BİR BODRUM KAHVALTISI

Aşağıdaki yazıyı dinlemek isterseniz basın
Voiced by Amazon Polly

Hiç anlamamışımdır şu köy kahvaltısı lafını, hangi köyde yapılır o kahvaltılar da Bodrumda ve her yerde köy kahvaltısı diye sunulur.

Geçenlerde bir Pazar sabahı hanımla Gümüşlük’te bir kahvaltı edelim dedik, daha önce baharda da gidip bir poğaça yediğimiz Mandarin’e gittik.

Ve macera başladı.

Deniz kenarındaki masalar boş (4 kişilik) ama hepsi rezerve (!) olduğu için oturtulmadık. Hadi 4 kişi bekliyorlar diye geçiştirdim ama gözlem yapınca bahşiş verenler rezerve edildiği anlaşıldı.

Menü isteyince sadece kahvaltı servisi yapıldığı söylendi. Peki dedik ve standart 2-3 çeşit peynir, 2 çeşit reçel, bal ve kıvı zıvır (domate, hıyar ot çeşitleri) bir kahvaltı geldi. Peynirler, reçeller ve bal kimliksiz, lezzetsiz ve alelade.

Hani biraz özen gösterip peynir, reçel, bal gibi şeyleri özenerek bulup koysalar da insan “ne kadar güzel” dese. Ben peynir delisi olarak yıllardır peynirlerimi Kars’tan, Konya’dan, Balıkesir’den online alırım, hem de marketlerdeki kalitesiz peynirlerin dörtte bir fiyatına. Konya’nın muhteşem kürlü peynirini en son kilosu 30 TL den aldım.

Yine geçenlerde Dalyan’dan bottarga (kefal havyarı) aldım kilosu 100 TL. İncecik dilimler halinde 10-15 grm eklenebilir kahvaltıya.

Demem o ki, biraz özen göstererek o masa, daha ucuz bir maliyetle muhteşem ve akıllarda kalacak bir masa haline getirilebilir.

Neden bu kadar “neler olabilir”e daldım derseniz, 120 TL adam başı hesaptan. İki kişi 240 TL verdik. Ancak biraz özen ile, biraz müşteri odaklılıkla, biraz düşünerek o kahvaltı hem daha ucuza mal edilebilir, hem 120 TL’yi hakkedebilir, hem akıllardan çıkmayacak bir kahvaltı olabilir, hem de “bir daha gidelim, “arkadaşlara da söyleyelim” denecek bir hale gelebilirdi.

Bu arada yarımadanın neredeyse her yerinde “köy kahvaltısı” 60 TL.

Yne 2-3 gün önce sabah erken işimiz olduğu için kahvaltı edemeden çıktık ve kahvaltımızı yold üstündeki Midtown’un içinde Happy Moon’s Bob’s Cafe’de yaptık. Buradaki kahvaltı menüsü muhteşem, ama lezzetlere gelince hakikaten peynir, reçel, bal lezzetli. Neredeyse balın markasını soracaktım.

Ayrıca servis, atmosfer ve hizmet bahsettiğim diğer yerle karşılaştırılamaz bile. Ayrıca buradaki servis konusunda danışman dostum Bülent Gizer’in etkisini hissetiğimi söylemeliyim.

Gelelim hesaba, 2 kişi 85 TL.  Diğerini 1/3 ü, leziz, ve aldığın hizmet seni mutlu ediyor.

Daha sonra yine kahvaltı etmemiz gerekti ve yine Bob’s Cafe’yi tercih ettik.

Neden mi? Gayet basit, lezzet-fiyat-servis.

Fiyat ancak o fiyatı hakkeden kalite, lezzet, hizmet ve servisi verdiğin zaman kabuledilebilir bir unsur olur. Ancak o zaman müşterini devamlı kılar ve yenilerini kazanırsın. Ama burası turistik, bir gelen bir daha gelmese de olur mantığı ile gidersen hızla yok olur gidersin ve meydanı bı işi gereğine göre yapanlar bırakırsın.

Bir Cevap Yazın