Fark 4.32, ama sonucu etkileyecek asıl fark ise 2.17, yani muhalefet %2.17 daha fazla alabilseydi galip çıkacaktı.

Kişisel gözlemim ve görüşüm muhalefet yeterince insana, özellikle iktidar yanlısı olanlara erişemedi, kendini anlatamadı.

Çünkü İLETİŞİM ve PAZARLAMA faaliyetlerinde muhtemelen bir strateji, çağdaş bir strateji yoktu. nasıl olsun ki? Bu işi bilen kadro gerekir.

Burada en önemli etken iktidar kanadının, devletin tüm güç ve imkanlarının kullanmasının yanı sıra, ana akım medyanın iktidarın elinde olması.

Aslında muhalefet 21. Yüz yılda çağ dışı Goebbels teknik ve stratejileri ile bahşedemedi.

Muhalif kanat, muhalefet olmanın yapısı gereği iktidarı her yerden izliyor.

İktidarı muhalefet mitingine getiremeyeceğin gibi, Sözcü okutup Halk TV’de izletmezsin. İktidar yanlıları muhalefeti güncel ve popüler kanal ve gazetede, onların yorumu ile izleyecektir.

Muhalif kanallar, ise FOX hariç, çok siyasi ağırlıklı ve popüler programlar eksik, sadece politik ağırlıklı programlar ile ucuz programlara yoğunlaşmış.

Halbuki TV kanalı dediğin siyasi çizgisinin yanı sıra her kesim tarafından izlenmeyi ve hatta “reyting” peşinde koşmayı hedeflemelidir.

Bu tür yaklaşım olmayınca her kesim tarafından izlenemeyen kanallar sadece muhalefetin zihinsel mastürbasyon kanallarından öteye geçemezler.

Bu minimal fark %2.17 ancak iktidar yanlılarına kendini anlatıp, satarak çok kolay kazanılır ancak iktidarın tanıtım gücünü ezip geçmek zor.

Bence tüm kampanyanın içerisinde en başarılı olan Oğuzhan Uğur’un BabalaTV sindeki programdı. İktidar unsurlarına “muhalefeti ezme” gösterisi olduğu için muhalifler dahi izledi ve hatta bazıları düşündü. Tabi zamanlama, Oğuzhan Uğur’un olanakları yetersiz kaldı sonucu etkilemekte.

Sanırım çok başarılı bir “gerilla pazarlama” örneği.

Bunun etkilerini muhalefet bilimsel olarak izlemeli, çalışmalı ve yeni yöntemler geliştirmelidir.

Benzer şeyler TV kanallarında yeterli sıklıkta yapılsa idi acaba ne olurdu.

Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşü de güzel bir aktivite idi ama çok gerilerde kaldı.

Eğer herkese duyuramıyorsan, ulaşamıyorsan “I have a dream” konuşması pk bir işe yaramaz.

Yahu hiç olmadı gidin Acun Ilıcalı’dan danışmanlık alın.

Aslında yine bütün kitleyi kucaklayan bir kavram var, “PREKARYA” değişen emek sermaye ilişkilerinin sonucunda proletarya, işçi sınıfı, orta ve küçük esnaf, emekli, orta kademe ve hatta bazı sektörlerde orta üst kademe yöneticiler ve hatta bir çok teknik adam artık prekarya. “Kimdir bu?” anlatın, adam merak edip düşünsün, kavramla kendini özleştirsin. Hadi CHP yapmadı bunu ama en azından TİP’den beklerdim.

Sonuç olarak geçmiş yüz yılın stratejileri ile aynı stratejileri kullanarak mücadele edemezsiniz.

Liyakat demekle olmaz, liyakatli kadroların içinizde olması gerekir ki bunu yapabilecek çok insan var, he deseniz gelecekler.

TÜM ORGANİZASYONLAR GÜNCEL YÖNETİM STANDARTLARI İLE YÖNETİLMELER İSE YAŞAYAMAZLAR.

#siyaset #yönetim #siyasipartiyönetimi

Bir cevap yazın