PANDEMİ SONRASI

Aşağıdaki yazıyı dinlemek isterseniz basın
Voiced by Amazon Polly

Pandemi’den sonra ne olacak? Hepimiz aslında bunu düşünüyoruz; Toplumsal olarak ne Olacak? Kişisel olarak ne olacak? Aile olarak ne olacak? Siyasi anlamda ne olacak? İlişkiler anlamında ne olacak? Ekonomik olarak ne olacak? İçinde bulunduğum endüstri anlamında ne olacak? Çalıştığım veya sahip olduğum şirket anlamında ne olacak?

Korkunç ve çok büyük bir bilinmezlik. Tabi hepimiz bazı ipuçları yakalayarak bazı sonuçlar çıkartmaya çalışıyoruz, bazılarımız ise her zamanki gibi her şeyi bildiğini sanarak çözümler sunmaya çalışıyor ama aslında çözümler içinde bulunduğum an için geçerli ve aslında içinde bulunduğumuz anı anlamaya çalışırken de o an geçmiş oluyor.

Hepimiz bilinmezlik içerinde dünyanın ve kendi geleceğimizin ne olacağını ve nasıl yaklaşmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Kişisel olarak benim tek öngördüğüm bir şey var… çok büyük bir işsizler ordusu, ve muhtemelen hepimiz de bu ordunun bir eri olmaya adayız.

Kimimiz bazı konularda şanslıyız, yeni çözümler üreteceğiz. Büyük bir kısmımız ise aynı kısır döngünün içerisinde çarklar tarafından öğütülecek.

Yapılması gereken öncelikle somut bir biçimde hedef belirleyerek bir plan yapmak olmalı. Evet, planlar yapıldıkları andan itibaren geçersizdir, ancak elimizde bir yol haritası olmadan, nereye gideceğimizi bilmeden yola çıkmanın anlamı yok. Karşımız çıkan engeller yolu değiştirecektir ancak bu engeller aşmak için yol değiştirirken yine ulaşmak istediğimiz hedefi bilirsek planları revize eder ve yola devam ederiz.

Alice : Buradan gitmek için bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misin?

Cheshire Kedisi : Nereye gitmek istediğine bağlı bu.

Alice : Neresi olduğunun önemi yok!

Cheshire Kedisi : O zaman hangi yol olduğunun da bir önemi yok.

Alice : Sonunda herhangi bir yere varsın da.

Cheshire Kedisi : Elbette varacaksın. Eğer yeterince uzun yürürsen.

Planlar Yanlıştır ama Yaşamsal Önem Taşır.

İŞ YAŞAMINDA “BAKTIĞIN YERE GİDERSİN”

Başka bir çaremiz yok ve kısır döngünün çarkları arasında kalmış isek de şunları dikkate almalıyız;

1. İşsizlik zaten çok yüksekti şimdi iyice yükselecek,

2. İş bulmak gittikçe zorlaşacak,

3. O zaman halen çalıştığım iş yerini el birliği ile, patron – yönetici – çalışan olarak çalışır hale getirip başarıya ulaşmalıyız. Burada tüm paydaşlar, gerektiğinde müşteriler, iş ortakları ve tedarikçiler dahil edilebilir.

Burada en zoru muhtemelen patronu da dahil etmek.

Ancak unutmayın, şirket kelimesinin İngilizcesi “company” dir. Bu kelimenin etimolojik kökenlerine indiğimiz zaman anlamının Latince (com + panis, birlikte + ekmek) ekmeğin paylaşıldığı yer olduğunu görürüz. Bu paylaşım şu sıralar adil olmasa da şirketin tüm paydaşlarının yemek yemeye devam edebilsi için el birliği yapması gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın